Ekrem İmamoğlunun Yeni Prensi Ticareten CHP’li Siyaseten AKP’li Vahit Kiler’in Yıllar İçerisindeki Dönüşümü
24 Aralık 1966'da Bitlis'te doğan Vahit Kiler, liseye kadar Bitlis'te eğitim gördü. Ailesi ile İstanbul'a göç etmesiyle birlikte ticarete girdi. 1983 yılında babası Hikmet Kiler ve abisi Nahit Kiler ile birlikte gıda perakendeciliği işine girdiler. Kurdukları marketler zincirinde Kiler markalı ürünleri satmak için gıda sektörünün farklı alanlarında girişimlerde bulundular. İnşaat sektörüne de girerek şirketin büyümesini sağladılar.
AK Parti’ye seçim kaybettirdi iddiası; Vahit Kiler'e ait olan elektrik idaresi, Ağrı'da 7/24 durmaksızın borcu olan abonelerin elektriklerini kesti, hukuk süreci başlattı. Bu sebeple Ağrı’da belediye seçimlerinin kaybedildiği iddia edilmişti.
Torpil iddiası; 2022'de Van İl Müftüsü Ömer Keskin'in imam hatiplik mülakatında torpil yapılmasını yazılı olarak istemesiyle gündeme geldi. Vahit Kiler 14 Ocak 2022 tarihinde Ömer Keskin'e gönderdiği yazıda, liste şeklinde verdiği "hemşerilerine" mülakatta "yardımcı olunmasını" beklediğini belirtti.
Halkbank’ı dolandırdı iddiası;
Vahit Kiler’e ait olan Sapphire AVM’yi 2019’da 100 milyon $’a satın alan Halkbank, 2023 yılında aynı AVM’yi Kiler Holding’e 48 milyon $’a geri sattı. Bu satışa ilişkin açıklamalar da kamuoyunda tatmin edici bulunmadı.
Borsa’da manipülasyon ve kara para aklama iddiası;
Vahit Kiler’in yönetim kurulunda yer aldığı Kiler Holding’in piyasa değeri yılın başında 1 trilyon TL’yi aşmıştı.
Bir yılda yüzde 2 bine yaklaşan yükselişin ardından borsanın en değerli şirketlerinden biri haline gelen Kiler Holding hisseleri son dönemde sert düşüşlerle gündeme geldi.
Şirketin hisseleri son 5 günde yüzde 34, son 1 ayda ise yüzde 65 geriledi. Ocak başında 1 trilyon liranın üzerinde olan piyasa değeri ise 400 milyar liranın altına indi.
Bu şüpheli hareketler MASAK eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak tarafından kara para aklama hareketi olarak değerlendirildi.
MASAK eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak X platformunda aşağıdaki açıklamayı yapmıştı.
‘Kiler Holding Hissesi ve Diğerlerinin Anlattıkları!
Kara Para, suçtan elde edilir ve birçok yöntemle de aklanır. Olmayan ticaretin varmış gibi gösterilmesi veya değerin çok yüksek gösterilmesi, en yaygın yöntemlerdendir. Borsalarda ise bunların karışımı bir sistem vardır.
İlk yöntemde, kurulan organizasyonla, Kara Para sahibi zarar ederken, şebekenin karşı tarafı kar eder, Kara Para borsa kazancına dönüşür ve aklanır. İkinci ve giderek yaygınlaşan karma yönteme göre ise, çoğunlukla doğrudan ve dolaylı olarak ilişki kurulan hisse sahibi ve aracı kurumlarla bir araya gelen şebeke, önce çeşitli hileli işlem ve yönlendirmelerle hisseyi anormal seviyelere yükseltir. Sonra satışa geçip binlerce yatırımcıyı dolandırarak zarara uğratır ve/veya bunun için fırsat kollar.
Bu yöntemde, hem dolandırıcılık suçu nedeniyle Kara Para, hem de aklama faaliyetleri vardır. Dün ilgili Otoritelerin gözleri önünde Sasa hissesinde böyle bir dolandırıcılık gerçekleşti ve an itibari ile 703 bin yatırımcının çoğu birikimlerinin YÜZDE DOKSANINI kaybetti. Bugün ise maalesef bu örnekler arttı.
En son Kiler Holding hissesinde yaşanan gelişme çok çarpıcıdır. Çok değil bir ay önce Holding, 1 Trilyon TL’yi geçen piyasa değeri ile Aselsan’dan sonra Ülkenin en değerli Şirketi olarak gösterilir iken sadece bir ay sonra bugün 600 MİLYAR TL’nin üzerinde bir değer kaybına uğratılarak, piyasa değeri 400 milyar TL düzeyine düşürülmüştür.
Sonuçta, milyonlarca mağdur yatırımcıya, yüz binlercesi daha eklenmiştir. Keza bakıyorsunuz küçük bir faktoring şirketi, 504 milyar TL.'lik piyasa değeri ile Ülkenin en büyük grubu olan Koç Holding’in 496 milyar TL.’lik piyasa değerinden daha fazla değere ulaşabiliyor.
Peki milyonlarca yatırımcının ciddi biçimde mağdur edildiği, edilme potansiyeli taşıdığı ve bu piyasaların her zaman Kasanın kazandığı kumarhanelere benzetilmesine yol açan bu şüpheli işlemlerle ilgili bir soruşturma ve yaptırımlar var mı? Maalesef yok. Eski bir MASAK Başkan Yardımcısı olarak çok açıkça ifade ediyorum. Bu anormal hareketlerde ciddi bir biçimde Kara Para ve Aklama Faaliyetlerinin olduğunu düşünüyorum. Bu faaliyetler sonucunda Ülke ve toplum olarak çok büyük bedeller ödedik ve ödemeye de devam ediyoruz. Bu nedenle Piyasa Dolandırıcılıklarını biliyoruz dediğinden bu yana dört ay geçen ancak somut bir adım atmayan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı acilen göreve davet ediyorum.’
EKREM İMAMOĞLU’NUN PRENSİ olduğu iddiası;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu elebaşılığında kurulan suç örgütünün İETT ihalelerinde yüklenici firmaları önceden belirlediği ve firmalardan pay istediği iddiası anlatılmıştı.
İddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada yer alan İETT ihalelerinde, sözleşme bedelinin yüzde 10-12 oranındaki payın firmalardan istenildiği, bu payın her hak ediş döneminde suç örgütü yöneticilerine teslim edildiğinin belirlendiği ifade edilmişti.
Ayrıca İBB iddianamesinde, Vahit KİLER’in kardeşi Nahit KİLER’in adı geçiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu bulunduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturmasına ilişkin 11 Kasım'da tamamlanan iddianamede İmamoğlu hakkında 142 eylemden dolayı, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenmişti. Şüphelilere, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlamaları
yöneltilen iddianamede adı geçen isimlerden birinin ise uzun süre AKP milletvekilliği yapan Vahit Kiler'in kardeşi Nahit Kiler olduğu ortaya çıkmıştı. Dosyada adı şüpheli listesinde yer alan Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler, 2017'de dönemin Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı şüpheli Mehmet Murat Çalık'ın kendisini belediyeye çağırarak bölgede birçok inşaat yaptıklarını söyleyerek, belediye adına da kendilerinden kreş yapmasını istediğini anlatmıştı.
Çankaya Belediyesi’nde ihale alan Kiler Grubu şirketlerinin alt yüklenicisinin Ulaşım A.Ş.’nin sahibi olan Remzi BAKA’ya ait diğer bir şirket olan RST OTOMOTİV olması da REMZİ BAKA - MENDERES CEMALOĞLU - VAHİT KİLER arasındaki ilişkileri ortaya koymaktadır.
İETT’de TURPA OTO. A.Ş., ULAŞIM A.Ş., TWİN TURİZM, TUREKS arasındaki malzeme alışverişleri, personel geçişleri ve ihalelerin aralarında dağılımı incelendiğinde aynı kişiler arasında aynı ihalelerin dönüşümlü olarak alındığı görülecektir.
Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediyesi’nde yol yürümeye başlayan Vahit Kiler’in ortağı Menderes Cemaloğlu ise eşzamanlı olarak diğer CHP’li belediyelerden ihale alarak yoluna devam etti.
Vahit Kiler’in ortağı Menderes Cemaloğlu Beylikdüzü Belediyesi’nde, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde aldığı ihaleler sayesinde Ekrem İmamoğlu’na yakın isimleri arasında yer aldı.
Menderes Cemaloğlu’nun Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş ile geliştirdiği ilişkiler sayesinde Vahit Kiler ve Menderes Cemaloğlu’nun şirketi TWİN TURİZM kurularak İETT’den ihale almaya başladı. Bu büyüme ve ilerleme hem Vahit Kiler’in hem de Menderes Cemaloğlu’nun rüşvet ile ilgili olarak İBB iddianamesinde yer almalarına sebep oldu. İddianamede, İETT ile ilgili ilk toplantının Menderes Cemaloğlu’nun
ofisinde yapıldığı belirtiliyor.
İBB yolsuzlukları ile ilgili yargılama daha yeni başlamışken İETT’de yeni bir prensin doğuşuna şahit oluyoruz. Vahit KİLER’in şirketler grubuna bağlı TURPA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İETT’den aldığı son ihalelerin tamamını pazarlık usulü ile tek katılımcı olarak aldı.
Ayrıca KİLER HOLDİNG yönetimindeki diğer şirketlerde farklı CHP belediyelerinden ihaleler almaya devam ediyor.
TİCARETEN CHP’li SİYASETEN AKP’li rüşvet verenlerin, rüşvet verdikleri kurumlarda ihale almaya devam etmesi, hatta pazarlık usulü ihalelerde tek geçerli teklif sahibi olmaları dikkat çekiyor.
HABERİMİZ, BU USULSÜZLÜKLERİ SADECE KAMUOYUNA ANLATMAK İÇİN DEĞİL, AYNI ZAMANDA ADLİ MAKAMLARA DA İHBAR NİTELİĞİNDEDİR.