Ekosistem ve Sağlık-II

Prof. Dr. Mustafa TÖZÜN

Ekosistem ve insan sağlığına etkilerinin ele alınacağı bu yazınıj birinci bölümünde sağlık, halk sağlığı, koruyucu hekimlik, sağlık-çevre ilişkisi ve tek sağlık konuları ele alınmıştı. Bu yazıda “Ekosistem ve Sağlığa Etkileri” konusuyla devam ediyoruz.

**

Ekosistem ve Sağlığa Etkileri:

Ekosistem, canlı organizmalar (biyotik öğeler) ile cansız çevre unsurlarının (abiyotik öğeler: hava, su, toprak, iklim, enerji) karşılıklı etkileşerek belirli bir mekânda oluşturduğu dinamik sistemdir.

Yaygın olarak kabul edilen ana ekosistem türleri ve kısa açıklamaları:

Orman ekosistemleri:

  • Tropikal yağmur ormanları, subtropik ormanları, ılıman iğne yapraklı ormanlar (konifer), yapraklı meşe/ceviz ormanları gibi alt türleri içerir.
  • Özellikler: Yüksek biyoçeşitliliği, yoğun ağaç örtüsü, karmaşık katmanlar (ikincil bitki örtüsü ve çok sayıda tür).
  • Bu ekosistemler, canlıların çeşitliliğini ve ekolojik hizmetlerin sürdürülebilirliğini sağlayarak, iklim düzenlemesi ve oksijen üretimi açısından kritik rol oynar.

Bozkır ve çayır ekosistemleri:

  • Step, savan, çayırlar gibi geniş Açık alanlar.
  • Özellikler: Kısa veya kalın ot tabakası, kurak iklimler, yangın siklusları önemli rol oynar.
  • Bu ekosistemler, otlak hayvanlarının yaşam alanı olmasının yanı sıra, toprak verimliliği ve karbon döngüsüne katkı sağlar.

Çayır-orman geçiş ekosistemleri:

  • Bölgeler arası geçiş alanları; yarı açık ve yarı ormanlık bölgeler.
  • Bu tip ekosistemler, farklı türlerin bir arada yaşamasına olanak tanır ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında köprü görevi görür.

Çevre su ekosistemleri:

  • Tatlısu ekosistemleri: nehirler, göller, göletler ve akarsular.
  • Sulak alanlar: bataklıklar, sulak otlaklar.
  • Özellikler: Su gücü, balık ve sucul canlılar, hidrolojik döngüler; oksijenlenme ve besin düzensizlikleri önemli rol oynar.
  • Bu ekosistemler, sucul yaşamı desteklerken, su döngüsü ve besin zincirinin devamlılığında kritik öneme sahiptir.

Deniz ekosistemleri:

  • Kıta suları (kıyı şeridi, mangrov), resifler, açık okyanus ve derin deniz ekosistemleri.
  • Özellikler: Yüksek tür çeşitliliği, tuzlu suya özgü adaptasyonlar, gelgit/gölgelik etkiler.
  • Deniz ekosistemleri, küresel iklimin düzenlenmesinde, besin zincirlerinde ve balıkçılık faaliyetlerinde önemli rol üstlenir.

Çevresel/yarı doğal ekosistemler:

  • İnsan etkisiyle şekillenmiş ekosistemler: tarım alanları, bahçeler, şehir parkları, ormanlaştırma alanları.
  • Özellikler: İnsan-çevre etkileşimi yoğun; ekosistem hizmetleri (gıda, temiz hava, iklim düzenlemesi, rekreasyon) önemli.
  • Bu ekosistemler, insan faaliyetlerinin doğa ile bütünleşmesini sağlayarak şehir yaşamına ve tarımsal üretime katkıda bulunur.

Soğuk iklim ekosistemleri:

  • Kuzey ormanları (taiga), tundra gibi soğuk, kısa büyüme mevsimlerine sahip alanlar.
  • Özellikler: Düşük sıcaklıklar, uzun kışlar; yağışlar genelde kar halinde.
  • Soğuk iklim ekosistemleri, ekstrem koşullara uyum sağlayan canlı türleriyle öne çıkar ve karbon depolama gibi önemli işlevlere sahiptir.

Dağ ekosistemleri:

  • Farklı yüksekliklere göre değişen biyolojik topluluklar: alp çayırları, yüksek dağ ormanları, vadiler.
  • Özellikler: Mikroküresel iklim farkları, yükselti ile bitki örtüsünün değişmesi.
  • Dağ ekosistemleri, su kaynaklarının oluşumunda ve biyolojik çeşitliliğin artmasında önemli rol oynar.

Kurak bölgelerin ekosistemleri:

  • Çöl ve yarı çöl ekosistemleri.
  • Özellikler: Su kaynakları kısıtlı, adaptasyonlar (yaprak/bitki yapısı, su depolama).
  • Kurak bölge ekosistemleri, suyun azlığına uyum sağlamış bitki ve hayvanlarıyla, ekolojik denge açısından özel bir yere sahiptir (18-22).

**

Ekosistemler, insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen karmaşık ve dinamik sistemlerdir. İnsan sağlığı ve ekosistem sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve bu bağlantı, sürdürülebilir sağlık stratejileri için temel oluşturur.

Ekosistemler; yiyecek, su, barınak ve ilaç gibi temel hizmetleri insanlara sağlar, bu hizmetler insan sağlığının temel taşlarıdır.

Ekosistemler aynı zamanda birçok hastalık etkeninin yayılımına aracılık ederek sağlık riskleri oluşturabilirler.

İnsan sağlığı ve ekosistem sağlığı arasında bütüncül bir ilişki vardır; bu ilişki sadece biyolojik değil, sosyal, kültürel ve politik boyutları da içerir.

Birçok yerli halk, ekosistemlerin sağlığı ile kendi sağlıkları arasında ayrılmaz bir bağ olduğunu vurgular; bu anlayış, sağlık ve çevre politikalarında dikkate alınmalıdır.

Son on yıllarda insan faaliyetleri ekosistemlerin işlevselliğini bozmuş, bu da insan sağlığı için gerekli hizmetlerin azalmasına yol açmıştır.

Ekosistemlerin bozulması, bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışı ve yayılımında artışa neden olabilir.

Sağlık kurumları ve çevre yönetimi arasındaki entegrasyon, insan sağlığının korunması için giderek daha önemli hale gelmektedir.

Ekosistemlerin sürdürülebilir yönetimi, sağlık politikalarının ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır.

Ekosistem Hizmetleri ve İnsan Sağlığı:

Sağlama Hizmetleri:

Ekosistemlerin insanlara sunduğu doğrudan faydalar arasında yiyecek, temiz su, lif, barınak, ilaç ve yakıt yer alır.

Birçok toplum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, doğal ortamdan gelen tıbbi bitkiler ve orman ürünlerine bağımlıdır.

Bu hizmetler, temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasında kritik rol oynar ve toplumların sağlıklı yaşamasını sağlar.

Düzenleyici Hizmetler:

Ekosistemler iklimi düzenleyerek, suyu arıtarak ve zararlı böcekler ile hastalıkların yayılımını kontrol ederek insan sağlığını dolaylı olarak korur.

Bu hizmetler, hastalık vektörlerinin çoğalmasını önleyerek bulaşıcı hastalıkların yayılmasını sınırlar.

İklim düzeni ve su kalitesinin korunması, kronik hastalıklar ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde önemlidir.

Kültürel Hizmetler:

Ekosistemler estetik, ruhsal, eğitimsel ve rekreasyonel faydalar sağlar; insanların doğa ile bağ kurmasını destekler.

Birçok yerli ve yerel toplum, ekosistemlere dayalı kültürel uygulamalar ve şifa ritüelleri ile sağlığını bütünsel olarak algılar.

Doğa ile yakın ilişki, ruh sağlığını destekler ve toplumların kültürel kimliğini güçlendirir.

Destekleyici Hizmetler:

Bu hizmetler, birincil üretim, toprak oluşumu ve besin döngüsü gibi ekosistem süreçlerini destekler.

Destekleyici hizmetler, diğer üç hizmet türünün devamlılığı için temel oluşturur ve uzun vadede insan sağlığını sürdürülebilir kılar.

Örneğin, sağlıklı toprak ve besin döngüsü olmadan gıda üretimi ve su kalitesi olumsuz etkilenir.

**

Arazi Parçalanması ve Sağlık:

Arazi Parçalanmasının Ekosistemlere Etkileri:

Ormanların kesilmesi, tarım ve yerleşim alanlarının genişletilmesi ekosistem dengesini bozar ve hastalık patojenlerinin yayılmasına neden olur.

Habitat parçalanması, doğal dengeyi bozarak insanları yeni patojenlerle temas ettirir ve bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışını tetikler.

Örneğin, Lyme hastalığı ABD'nin kuzeydoğusunda kısmi orman tahribatı ve yerleşim değişiklikleri sonucunda yaygınlaşmıştır.

Madencilik ve kereste faaliyetleri, ekosistemlerde toksik madde birikimine ve hastalık vektörlerinin üremesine yol açar.

Toprağın erozyonu ve su yollarının kirlenmesi, ekosistem sağlığını olumsuz etkileyerek insan ve hayvan sağlığını tehdit eder.

Zoonotik Hastalıkların Önemi ve Etkileri:

Zoonotik hastalıklar, hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve yeni hastalıkların çoğunluğunu oluşturan enfeksiyonlardır.

1415 patojen türünün %61'i zoonotik olup, SARS, Ebola, Nipah virüsü gibi ciddi hastalıklar bu gruba dahildir.

Orman ekosistemlerine insan müdahalesi, bu hastalıkların yayılmasını kolaylaştırır ve salgın riskini artırır.

İnsanların vahşi yaşam alanlarına girmesi, enfekte hayvanlarla temas riskini yükseltir.

Zoonotik hastalıkların kontrolü, ekosistem bütünlüğünün korunması ve sürdürülebilir arazi kullanımı ile mümkündür.

Su Kaynağı Geliştirme ve Sağlık:

Su Kaynağı Değişiklikleri ve Hastalık Vektörleri:

Sulama ve baraj yapımı gibi su kaynaklarını değiştiren faaliyetler, sivrisinek ve salyangoz gibi hastalık vektörlerinin üreme alanlarını genişleterek sıtma, dang humması ve şistozomiyazis gibi hastalıkların yayılmasına neden olur.

Su Kaynaklı Hastalıklar ve Sağlık Etkileri:

Kirli su kaynakları ve yetersiz sanitasyon, kolera ve diğer su kaynaklı enfeksiyonların yayılmasına zemin hazırlar; ayrıca tarım kimyasalları ve atıklar su kalitesini bozarak insan sağlığını olumsuz etkiler.

**

Kentleşme ve Sağlık:

Kentleşmenin Hızlı Artışı ve Altyapı Yetersizliği:

2007 yılında dünya nüfusunun %50'si kentlerde yaşamaya başlamış, 2050'de bu oranın %70'e çıkması beklenmektedir.

Kentleşme hızı, altyapı ve sosyal hizmetlerin gelişimini geride bırakmakta, özellikle su, sanitasyon ve sağlık hizmetlerinde yetersizlikler ortaya çıkmaktadır.

Kentsel altyapı eksiklikleri, sağlıklı yaşam için gerekli temel hizmetlerin yetersiz kalmasına neden olmaktadır.

Altyapı sorunları, atık yönetimi ve temiz su temininde yaşanan sıkıntılar bulaşıcı hastalıkların artışına yol açmaktadır.

Kentsel Yoksulluk ve Sağlık Sorunları:

Kentsel nüfusun yaklaşık üçte biri, yaklaşık 1 milyar kişi, kentsel yoksulluk koşullarında yaşamaktadır ve bu sayı artmaktadır.

Yetersiz barınma, kötü sanitasyon ve sınırlı su erişimi, tüberküloz, HIV/AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

Kentsel yoksulluk, kronik hastalıklar, ruh sağlığı sorunları, kazalar ve madde bağımlılığı gibi sağlık problemlerini artırmaktadır.

Yoksul kesimlerde sağlık hizmetlerine erişim sınırlı olduğundan, hastalıkların tedavisi ve önlenmesi zorlaşmaktadır.

Toplumsal ve Çevresel Etkiler:

Kentsel sağlık sorunları sadece yoksul grupları değil, tüm kentsel nüfusu etkileyen sosyal sorunlara yol açmaktadır.

Sağlık hizmetlerinde yetersizlik, sosyal eşitsizlikleri derinleştirerek, kent genelinde yaşam kalitesini düşürmektedir.

Kentleşmenin çevresel etkileri, ekosistemlerin tahribatına ve daha büyük ekolojik ayak izine neden olmaktadır.

Kentsel planlama ve kamu politikalarının sağlık odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir olması gerekmektedir.

**

İklim Değişikliği ve Sağlık:

Ekosistemlerin Bozulması ve Sağlık:

İklim değişikliği ekosistemlerin işlevselliğini bozarak temiz su, gıda ve hava kalitesini olumsuz etkiler. Bu durum sağlık altyapısını zorlar ve erişimi kısıtlar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde. Doğal kaynakların sürdürülebilirliği tehdit edilerek toplumların sağlık ve yaşam kalitesi düşer.

Neler yapılmalı?

  • Ekosistem bozulması ve sağlık altyapısı raporu
  • Ulusal sağlık risk analizi
  • Kırılgan ekosistemlerin haritalandırılması

Hastalık Vektörlerinin Yayılımı:

Artan sıcaklık ve nem, sivrisinek gibi vektörlerin üreme alanlarını genişletir.
Dengue, sıtma ve Lyme hastalığı gibi hastalıkların yayılımı artar.
Hastalık sezonları uzar, yeni bölgelerde ortaya çıkarak sağlık sistemlerine zorluk yaratır.

Neler yapılmalı?

  • Vektör hastalık yayılım modelleri
  • Bölgesel risk haritaları
  • Erken uyarı sistemleri

Aşırı Hava Olaylarının Etkileri:

Sıcak hava dalgaları, ısı çarpması ve bağışıklık sistemi zayıflamasına yol açar.
Sel ve taşkınlar su kaynaklarını kirletir, su kaynaklı hastalıkları artırır.
Altyapı zararları sağlık hizmetlerine erişimi engeller, kronik sorunları derinleştirir.

Neler yapılmalı?

  • Aşırı hava olayları ve sağlık etkileri raporu
  • Acil müdahale planları
  • Afet yönetimi rehberi

Savunmasız Grupların Direnci:

Düşük gelirli, yaşlı ve yerli topluluklar iklim değişikliğine karşı daha savunmasızdır.
Bu gruplar sağlık hizmetlerine erişimde kısıtlıdır ve çevresel risklere daha açıktır.
Kapsamlı sosyal ve sağlık politikaları ile adaptasyon desteklenmelidir.

Neler yapılmalı?

  • Savunmasız grup sağlık raporu
  • Adaptasyon stratejileri
  • Toplum dayanıklılık programları

**

Savaşlar, Çatışmalar ve Sağlık:

Savaşların Ekosistem ve Sağlık Üzerindeki Etkileri:

Savaşlar ekosistemlerin parçalanmasına ve işlev bozukluğuna yol açar.
Çatışmalar kitlesel nüfus hareketleri ve mülteci akınlarına neden olur.
Mülteci kamplarında sağlık hizmetleri yetersizdir ve hijyen koşulları kötüdür.
Çevresel tahribat yeni hastalıkların ortaya çıkmasına ve salgınların yayılmasına zemin hazırlar.

Sağlık Krizleri ve Epidemiler:

Angola'da 2004-2005 yıllarında yaşanan Marburg ateşi salgını, iç savaş sonrası ortaya çıkmış ve yüksek ölüm oranlarına neden olmuştur.

1994 Ruanda çatışması sonrası Kongo'da meydana gelen kolera salgını, yaklaşık 50.000 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştır.

Savaşlar hijyen ve sağlık altyapısını zayıflatarak bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırmaktadır.

Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bu bölgelerde hastalıkların kontrolü zorlaşmakta ve salgınların önlenmesi güçleşmektedir.

Sağlık Müdahaleleri ve Ekosistem Yönetimi:

Uluslararası kuruluşlar, salgınları kontrol altına almak için acil sağlık müdahaleleri ve aşılama kampanyaları düzenler.

Mülteci kamplarında hijyenin iyileştirilmesi, temiz su temini ve sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi sağlanır.

Ekosistem rehabilitasyonu, savaş sonrası tahrip olmuş alanların doğal dengesini yeniden sağlamaya yöneliktir.

Sağlık ve çevre koruma için entegre politikalar geliştirilerek hastalık riskleri azaltılmaya çalışılır.

Sonuç olarak;

Ekosistem ve sağlık üzerindeki karmaşık etkiler ve bütüncül yaklaşımlar:

Ekosistemler, insan sağlığı için vazgeçilmez hizmetler sağlar ancak artan nüfus ve tüketim baskıları bu hizmetlerin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.
İnsan faaliyetleri, arazi tahribatı, su kaynaklarının kötü yönetimi, kentleşme ve modern gıda üretimi gibi yollarla ekosistemlerin yapısını bozarak hastalıkların ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.

Sosyo-politik ve ekonomik güç dinamikleri, ekosistemlerin kullanımı ve korunmasında eşitsizliklere yol açmakta, zayıf toplulukların sağlık risklerine daha fazla maruz kalmasına neden olmaktadır.

Çevresel bozulmanın nedenleri sadece biyolojik değil, tarihsel, sosyal ve politik bağlamlarda da ele alınmalıdır.

Ekosistem ve insan sağlığı ilişkisini anlamak için disiplinlerarası ve eleştirel yaklaşımlar gereklidir; sosyal bilimler, sağlık bilimleri ve ekoloji alanları birleştirilmelidir.

Sürdürülebilir çözümler, çevresel yönetim yanında adalet, eşitlik ve yerel toplulukların katılımını içeren entegre politikalarla mümkündür (23).

Kaynaklar:

  1. Yıldırım, N., & Bulut, M. (2023). Sağlık Kavramına Eleştirel Bakış. Sağlık ve Toplum, 33 (2) 55-62.
  2. Çağlar, S., & Şendur, E. G. (2023). Sağlığın Geliştirilmesinde E-Sağlık Okuryazarlığı ve Siberkondri. Sağlık Bilimlerindeki Farklılıkları Açıklamaya Yönelik Araştırmalar, 1-18.
  3. Öztek, Z. (2020). Halk Sağlığı Kuramlar ve Uygulamalar. Bireklam Arısı, Ankara.
  4. TTB.UDEK: Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği. Ek 3: Tıpta Uzmanlık Yan Dalları, Bağlı Ana Dalları ve Eğitim Süreleri. https://www.ttb.org.tr/udek/menu_goster.php?Id=137 (Erişim: 22.02.2026).
  5. Baumann, L. C., & Ylinen, A. (2020). Prevention: primary, secondary, tertiary. In Encyclopedia of behavioral medicine (pp. 1738-1740). Cham: Springer International Publishing.
  6. AbdulRaheem, Y. (2023). Unveiling the significance and challenges of integrating prevention levels in healthcare practice. Journal of primary care & community health, 14, 21501319231186500.
  7. Tulchinsky, T. H., & Varavikova, E. A. (2014a). A history of public health. The new public health, 1.
  8. Tulchinsky, T. H., & Varavikova, E. A. (2014b). The new public health. Academic Press.
  9. Grundy, E., & Murphy, M. J. (2015). Demography and public health.
  10. Oztaş, D., & Akgün, Ş. (2022). Sağlık Coğrafyası ve Halk Sağlığı Uygulamaları. Uluslararası İnsan Çalışmaları Dergisi, 5(9), 259-271.
  11. Akın, G. (2014). İnsan sağlığı ve çevre etkileşimi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 54(1), 105-116.
  12. Çakmak, Ö., Acaröz, U., & Gün, H. (2022). HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMLİ GIDA KAYNAKLI VİRAL ETKENLER. Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Bülteni, 13(1), 11-25.
  13. Gürel, Z., & Aslan, D. (2019). Halk sağlığı bakış açısıyla gıda kaynaklı krizler ve önleme yaklaşımları. Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi, 76(3), 361-376.
  14. CANSARAN, Demet Doğan (2010). Çevre-sağlık ilişkisi ekseninde tıbbi atık yönetimi. PhD Thesis. Ankara Universitesi (Turkey).
  15. Doğan, M., & Katıtaş, S. (2020). Çevre Sorunlarının ve Çevresel Vatandaşlığın Türkiye Büyük Millet Meclisi Tasarılarındaki Kapsamı. Kent Akademisi, 13(1), 1-9.
  16. Buzgan, b., & Aslan, d. (2025). Tek sağlık yaklaşımı ve halk sağlığında iyi uygulamalar. Turkish Bulletin of Hygiene & Experimental Biology/Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji, 82(4).
  17. Pettan-Brewer, C., Penn, G., Biondo, A. W., Jaenisch, T., Grützmacher, K., & Kahn, L. H. (2024). Who coined the term “One Health”? Cooperation amid the siloization. One Health, 18, 100678.
  18. Millennium ecosystem assessment, M. E. A. (2005). Ecosystems and human well-being (Vol. 5, p. 563). Washington, DC: Island press.
  19. Begon, M., & Townsend, C. R. (2020). Ecology: from individuals to ecosystems. John Wiley & Sons.
  20. Jacobides, M. G., Cennamo, C., & Gawer, A. (2018). Towards a theory of ecosystems. Strategic management journal, 39(8), 2255-2276.
  21. Guggenberger, T. M., Möller, F., Haarhaus, T., Gür, I., & Otto, B. (2020). Ecosystem types in information systems.
  22. Gounand, I., Little, C. J., Harvey, E., & Altermatt, F. (2020). Global quantitative synthesis of ecosystem functioning across climatic zones and ecosystem types. Global Ecology and Biogeography, 29(7), 1139-1176.
  23. Dakubo, C. Y. (2010). Exploring the linkages between ecosystems and human health. In Ecosystems and human health: A critical approach to ecohealth research and practice (pp. 3-19). New York, NY: Springer New York.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.