Dünya

Yıldıray ONUKAR

Dünya.

Dün Dünya nasıldı?
Bugün Nasıl?
Yarın nasıl olacak?
Malesef bize bağlı! Bu yetkiyi kimden aldık!


Dünün Dünyası "Yemyeşil, türlü canlının yaşadığı ve birbirini İNSAFLICA yediği bir yerdi" muhakkak. Bombalar, kimyasal zehirler yoktu. Canlılar birbirini ihtiyacı kadar tüketiyordu.

Biz gelene kadar!

....

Ben gençlere Dün 'ü nasıl anlatayım. Oku desem, kimse okumaz. İzle desem??? Gerçi benim bildiğim de belgesel destekli sadece. Canlı yaşadığım kısmı yarım yüzyıl kadar. Ama o kadar kısa süre öncesinde denize bir ağ atıldığında yanyana pek çok farklı balık çıktığını bilecek kadar eski. Şimdi çiftlik üretimi çipura için hayal kurar hale geldik. Aferim bize. Kim daha tehlikeli? İnsan mı, ejderha mı?
...

Eskiden doğallık ve sevgi, hüzün, ayrılık, yokluk, savaş üzerine öyle güzel filmler vardı ki izleyecek . Artık hiç bir platformda yok onlar. Yani!!!

Dilim varmıyor. Dün yok. Dün silindi. Aptal saptal görseller ile DÜN silindi. Sanal bir illuzyon içinde yaşadığımı düşünüyorum artık. Her şey çok hızlı ve sürekli tüketiyoruz. Bir birimizin gözünün içine bakacak kadar bile zamanımız yok. Ya dünyaya bakıp izleyecek zaman? Denize arkamızı dönüp selfie (özçekim) peşindeyiz.

Sıkça dile getirdigim anektodtur. Yoğun bir ofis çalışma temposunda kafamı -her nasılsa- yukarı kaldırdığımda masmavi gökyüzünü görünce ne kadar şaşırmış ve hayran kalakalmıştım yıllar önce. Arada bir mutlaka

bakarım. Kolay kanıyor insan cafcaflı ekran karşısında. Kafamızı kaldırıp bakmamız istenmiyor belki. Sadece pazarlanacak şeyler.
Dünyanın kabuǧunda (toprak, su) yaşayan canlıları göreceğiz de ne olacak. Biz size belgeselde gösteririz, EKRANDA.
....

Dünya nedir?

O çok sevdiğiniz Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit yazarı Tolkien fantastik dünyasında dünyanın oluşumunu çok güzel anlatmıştır Silmarillon'da.

Bazı şeyler kaynağında özeldir, su gibi. Kaynak suyu da kalmadı pek. Buz gibi. Kana kana içersin. Kitap okumak ta bana o duyguyu yaşatır. Sözcükler canlanıverir.
..

Dünya evrende bir inci. Her nasıl olduysa! İyi ki oldu. Düşünsenize milyonlarca gezegen ve güneş var. Bir başka Dünya henüz keşfedilmedi.

Peki hangi insan çekmecede kilitli tuttuğu inci gerdanlık kadar değer veriyor bu müstesna mücevhere?

Üstelik bu mücevher size sınırsız gerdanlık sunma potansiyeline sahipken!.

Altın yumurtlayan kaz masalını okuduk ama ne anladık?
Ya Midas'ın hikayesini. O ne anlatıyor?
Okumak ile anlamak arasındaki farkın farkında mıyız? Şüphesiz hepimiz herşeyi kendimize göre anlıyoruz. Hekimler konuşurken -mesela- hiçbir şey anlamıyorum. Sadece tahmin.

Dünya dedik!

Bu kafa ile gidersek . Dünya!
Hangisi? Dünkü mü, yarınki mi!

Dün, bugünden önceki gün. Ya yarın? Yarın da ne?

Dünya yok olursa yarın nasıl olsun? Oysa dün vardı? Tekrar soralım, yarın dünya olacak mı acaba? Kıyamet falan?

Bugün
biz
çocuğumuza,
hatta sokaktaki canlıya sahip çıkamıyoruz, dünyaya nasıl sahip çıkacağız.

Sahip çıkmak ta ayrı bir konu. Sahip çıkmaktan ne anlıyoruz?

Kim kimin yada neyin sahibi?

Dünyanın sahibi kim?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.