Arjantin’den yola çıkarak Atlantik üzerinden Afrika kıyılarına ilerleyen Hollanda bayraklı gemide, farklı ülkelerden yolcular ve mürettebat arasında hızla yayılan enfeksiyonun kontrol altına alınamadığı belirtildi.
Şu ana kadar 88 yolcu ve 59 mürettebatın bulunduğu gemide toplam vaka sayısının da artış gösterdiği kaydedildi.
DSÖ AÇIKLADI! VAKA SAYISI 7'YE YÜKSELDİ
DSÖ’nün son raporuna göre, gemide tespit edilen 8 enfekte kişiden 7’si yaşamını yitirdi. Sağlık ekipleri, virüsün özellikle kapalı ve uzun süreli yolculuk ortamlarında daha hızlı yayılabildiğine dikkat çekerek, gemideki koşulların risk seviyesini artırdığını vurguladı.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ve ilgili ulusal sağlık otoriteleriyle koordineli yürütülen incelemelerde, gemideki çevresel faktörler ve olası bulaş zinciri detaylı şekilde araştırılıyor. Uzmanlar, virüsün kemirgen kaynaklı olduğunun bilindiğini ancak bu ölçekte bir deniz yolculuğunda yayılımın sıra dışı bulunduğunu ifade ediyor.
Uluslararası sağlık kurumları, vaka artışının ardından temaslı kişilerin takibini genişletirken, gemiden ayrılan yolcuların bulunduğu ülkelerde de izleme ve karantina süreçleri devreye alındı.
Yetkililer, mevcut veriler ışığında halk için genel riskin düşük olduğunu belirtse de, gemideki tablo nedeniyle “yakın takip edilen olağan dışı salgın” uyarısında bulunuyor.
Hantavirüs vakalarındaki bu artış, küresel sağlık otoritelerinde yeni bir salgın endişesini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
HANTAVİRÜS
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.
NASIL BULAŞIYOR?
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre hantavirüs, çoğunlukla fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonucu insanlara bulaşıyor. Özellikle enfekte kemirgenlerin salgılarının havaya karışıp solunması en yaygın bulaş yolu olarak kabul ediliyor.
Uzmanlar, virüsün insandan insana temas yoluyla bulaşmadığını belirtirken, kemirgen ısırığıyla bulaşın ise oldukça nadir olduğunu ifade ediyor.
Kedi, köpek, inek veya tavuk gibi hayvanların virüsü taşımadığı ancak kemirgenlerle temas etmeleri halinde taşıyıcı olabilecekleri kaydediliyor.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hantavirüs enfeksiyonu damar çeperlerinde hasara yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Hastalığın erken döneminde: yüksek ateş, halsizlik, sırt ve kas ağrıları, baş ağrısı, baş dönmesi, karın ağrısı, mide bulantısı ve ishal gibi belirtiler görülebiliyor.
İlerleyen süreçte ise: akciğer ödemi, nefes darlığı, öksürük, böbrek yetmezliği ve şoka kadar ilerleyebilen ağır tablolar gelişebiliyor. Uzmanlar, özellikle Hantavirüs Pulmoner Sendromu gelişen hastalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
TEDAVİSİ VAR MI?
Hantavirüse karşı günümüzde geliştirilmiş kesin bir tedavi yöntemi veya onaylı bir aşı bulunmuyor. Tedavi süreci, hastanın hayati fonksiyonlarını korumaya yönelik destekleyici uygulamalardan oluşuyor.
Akciğer tutulumu yaşayan hastalar yoğun bakımda oksijen desteği ve gerektiğinde solunum cihazıyla tedavi edilirken, böbrek yetmezliği gelişen vakalarda diyaliz uygulanabiliyor. Ayrıca bazı antiviral ilaçlarla ilgili araştırmalar sürse de, kesin etkili bir tedavi henüz kanıtlanmış değil.