Dolar Kuru, Faiz ve Allais Paradoksu

Berat Onur

Herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Abartmıyorum. Hemen herkes. Piyasa verilerini anında okuyabilen başekonomistler, uluslararası finans yöneticileri daha kimler kimler...

Bir ülke düşünün, daha 6 ay önce kendi parasına yüzde yirmidört faiz verirken, aynı ülkede insanlar parasını çok daha az faiz veren döviz hesaplarına yatırmaya devam ediyorlar. 

Hem de döviz kuru yükseliş trendinin tersine dönmüş olmasına rağmen. 

Döviz kurundaki artış nedenlerinden en önemlisi olarak bilinen FED’in, artık faizleri düşürmeye başlamış olmasına rağmen. 

Geçtiğimiz 12 ayda döviz hesapları meblağ olarak artmıştır. Şayet bu vatandaşlarımız döviz almak veya dövizini tutmak yerine, yüksek faizle Türk lirasına dönüp vadeli hesaba yatırsaydı hem faiz kazanacak hem de şu anda dövizi daha ucuza alabilecekti.

Peki niye öyle yapmadılar?

Bu noktada devreye Nobelli ekonomist Maurice Allais’in kendi ismini taşıyan paradoksu giriyor. İnsanlar belirsizlik durumlarında, maksimum faydayı sağlayan seçimler yapmak yerine daha garantili gördükleri seçeneğe yönelirler. 
Döviz düşerken bile ve onca önleme rağmen, dövize yatırımın daha garantili olma beklentisi ve algısı vardır.

Harvard’lı ekonomist Zeckhauser ise bu paradoksu bir Rus ruleti örneğiyle anlatır. Düşünün ki, Rus ruletinde bir veya birden fazla mermi silaha konur ve silahın çarkı çevrilmeye başlar.

Peki insanlar Rus ruletinde silahın içindeki mermi sayısını bilirlerse nasıl davranırlar? Şayet ruleti oynayan kişiye, çarktaki mermilerden sadece bir tanesini satın alma hakkı verilse ne olur? Teoriye göre; silahta bir mermi olduğunu bildikleri durumda, o tek mermiye çok yüksek ücreti ödemeye razı olurlar. Çünkü o bir mermiyi silahtan çıkarınca artık Rus ruletinde yaşamayı garanti altına almış olurlar.

Tek atımlık mermisi kalmış halde yaşayan dar gelirli vatandaşın da elindeki küçük parayı ne olur ne olmaz deyip sürekli dövizde tutması aynı psikolojinin sonucudur.

Ekonomiye olan güvenin tesis edilmesi önemlidir. Bunun yolu da günlük para politikaları değildir. Kalıcı tedbirlerle, eğitimi, adaleti ile doğru temeller üstünde,  kalkınma hamlesi yapan ve işsizlik oranı düşük bir ekonomiyle mümkün olabilir. 

Attığı tweet’i ekonomimize bir mermi olarak kullananların çabalarını boşa çıkaracak da, sağlam temeller üzerinde duran ekonomidir. 

Rahmetli Güngör Uras’ı da anarak; artık yapısal sorunların üzerine gidilmelidir. Ayşe Teyze’nin varsa elinde küçük bir parası, onunla da Rus ruleti oynamasın artık.

Teşbihte hata olmasın, Ayşe Teyze’nin zaten mermiyle falan işi olmaz ve olmasın da. Ancak tek atımlık başka bir şeyi varsa, o da sandığa attığı zarftır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.