Doç. Dr. Poyraz Gürson: 3'lü zirve oldu ama cicim ayları bitti

Doç. Dr. Poyraz Gürson "Zirvenin ardından, anayasa çalışmaları başlıyor, ama, çatışma ortamı son bulmuyor. En son Suudî Arabistan'daki rafineri olayı bunu gösterdi. Adeta; biri bitiyor, biri başlıyor" dedi.

Türkiye'de toplanan Türkiye, Rusya ve İran üçlü zirvesinin ardından Suriye'de anayasa çalışmalarına ilişkin süreç öne çıkarken, Türkiye'ye ilişkin güvenlik problemleri, ortadan kalkmadı. Rus Bakan Lavrov'un, (Suriye'de savaş sona erdi) sözlerinin ardından; barışa doğru, en azından anayasa çalışmaları çerçevesinde adımlar atıldığını kaydeden Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi emekli Binbaşı Doç. Poyraz Gürson, "Suriye'de barışa yönelik adımların atılıyor olması, beklenen bir hamleydi. Üç liderin bir araya gelmesinin ardından, Suriye'de anayasa çalışmalarının ve seçimlere gidilmesine dair bir gündem görebiliriz. Bu, olağan süreç. Türkiye'nin ilgilenmesi gereken konu ise kendi millî güvenliği. Bu bakımdan; stratejik açıdan çok dikkatli olmalıyız. Artık cicim ayları bitti, çok daha sert günlere gebeyiz" dedi. 

Poyraz Gürson, daha sonra şunları söyledi, "Zirvenin ardından, anayasa çalışmaları başlıyor, ama, çatışma ortamı son bulmuyor. En son Suudî Arabistan'daki rafineri olayı bunu gösterdi. Adeta; biri bitiyor, biri başlıyor. Önemli olan, Türkiye'nin güney illeri ve sınırlarında nüfus hareketlerini kontrol altına alabilmesi. Güney illerimizde; ciddî bir Arap nüfus var, bu nüfusu nasıl kontrol edebileceğiz, buna yoğunlaşmamız gerekiyor. Bunlar kim? Öncelikle bunun tespit edilmesi artık çok önemli. Bir taraftan PKK-PYD'nin Suriye'deki varlığı, diğer taraftan kontrolsüz nüfusun varlığı, ciddî sonuçlara yol açabilir. Amanoslar'da sıkıntı çıkarsa ne olacak? Bu tür önlemleri şimdiden almamız gerekiyor." 

Arap coğrafyasında izlenen mezhepçi politikanın sonuna gelindiğinin açıkça ortaya çıktığını ifade eden Poyraz Gürson, "O coğrafyada izleyeceğiniz mezhepsel ve etnisite ağırlıklı politikalar; bir bumerang gibi gelip size vuracaktı. Nihayet bunu görüyoruz. Bu anlamda cicim ayları da bitiyor Türkiye açısından. Millî güvenliğimizi her alanda önceleyerek hareket etme sürecinin içindeyiz" diye konuştu. 

Poyraz Gürson, sözlerini şöyle tamamladı; "ABD, planını tıkır tıkır işletiyor. Suriye'de anayasa çalışmaları başlarken, birden İsrail harekete geçiyor. Buna karşılık İran, Hizbullah'ı yanına alarak, Suriye ile birlikte, Suriye'de İsrail'in politikalarına her anlamda karşı koyuyor. ABD, donanmasıyla İran'ın etrafında. Neden İran'ın tarafında? İran'a operasyonda, Rusya'nın pek de hamle yapacağı görünmüyor. Sonuçta; burada kaybedecek olan Çin ve AB ülkeleri. Enerji kaynaklarındaki ve petroldeki yükseliş; onları etkileyecek. Dolayısıyla Türkiye; Doğu Akdeniz'deki varlığını da düşünerek, ülkenin içinde olacakları da hesap edip, millî güvenlik politikalarını çok iyi belirlemeli."

 

Doç. Dr. Ali Poyraz Gürson'un "BÜYÜK GÜÇLERİN İRAN PLANI" kitabına ulaşmak için tıklayın.

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dış Politika Haberleri