DİYANET, ATATÜRK’ÜN İSMİNİ NEDEN YOK SAYDI?...

Elveda Tanık

Diyanet İşleri Bakanlığı, 3 Mart 1924 tarihinde, Şer ’iye ve Evkaf Vekâletinin yerine kurulan, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevli kurumdur.  

Diyanet İşleri Başkanlığı, hani bazı kansızların, hainlerin, düşmanların içerideki işbirlikçilerinin,  dinsizlikle suçladıkları, her türlü iftirayı attıkları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. 

30 Ağustos Zaferi’de: 

“BİTTİ” DENİLEN YERDE: TAARRUZA GEÇEN BİR ORDU,  

“TÜKENDİ” DENİLEN BİR YERDE: ŞAHLANAN BİR MİLLET!  

23 Ağustos 1921 tarihinde, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Hattı müdafaa yoktur, Sath’ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” parolasıyla 22 gün 22 gece devam eden bu muhabereler, kötü gidişatı tersine çevirerek istiklal savaşını kesin zaferiyle sonuçlandırmıştır. Dünya tarihine en uzun süreli meydan muhaberesi olarak altın harflerle yazılmıştır. Bu muhabereyi; büyük asker Gazi Mustafa Kemal Atatürk idare etmiştir. 

 30 Ağustos Zaferi, “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla milli mücadelesine başlayan ordumuzun kendisini yok etmek isteyenlere karşı varlığını sürdürme azim ve iradesinin bir eseridir. 22 gün gece ve gündüz devam eden 5713 şehit ve 20.000 den fazla yaralının kanlarıyla kazanılan bu zafer bağımsızlık mücadelemizin en önemli aşamasını oluşturmuştur… İlelebet yaşayacak olan Cumhuriyetin temelleri işte böyle atılmıştır. 

Atatürk’ün kurmuş olduğu kurumun koltuğunda oturan şahsın, 30 Ağustos’taki hutbesinde Atatürk’ün ismini anmaması kabul edilir bir durum değildir. 

 Aynı zat geçen sene de Atatürk’ün ölüm yıl dönümünden bir gün önce, sırtında cübbesi ve altında devletin arabasıyla  “keşke Yunan galip gelseydi” diye ekranlara çıkarılan o fesli şahsı ziyarete gittiğini gösteren boy boy fotoğrafları yayınlanmıştı. 

Bu ülkenin kurucu liderini yok sayanlar, bu milleti bir araya getirme gayeleri olmadığı gibi, ayrıştırmaya zemin mi hazırlıyorlar sorusunu akıllara getiriyor… Bu sorunun cevabını benim gibi birçok insan merak ediyor olmalıdır… Çıksın ve açıklasınlar! 

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek’in, Atatürk’ün adını anmamasına tepki göstererek, istifa etmesi gerektiğini açıklamıştır. Keşke bu tepkiyi fesliyi ziyaret ettiği zamanda vermiş olsalardı bugün bir adım daha ileri gitmiş olmazdı… 

Bu ülkenin kurucu liderinin onların bir Fatiha okumasına falan ihtiyacı yok. Onu her gün binlerce insan kabri başında anıyor ve dua ediyor. Kabrine gidemeyenlerde her yerde namazlarının başında Atamızın adını anarak dua ediyorlar. Çünkü bu duayı edebiliyorlarsa, İslam bayrağını düşmana teslim etmeyen başta Atatürk olmak üzere bu ülke uğruna canını feda eden ve sakat kalan şehit ve gazilerimizin sayesinde olduğunu bu millet biliyor. 

Bunu bilerek, isteyerek unutturmaya çalışan bazıları var ise; devletin görevlileri bunun gereğini yapmalıdır. Aksi takdirde, hoca efendi hoca efendi diye yere göğe sığdıramadıkları din kisvesine bürünmüş emperyalizmin uşağı fetö haininin yaptıkları ortadayken, gafil olmanın ne zamanı ne de yeridir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.