Dışişleri Bakanı Fidan: Bölgemizi Bir Krizin İçine Çeken Bu Savaşın Müsebbibi İsrail'dir

Dışişleri Bakanı Fidan, "Bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın müsebbibi malumunuz İsrail'dir." dedi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Katar’ın ara buluculuk yürüttüğü sırada saldırıya maruz kaldığını aktaran Fidan, "Hiç hak etmedikleri bir saldırıya ve bu saldırı da halihazırda devam etmekte. Her şeyden önce Katarlı kardeşlerimize, Türk halkının ve Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) geçmiş olsun dileklerini iletmek istiyorum. Sivillerin hayatını hiçe sayan ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıları kınıyoruz ve reddediyoruz. Bu tür saldırılar hiçbir zaman hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Türkiye kardeş Katar'ın her zaman yanındadır ve yanında olmaya da devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Devam eden savaşın bölgedeki tüm kardeş ülkelerin güvenliğini tehdit ettiğini ve huzuru derinden sarstığını vurgulayan Fidan, dün Suudi Arabistan’ın davetiyle Riyad’a gittiklerini ve toplantıda saldırıların hedefi olan kardeş ülkelerle tam dayanışma içinde olunduğunu en güçlü şekilde teyit ettiklerini bildirdi.

Savaşın başlamasının ardından ilk defa bu formatta bir araya geldiklerini hatırlatan Fidan, Riyad'daki görüşmelerde saldırıların bir an önce durdurularak ateşkesin sağlanması, çatışmaların yayılmasının engellenmesi ve krizin diplomatik yöntemlerle çözüme kavuşturulması hedefleri doğrultusunda ortak çaba gösterilmesinde mutabık kalındığını bildirdi.

"Açıkça ifade etmek gerekir ki bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın birinci müsebbibi malumunuz İsrail'dir." diyen Fidan, diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir evrede İsrail'in kışkırtmalarıyla başlayan ve hedefleri genişleyen bu saldırıların, sadece bölgeyi devasa bir savaş alanına çevirmekle kalmadığı aynı zamanda küresel istikrarı da sarstığını vurguladı.

Fidan, bu son derece hassas konjonktürde İran’ın taşıdığı "tarihi sorumluluğu" da açıkça hatırlatmak zorunda olduklarının altını çizdi.

Türkiye'nin bu kriz karşısında tutumu net

Fidan, "Gerekçesi ne olursa olsun, İran'ın bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, bölgesel istikrarın temellerine kastetmektedir ve kabul edilemez niteliktedir." diyerek, bu saldırıların ne İran'ın ne de bölgedeki diğer ülkelerin işine yaradığını söyledi.

İran'a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa, İran'ın herhangi bir gerekçe olmadan bölge ülkelerine yaptığı saldırıların da bir o kadar yanlış olduğunu vurgulayan Fidan, şöyle devam etti:

"Bölge ülkeleri arasında onarılması güç, kalıcı kırılmalara yol açacak bu saldırıların ve tırmanışın derhal durdurulması gerektiğini İranlı muhataplarımıza, her düzeydeki temaslarımıza her zaman net bir biçimde ifade ediyoruz. Aynı şekilde seyrüsefer ve deniz güvenliğini tehdit eden eylemlerden kaçınılması gerektiğini de vurguluyoruz."

Fidan, Türkiye'nin bu kriz karşısında tutumunun net olduğunu dile getirerek, "Komşu coğrafyaları hedef alan her türlü eylemi reddederken bölgedeki istikrarsızlıktan beslenen İsrail'in kendi suçlarını ve işgalci politikalarını yaratılan bu bölgesel çatışma perdesi ardında aklama teşebbüslerine de asla müsaade edilmemelidir." dedi.

Türkiye ve Katar'ın, barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tarafların endişelerinin müzakere zemininde ele alınmasının elzem olduğu hususunda hemfikir olduğunu belirten Fidan, şunları söyledi:

"Diğer taraftan, savaşın uluslararası toplumun dikkatini Filistin'den ve Gazze'deki trajediden uzaklaştırmaması gerektiğine dikkat çekmekteyiz. İsrail, yaratılan bu kaosu fırsat bilerek ateşkes ihlallerini pervasızca sürdürmektedir. Sahadaki durum vahametini korumaktadır."

Fidan, ateşkesin sağlandığı tarihten bu yana 700'e yakın Filistinlinin hayatını kaybettiğine işaret ederek, "Batı Şeria'dan da her gün yeni olumsuz haberler gelmektedir. Doğu Kudüs'te başta Mescid-i Aksa olmak üzere, kutsal mekanlara girişlerin kısıtlanmasına ve tarihi statükoyu bozmaya yönelik İsrail eylemlerini de şiddetle kınıyoruz." diye konuştu.

İsrail'in, Gazze'de uyguladığı işgal ve yıkım politikasını Lübnan'da da hayata geçirmeye başladığının altını çizen Fidan, "Uluslararası toplum İsrail'in oldubitti üzerine kurguladığı bu fırsatçı politikalarına karşı gerekli sorumluluğu üstlenmeli ve İsrail'in yayılmacılığına set çekmelidir. Bölgede gerçek ve sürdürülebilir güvenliğin yegane anahtarı Filistin halkıyla adil ve onurlu bir barışın tesis edilmesidir." ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye ve Katar ilişkilerinin stratejik ortaklık ruhuyla her alanda güçlenerek ilerlediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye ve Katar, çetin sınamaları sarsılmaz bir dayanışmayla aşan, bu yönde her seferinde kuvvetli bir ortak irade ortaya koyan iki kardeş ülke olagelmiştir. Bugüne dek her badirede sergilediğimiz bu omuz omuza duruşu önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. İlişkilerimizi bilhassa savunma sanayi alanında atacağımız yeni ve somut adımlarla daha da ileriye taşıma hususunda hemfikiriz."

"Bölgedeki savaş daha da kötü bir duruma evrilmeden nasıl durdurulabilir, onun arayışı içerisindeyiz"

Bakan Fidan, Türkiye'nin saldırıların durması için elinden geleni yapmaya devam ettiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Başta Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) olmak üzere bizler, gerçekten bölgedeki savaş daha da kötü bir duruma evrilmeden nasıl durdurulabilir, onun arayışı içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu yönde girişimleri olmuştu. Kardeşimle (Katarlı mevkidaşı Al Sani) beraber ortak girişimler yapma durumumuz oldu. Maalesef savaş önlenemedi."

Fidan, hem ABD hem de İran tarafıyla iletişim halinde olduklarına işaret ederek, "Nerede duruyorlar onu anlamaya çalışıyoruz. Mevcut şartlarda daha kötüye yayılmasını nasıl engelleyebiliriz onun arayışı içerisindeyiz. Ulusal temaslarımız devam ederken bu çerçevede gayret gösteren kardeşlerimizle, başta Katar olmak üzere yoğun görüş alışverişimiz var." diye konuştu.

Hemen hemen tüm dünyanın saldırıların durmasını istediğini vurgulayan Fidan, "Bu noktada tıpkı Filistin Devleti'nin devlet olarak tanıması gibi muazzam bir fikir birliği var." dedi.

Fidan, İran'la konuşurken savaşın yaygınlaşmamasını temin etmeye çalıştıklarını dile getirerek, şunları söyledi:

"İran'ın, kendisi vuruluyor ama bölge ülkelerine saldırmasını haklı kılacak bir şey yok. Buradaki bölünmeyi daha da arttırıyor, savaşı yaygınlaştırıyor ve krizi derinleştiriyor. İran'a da bu konuda sorumlu bir ülke devleti olarak elimizden gelen en arkadaşça, dostça nasihatleri de sürekli veriyoruz. Hem İran'ın menfaati için, hem bölgenin menfaati için."

Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde Riyad'da düzenlenen toplantı

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen toplantının tek bir gündem etrafında yapıldığını aktaran Fidan, şöyle devam etti:

"Suudi Arabistan'ın daveti üzerine oraya gittik. 12 ülke olarak oradaydık. Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Tek gündem maddesi İran'ın bölgeye yönelik saldırıları nasıl durdurulur ve ne türden tedbirler alınmalı konusunda bölgedeki saldırıya doğrudan ve yoğun bir şekilde maruz kalan ülkeler, bizim gibi kardeş ülkelerden nasihat aramaya yönelik bir toplantı yaptılar."

Fidan, toplantının uzun sürdüğünü ifade ederek, "Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Bizim başımıza bu derece yoğunlukla gelmediği için yakından hissetme imkanımız olmuyor ama muhataplarımızı dinledikçe yüzlerce dronun ve füzenin aynı anda gönderilmesi, normal hayatın artık sürdürülemez hale gelmesi konusu, artık bu devletleri kalıcı birtakım tedbirler alma yönünde harekete geçmeye itiyor." diye konuştu.

Toplantıdan önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefonda görüştüğünü belirten Fidan, şunları kaydetti:

"Şöyle bir diyalog oldu, 'Sen şimdi bizi arıyorsun, yukarıdan da füzeler geliyor. Riyad'da az önce füzeler vuruldu. Bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad'a.' Onlar da tabii kendilerince kendi diplomatik pozisyonlarının belli ortamlarda dikkate alınmasını istiyorlar. Onları da dinledik. Gerekli cevapları verdik. Biz onlara yapılan saldırıyı haklı bulmuyoruz ama onların da bölge ülkelerine yaptıkları saldırıyı haklı bulmuyoruz. Bir yanlış başka bir yanlışa gitmemeli."

Fidan, İran'ın çatışmayı yaygınlaştırma yolunu tercih etmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu konudaki çalışmalarımız devam edecek." dedi.

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani: Savaşın kapsamının genişletilmesi bölge güvenliğine hizmet etmiyor

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani de konuşmasında, bölgede benzeri görülmemiş bir tırmanış yaşandığını ifade ederek, "Savaşın kapsamının genişletilmesi bölge güvenliğine hizmet etmiyor." ifadesini kullandı.

Al Sani, İran’ın ABD üslerini hedef aldığı yönündeki iddialara ilişkin ise, "İran'ın ABD üslerini hedef aldığı iddiası kabul edilemez ve haksızdır." diye konuştu.

Gerilimin daha da artmasının tehlikelerine dikkati çeken Al Sani, "Düşmanlıklar ve savaşın tırmanması, bölge ülkelerinin yalnızca kaosa sürüklenmesine yol açacaktır." uyarısında bulundu.

İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını kınadıklarını vurgulayan Al Sani, "Savaş derhal durdurulmalı. Bundan (savaştan) kimin fayda sağladığı, bölgeyi çatışmaya kimin sürüklediği herkesçe biliniyor." dedi.

"Ras Laffan'a saldırının küresel enerji piyasasına etkisi olacaktır"

İran’ın Katar’daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretim tesisi Ras Laffan'ı hedef almasına da değinen Al Sani, "İran’ın vurduğu Ras Laffan Limanı, Katar halkının rızık kapısıdır ve küresel enerji piyasasına etkisi olacaktır." dedi.

Al Sani, Ras Laffan'a düzenlenen saldırının alt yapıyı tahrip ettiğini, ekonomik boyutunun ise değerlendirildiğini belirterek, "Maddi hasar değerlendiriliyor. Maddi hasar yerine gelir ancak insan canı geri gelmiyor." ifadelerini kullandı.

Katar’ın saldırıya karşı tutumuna ilişkin ise Al Sani, "Bu saldırıya ilişkin Katar devleti olarak her türlü cevap hakkımızı saklı tutuyoruz." şeklinde konuştu.

"Türkiye’nin Katar’a desteği her daim sürmüştür"

Al Sani, İran’dan Türkiye’ye yönelik saldırıyı da kınadıklarını belirterek, "İran’ın bölgesel ülkelere yönelik saldırılarının derhal durdurulmasının önemini vurguluyoruz." dedi.

Türkiye ile Katar dayanışmasına işaret eden Al Sani, "Türkiye’nin Katar’a desteği her daim sürmüştür. Bu desteklerinden dolayı Türkiye’ye teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Mehmet Şah Yılmaz,Gökhan Çeliker,Esat Fırat,Hamdi Yıldız,Büşranur Keskinkılıç

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri