DEVLETİ YETİŞTİREN BİR KURUM KAPATILIR MI?

Nuray Başaran

 

 

Türkiye’de son günlerde idari reform veya idari yeniden yapılanma ile  çıkarılan KHK’lar sonucunda;  8 Mayıs 1952 yılında Türkiye ve Birleşmiş Milletler arasında var olan teknik yardım anlaşmasına ek bir protokolle kurulan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) de kapatılma noktasına geldi.

Asında halk tarafından çok  bilinmeyen TODAİE;  devlet kadrolarını ve devletin kendini  yenilenmesini sağlayan bir kurum.

Türkiye’nin NATO’ya girmesinden sonra Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile birlikte aynı dönemde kurulan TODAİE, Ortadoğu’nun yeniden idari yapılanmasında da merkezi ve önemli bir rol almıştır.

27 Mayıs sonrasındaki devletin yeniden yapılanması,  Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi ( MEHTAP Projesi ) aralarında Süleyman Demirel ve Mümtaz Soysal’ın da bulunduğu bir grup tarafından,  Tahsin Bekir Balta başkanlığında burada yapmıştır.  Bu çalışma ile Türkiye’nin bilgi birikimini temsil eden kadrolar gündeme getirilmiştir.  Bu doğrultuda MEHTAP Raporu 1960’lı yıllarda hazırlanarak ortaya konulmuştur. Ve bu raporu hazırlayan Süleyman Demirel de başbakan olmuştur.

Yine 1970 li yıllara gelindiğinde; 12 Mart aşamasında yeniden bir devlet yapılanması gündeme gelmiştir. Bu sefer de , 1970 Nihat Erim hükümetiyle birlikte bir idari reform çalışması yapılmıştır.  Bu dönemde de yine merkezi devlet yapılandırması 1971’de  burada (TODAİE’de) yapılmıştır.

1980’li yıllarda  yine Amerikalıların desteği ile Kamu Yönetimi Araştırması adı altında bir Proje ile, ( yavaş yavaş soğuk savaşın ötesinde dışa açılan Türkiye’de ) kamu yönetimi anlayışı çağdaş ilkeler çerçevesinde yeniden ele alınmış ve KAYA Projesi de TODAİE’de gündeme getirilip hazırlanmıştır.

Türk devletinin geleceği ve yapılanması noktasında tüm idari reformları hazırlayan kurum,  (özellikle küreselleşmenin etkisiyle  birlikte BOP Projesinin gündeme gelmesiyle)  devletin bölgede dış insiyatif almasının önlenmesi için ‘sarı kart’ görmüştür. Ve TODAİE bu dönemde ,  Başbakanlıktan alınarak Çalışma Bakanlığına bağlı bir danışma mekanizması haline getirilmiştir.  Bu noktadan sonra,  kurumun devletin geleceği ve yapılanmasında bir işlev görmesi de yavaş yavaş engellenmiştir.

Bugün ise; ( TODAİE’nin engellenmesi, geride bırakılması ve üst düzey bir kamu kurumu olmaktan çıkarılması gibi gelişmelerden sonra)  şimdi kapatılma noktasındadır. Ve gösterilen kartın rengi artık ‘kırmızı’dır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi bünyesi içerisinde oluşturmuş olduğu ve değişen dünya koşulları dikkate alınarak,   Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yenilenmesini, hatta çoğu zaman yoluna devam edebilme noktasındaki gerekli bilimsel katkıları sağlayan bir yapının kapatılma noktasına gelmesi,  Türkiye’nin gelecekte kendi varlığını koruma ve yola devam etme noktasında sahip olduğu bilgi birikimi  ve bundan yararlanmasının da yok edilmesidir.

TODAİE,   kuruluş yılları ile birlikte aynı zamanda dışa da açılmıştır. Özellikle Fas’tan, Cezayir’den,  Tunus’tan,  yani Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya,   Arap ülkeleri ve İslam  ülkelerine,  Kafkasya ve Orta Asya’ya ( Fas ile Kırgızistan arasında ) 40 ülkeden gelen öğrenciler ve  üst düzey yöneticiler, TODAİE’ ye gelmişler ve burada mastır ve doktora, yüksek lisans yaparak,  daha sonra ülkelerine dönmüşlerdir. Özetle TODAİE , Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuki, idari birikimini,  bu coğrafyada Türklerin ve Müslümanların yaşadığı Ortadoğu, Afrika , Kafkasya ve Balkanlardaki  bütün  ülkelere yayma noktasında gerekli çalışmaları da yapmıştır.  Ve şu an halen 1250 civarında mastır ve doktora öğrencisine sahiptir.

İşte kurumun giderek kendini yenileyerek,  bu coğrafyaya açılmasına , yani bir Avrasya stratejisine yönelmesi de bazı dış mihrakları rahatsız etmiştir. Bu coğrafyada öncelikle Kıbrıs ve  Azerbaycan,  Kırgızistan’da kamu yönetimi akademilerinin kurulmasını sağlamış ve bunlara öncülük yapmıştır. Kurum,  Türk Devleti’nin bir parçası olarak Türkiye’nin Avrasya’ya açılımını noktasında kendisine düşen görevleri  de üstlenmiştir.  Hem buralardan öğrenci almış,  hem de önümüzdeki dönemin Avrasya açılımı noktasında,  Türkiye’nin ihtiyacı olan önlemleri almıştır. Böylesine bir kurum kapatılırken,  Türkiye’nin Avrasya politikasını sürdürmesi , Türk dünyası ve Müslüman dünyaya yönelik örnek ülke olarak birikimini koruması noktasında,  ciddi eksikle ve açıklarla kalacağı da ortadadır.

Bu nedenle,  bu kurumun kapatılmasının yeniden gözden geçirilmesi olmazsa olmazımızdır. Hatta varlık ve yokluk sebebimizdir. Bırakın  sahip olduğu öğrenci politikasının korunması, hatta  daha da ileri giderek,  kendisini geliştirmesi ve yenilemesi noktasında,  Kamu Yönetimi Akademisine dönüştürülmesine bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. Ve bu Akademi de doğrudan devletin en üst makamına Cumhurbaşkanlığına bağlanmalıdır.

Gelinen noktada ,  bu kurumun kapatılmasıyla Türkiye’nin en üst noktada kamu yönetimi birikiminin devletin ilgili birimlerine taşınması da engellenecektir.

Karar vermeden önce, kendimize sadece şu soruyu sormak bile yeterlidir:

Devlete üst düzey yönetici nerede yetişecektir?

Bu sorunun  bile cevabı yoktur.

Ulusal birlik ve birikimin sağlanacağı bir kurumumuzun olmadığı bir durum;  sadece  dış yönlendirmeyi  daha etkin hale getirecektir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.