Denklik Başvurusu Yapan Akademisyenin Tezi İhbar Edildi, 301 Davası Açıldı

ABD'de SUNY Üniversitesi'nden alınan diplomasının Türkiye'deki denklik başvurusu reddedilen Güllistan Yarkın’a, doktora tezi gerekçe gösterilerek dava açıldı. Akademisyeni Üniversitelerarası Kurul ihbar etti.

Canan Coşkunun haberine göre: ABD’deki New York Eyalet Üniversitesi'ne (State University of New York-SUNY) bağlı Binghamton Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde doktorasını yapan ve Türkiye’ye yaptığı denklik başvurusu reddedilen Güllistan Yarkın’a bu defa da “Türklüğü aşağılama” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301’inci maddesinden dava açıldı. Akademisyeni şikayet edenin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı olduğu iddianamenin kabul edilmesi ile ortaya çıktı. İlk duruşma Ankara’da 6 Ekim’de…

Yarkın, 2017 yılında hazırladığı İstanbul’un Zeytinburnu ilçesindeki işçiler arasında Kürtlere karşı ırkçılığı ele alan teziyle 2018 yılında Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na (ÜAK) diploma denkliği başvurusu yaptı. ÜAK tarafından Yarkın’a gönderilen 23 Eylül 2020 tarihli doktora denklik işleri konulu yazıda, "tezdeki bazı ifadelerin Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen ‘terör örgütü propagandası’ suçunu oluşturabileceği” belirtildi. Yazıda, tezde PKK faaliyetlerinin meşru gösterilmeye ve övülmeye çalışılarak terör örgütü propagandası yapıldığı öne sürüldü.

Öte yandan tezde seçilen bazı ifadelerin de TCK’nın 301’inci maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyet devletini ve hükümetini aşağılama” suçunu oluşturabilecek nitelikte olduğu iddia edildi.

Tezde geçen “AKP hükümeti” ifadesiyle de yine aynı suçun oluşabileceği ileri sürüldü.

Yazıda; bu ifadelerin Anayasa’da düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma, bilim ve sanat hürriyetinin sınırları dışında kaldığı, eleştiri amaçlı düşünce açıklaması olarak nitelenemeyecek mahiyette olduğu ileri sürüldü.

Yazıda, “tek taraflı bir bakış açısının ortaya konduğu” iddia edilerek, denklik başvurusunun reddine karar verildiği bildirildi.

ÜAK İHBAR ETTİ

ÜAK, Güllistan Yarkın’ın denklik başvurusunu reddetmekle kalmadı ve 15 Ekim 2020 tarihli yazısıyla Yarkın’ı savcılığa ihbar etti. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından Yarkın hakkında “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, hükümetini, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, söz konusu yasa maddesi Adalet Bakanlığı’nın soruşturma iznine bağlı olduğu için Bakanlık’tan izin istedi. Bunun için 5 Mayıs 2025 tarihli bir fezleke de hazırlandı.

TERCÜME EDEN ÖĞRETİM ELEMANLARI SAVCILIK GİBİ ÇALIŞTI

İddianamede Bakanlığa yollanan fezlekeden de bölümlere yer verildi. Buna göre, Yarkın’ın tezinin tercümesi için ÜAK tarafından öğretim elemanları görevlendirildi. Tezin tercümesi noter tarafından da tasdiklendi. ÜAK’ın görevlendirdiği öğretim elemanları savcılık gibi çalışarak tezden suç teşkil edebileceğini düşündükleri sayfaları listeledi. Bakanlık, öğretim elemanlarının alıntıladığı sayfalardan bazılarının bahsedilen suçun unsurlarını oluşturmadığını belirterek soruşturma izni verilmesine gerek görmedi. Listelenen bazı alıntılar için ise 15 Nisan 2026 tarihinde soruşturma izni verilmesine karar verdi. Bakanlığın soruşturma iznine gerek görmediği bölümler için aynı soruşturma kapsamında ek takipsizlik kararı verildi. İzin verilenler yönündense habere konu iddianame hazırlandı. ÜAK’ın ihbar etmesiyle Yarkın hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla da soruşturma başlatılmıştı, ancak bu süre zarfında söz konusu suçlamadan da takipsizlik kararı verildi.

“ÖRGÜT PROPAGANDASI” SUÇLAMASINA TAKİPSİZLİK

İddianameye göre, Yarkın’ın ifadesi alınamadığı için Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 18 Haziran 2026 tarihli kararıyla ifadesinin alınmasına yönelik yakalama emri düzenlendi.

Yakalama kararının infazının beklenmesinin soruşturmayı sürüncemede bırakacağını kaydeden savcılık, toplanan delillerin dava açılması için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine vardı. Yarkın’ın ifadesinin alınması zorunluluğu olmadığını kaydeden savcılık Yarkın hakkında 17 Ağustos 2026 tarihinde dava açtı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu tarafından hazırlanan iddianame 21 Ağustos 2026 tarihinde Ankara 92. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme, Yarkın’ın savunmasının alınmasından sonra serbest bırakılması şeklinde yakalama emri çıkardı.

Güllistan Yarkın’ın doktora tezinin gerekçe gösterilerek denklik başvurusunun reddedilmesi olayı ilk defa yaşanmıyor.

Yarkın ile aynı üniversite ve bölümden olan Mehmet Baki Deniz’in denklik başvurusu da aynı şekilde “1980-2008 Arasında Türkiye’yi Kim Yönetiyor? Sermaye Gücü ve Otoriter Popülizmin Yükselişi” başlıklı tezinin ezin “sert eleştiriler barındırması, kışkırtıcı olması” ve “sert üslup içermesi” gibi gerekçelerle Ağustos 2021’de reddedilmişti. Deniz’in avukatı söz konusu ret kararıyla ilgili yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açmıştı. Danıştay 8. Dairesi’nde açılan davaya ÜAK’ın gönderdiği savunmada, doktora tezinin, AKP iktidarı döneminde rejimin otoriterleştiği ve sermayenin bu otoriterleşmeye etkisi gibi analizlerin bulunması sebebiyle denklik başvurusunun reddedildiği belirtilmişti.

BAŞKA BİR TEZİ DAHA İHBAR ETTİ

ÜAK, tıpkı Güllistan Yarkın’ı ihbar ettiği gibi Deniz’i de ihbar etmişti. ÜAK Dr. Deniz’in teziyle ilgili Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nden dört rapor alıp, tezi önce onaylamış, sonra da reddetmişti. Marmara Üniversitesi’nden verilen son raporda tezin “Bilimsel ve akademik kurallarla bağdaşmayan, objektiflik, gerçeklik, doğruluk kriterlerini taşımadığı” iddia edilmiş ve tezdeki “otoriterleşme” tespiti gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, hükümetini, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” ve Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca değerlendirilmesi istenmişti. ÜAK, 25 Mayıs 2021’de savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

YARKIN: “ÜAK’IN GÖREVİ TEZİ DEĞERLENDİRMEK DEĞİL”

Söz konusu davayla ilgili konuşan Güllistan Yarkın, ÜAK’ın yapması gereken işlemin diplomasının sahte olup olmadığını tespit etmek olduğunu belirterek üniversiteler arasındaki işlemleri yürütmesi gereken bu kurumun görevinin tez değerlendirmek olmadığını söyledi. Yarkın, tezinin zaten profesörlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildiğini aktararak şunları ifade etti:

“ABD’deki üniversite tezimi doktora diplomasına layık gördü. ÜAK da bu üniversitenin verdiği bütün diplomaları tanıyor. Dolayısıyla ÜAK’tan beklenen diplomamın gerçek mi sahte mi olduğunu üniversitem ile yazışarak belirlemesi ve diplomanın sahte olup olmadığını belirlemesiydi. Ama diplomaları tanıma veya tanımama görevi yerine, tezlerin içeriğini inceliyorlar ve akademisyenlere suç isnat ederek savcılara ihbar ediyorlar.”

Yarkın, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’ndaki yasa maddelerine atıf yapılarak denklik reddi verilen ilk kişinin kendisi olduğunu düşündüğünü aktardı. Yarkın, ÜAK jürilerinin kendisinin reddedildiği 2020 yılına kadar doktora tezlerini tek tek okuyup okumadığını sorgulayarak şöyle devam etti:

“Benim tezimden önce, içinde ‘koloni’ ifadesi geçen tez yok mu? ‘Sömürge’, ‘Kürdistan’ veya ‘gerilla’ geçen tez yok mu? 2020'de bu kavramları öne sürerek denklik reddi vermeye başvurumu reddederek başlattıklarını düşünüyorum. Benden sonra Mehmet Baki Deniz ret aldı ve ardından başkalarının da tezleri içerik ve tezde kullandıkları kavramlar nedeniyle reddedilmeye başlandı. Bu yeni açılan dava ise az sayıda kişi ile sınırlı kalacak mı sizce? Bütün bunların akademisyenler üzerinde büyük bir etkisi oluyor. Yurtdışında doktorasını yapmış, birçok konuda devletin resmi ideolojine uygun tezler yazmamış kişiler artık denklik başvurusu yapmamaya başladı.”

Yarkın, bu davanın ifade ve düşünce özgürlüğünü baskı altına tutmak ve uluslararası alanda yürütülen bilimsel çalışmaları kontrol etmek amacıyla açıldığını söyledi:

“Yani diyelim ki siz Amerika'da, İngiltere'de veya Almanya'da bir tez yazıyorsunuz. Devlet diyor ki ‘Sen benim resmi ideolojimi yeniden üreteceksin. Yurtdışında çalışma yürüten akademisyenler Türkiye üniversite sisteminin kavramsal çerçevesine göre davranmak zorunda bırakılıyor.”

Güllistan Yarkın, şu anda akademik çalışmalarına Hamburg Üniversitesi’nde misafir öğretim araştırmacı olarak devam ediyor. Hakkında açılan davayla ilgili hukuki bir öngörüde bulunmakta zorlandığını söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri