Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime de değinen Erdoğan, sorunların artık yalnızca İran ile ABD arasındaki bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Boğaz’ın gemi trafiğine açık tutulması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Karadeniz için de "Bu savaşın bir cephesi değildir, asla olmamalı" mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere bulunduğu New York'taki Türkevi'nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve Karadeniz'deki güvenlik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MEKKE ANLAŞMASI: BAZI SINAMALARLA KARŞILAŞMANIZ SÜRPRİZ DEĞİL
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel güvenlik açısından önemli bir adım olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın ardından çeşitli sınamalarla karşılaşılmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın kurumsallaşma çalışmalarının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin sorunlarına bölgesel çözümler üretecek bir zeminin oluşturulduğunu ifade etti. Erdoğan, "Mekke Savunma Anlaşması doğru yolda atılmış güçlü bir adımdır. Bu kadar zorlu bir coğrafyada böylesine önemli bir girişim yapıyorsanız bazı sınamalarla karşılaşmanız sürpriz değildir." dedi.
"TAHRİKLERE GELMEYECEK, TUZAĞA DÜŞMEYECEK KADAR TECRÜBELİ BİR DEVLETİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni bir şey söylerseniz, yeni bir irade ortaya koyarsanız, elbette bundan rahatsız olanlar çıkacaktır. Biz, dün kurulmuş bir devlet değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz. Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolumuzda daha güçlü ilerleyeceğimizden şüphem yok. Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek bir zeminin temelleri atılmıştır. Dışarıdan gelip bölgemize güvenlik reçetesi yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığını hep birlikte gördük. Diktiğimiz bu fidan, kısa sürede boy verecek ve bir çınara dönüşecektir. Biz ülkemize ve milletimize güveniyoruz, kardeşlerimize güveniyoruz."
"HÜRMÜZ ARTIK SADECE İRAN İLE ABD ARASINDAKİ BİR MESELE DEĞİL"
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinen Erdoğan, yaşananların artık yalnızca İran ile ABD arasındaki bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Türkiye'nin boğazın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduğunu belirten Erdoğan, seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, "Hürmüz’deki tablo bu meselenin artık sadece İran ile Amerika arasındaki bir mesele olmadığını gösteriyor. Biz bu konudaki tavrımızı en net şekilde ortaya koyduk. Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır." ifadelerini kullandı.
Hürmüz'deki gerilimin bölge ülkelerinin yanı sıra Avrupa ve Asya'yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve insanların günlük yaşamını etkilediğini belirten Erdoğan, ticari gemi trafiğindeki düşüşün meselenin boyutunu gösterdiğini söyledi.
Erdoğan, "Orası küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret için hayati önemdedir. Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinin anahtarı olarak Hürmüz açılmalıdır. Biz bir an evvel müzakere zeminine dönülmesinin gerektiğini bütün muhataplarımıza anlatıyoruz. Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır." dedi.
"KARADENİZ BU SAVAŞIN BİR CEPHESİ DEĞİLDİR, ASLA OLMAMALI"
Karadeniz'deki güvenlik durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bölgedeki savaşın Karadeniz'e yayılmaması gerektiğini söyledi.
"Karadeniz’de güvenlik meselesi hem bizim hem de bölgemiz için çok önemli. Karadeniz bu savaşın bir cephesi değildir, asla olmamalı." diyen Erdoğan, taraflarla yapılan görüşmelerde seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasının önemini anlattıklarını belirtti.
Bunun gıda güvenliğinin sağlanması ve savaşın yayılmasının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin kabul etmediklerini söyledi.
Türkiye'nin yeniden tahıl koridorunun oluşturulması için diplomatik girişimlerini hızlandırdığını belirten Erdoğan, konuyu Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile de görüştüğünü ve bu görüşmeden olumlu yanıt aldığını aktardı.