Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kut'ül Amare Bir Kahramanlık Destanıdır"

Kut'ül Amare Zaferi'ne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekrar köpürtülen "Araplar bizi sırtımızdan vurdu" sözlerine ilişkin, "Arap halkı kuşatmaya destek olmuş ve bu uğurda şehit olmuştur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Kut'ül Amare Zaferi'ne de değindi.

Birinci Dünya Savaşı'nın Çanakkale'den sonra en büyük zaferi olarak kabul edilen, Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki İngiliz birliklerinin Irak Cephesi'nde Türk Ordusu tarafından teslim alınmasıyla kazanılan Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yıl dönümü kutlanıyor.

Konuşmasında bu zafere de geniş yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kut'ül Amare Zaferimizin 110. seney-i devriyesi kutlu olsun diyorum" dedi.

Tarihi zaferin önemine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kut'ül Amare'nin Birinci Dünya Savaşı'ndaki stratejik rolünü hatırlattı.

Zaferin askeri başarısını detaylandıran Erdoğan, şunları kaydetti;

"ARAP HALKI KUŞATMAYA DESTEK OLDU"

Kut'ül Amare Zaferi, tarihimize şanla, şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak milli hafızamızda yerini almıştır. Özellikle dikkat çekmek isterim ki; bu zafer, belli kesimler tarafından tekrar köpürtülen "Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi" yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biridir.

Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş, hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir.

Köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır.

Arapların yanı sıra Berzenci, Niyazi ve Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır.

Tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu.

"TÜRK, KÜRT VE ARAP İTTİFAKI STRATEJİK ÖNEMDE"

Zaferin bu yönü, sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt ve Arap ittifakının ne kadar stratejik bir önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz.

Saraybosna'dan Üsküp'e, Bakü'den Kudüs'e, Bağdat'tan Şam ve Halep'e kadar nice kardeşimiz ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş ve kara toprağı kanlarıyla sulamışlardır.

Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği net bir şekilde görülmüştür.

"KİMSE KARDEŞLİĞİMİZİ BOZAMAZ"

Bugün de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız, bir duvarın tuğlaları misali birbirimize kenetlenmemizdir.

Kökenlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz, hayat tarzlarımız veya siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; bunların hepsi bizleri bölen değil, beşeri ve fikri zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir.

Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde her türlü farklılığı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak ve kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin diliyle konuşmak durumundayız.

Türkiye; Kürt, Arap, Türkmen ve Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşarak, ortak tarih ve ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmaktadır. Bu, tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek ve övülecek bir politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir.

Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek, hem tarihimize hem de istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır.

"TARİHİMİZİN İFTİHAR VESİLESİ"

Bugün tarihimizin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül Amare Zaferimizin 110. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu destansı zaferle Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1. Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır.

Bu zaferde başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subayla birlikte toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır.

Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa, askerlerini "Aslanlarım, Bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında şühedamızın ruhları şad-u handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum." diyerek tebrik etmişti.

18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer kutlarken onlara şu emri veriyordu; "18. Kolordu'nun aslan yürekli erleri! Cenab-ı Hakk'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun.

Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum.

"ALLAH İNSANLIĞA HİZMET YOLUNDAN AYIRMASIN"

Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere tüm cephelerde kahramanca mücadele eden askerleri ve tarih boyunca "İ'la-yi Kelimetullah" uğrunda can veren şehitleri rahmetle yad eden Erdoğan, AK Parti teşkilatına da teşekkür etti.

Erdoğan, "Cenab-ı Allah muhabbetimizi, danışmamızı ve dayanışmamızı; sınana sınana bugünlere gelen yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Rabbim son nefesimize kadar bizleri millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın." duasında bulundu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri