Cübbeli Ahmet olarak da bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Yalova’da 6 teröristin öldürülüp 3 polisin şehit olduğu IŞİD operasyonuna ilişkin emniyete önceden 1500 sayfalık dosya teslim ettiklerini, bunun 80 sayfasının Yalova’yla ilgili olduğunu iddia etti.
Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Yalova’da 3 polisin şehit olduğu, 6 IŞİD mensubunun öldürüldüğü operasyona ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Ünlü, emniyet birimlerine IŞİD yapılanmasına dair kapsamlı bir dosya sunduklarını belirterek, bu dosyanın 80 sayfasının yalnızca Yalova’daki yapılanmaya ayrıldığını söyledi.
Ünlü’nün açıklamaları, Yalova’nın uzun süredir IŞİD’in Türkiye içindeki yapılanmalarından biri olduğu yönündeki iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle örgütün bazı şehirlerde kendisine ait toplanma alanları ve binalar kullandığına dikkat çeken Ünlü, “Bu yapılara nasıl ve neden izin veriliyor?” sorusunu yöneltti.
“1500 sayfadan fazla dosya teslim ettik”
Emniyetle yürütülen temaslara değinen Ünlü, yaklaşık iki ay süren bir çalışma sonucunda kapsamlı bir rapor hazırladıklarını ifade etti.
Ünlü, savcılığın bu süreçte bilgilendirildiğini, kendilerinin doğrudan savcılığa gitmediğini ancak emniyetin özel birimlerinde ifade verdiklerini belirtti.
Hazırlanan dosyanın 1500 sayfadan fazla olduğunu söyleyen Ünlü, “Bu dosyanın 80 sayfası sadece Yalova’ya ayrılmıştı. Yani mesele münferit değil, yıllara yayılan, göz ardı edilemeyecek bir tablo var” dedi.
“Paylaşımların tamamında Halis Bayancuk çıkıyor”
Ünlü, Yalova’da polisleri şehit eden saldırganın dijital geçmişine de dikkat çekti.
Söz konusu kişinin sosyal medya ve dijital paylaşımlarında IŞİD’in Türkiye’deki önde gelen isimlerinden Ebu Halis Bayancuk’a ait içeriklerin yoğun şekilde yer aldığını belirten Ünlü, şu ifadeleri kullandı:
“Bu şahsın tüm paylaşımlarında Halis Bayancuk çıkıyor.
Buna rağmen hâlâ bu isimlere büyük alanlar açılması, binlerce kişinin toplandığı yerlerde faaliyet göstermelerine izin verilmesi kabul edilemez.”
Ünlü’nün açıklamaları, son dönemde IŞİD operasyonlarının artmasına rağmen örgütün bazı bölgelerde hâlâ sosyal ve fiziki alanlar bulabildiği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Yalova’daki operasyon sonrası ortaya çıkan tablo ise, güvenlik politikalarının yalnızca operasyonlarla değil, örgütlenme zeminlerinin tamamen ortadan kaldırılmasıyla ele alınması gerektiği tartışmasını yeniden alevlendirdi.