Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen "COP31 Yolunda Sıfır Atık Kampı" görüşmelerine katılan önceki COP zirvelerinden üst düzey isimler, Türkiye'de gerçekleşecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi'nin iklim müzakerelerine ivme katacağını söyledi.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında Antalya'da düzenlenecek. Yılın en önemli iklim zirvesi olarak görülen toplantı öncesinde çalışmalar sürerken, Sıfır Atık Vakfı 6-8 Şubat tarihlerinde İstanbul'da düzenlediği "Zero Waste Retreat" etkinliğiyle zirveye yönelik bir hazırlık kampı gerçekleştirdi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş başkanlığında düzenlenen toplantıda vakıf danışmanları, üst düzey temsilciler, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu üyeleri ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu'nun kilit paydaşları bir araya gelerek COP31'e giden yol haritasını ele aldı.
Etkinliğin katılımcılarından, Azerbaycan'da düzenlenen COP29'un Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Nigar Arpadarai ve Brezilya'nın ev sahipliğinde düzenlenen COP30'un Üst Yöneticisi (CEO) Ana Toni hem tecrübelerini hem de kamp boyunca yaptıkları çalışmaları AA muhabirine anlattı.
COP29'un özellikle 300 milyar dolarlık iklim finansmanı kararıyla öne çıktığını hatırlatan Arpadarai, Paris Anlaşması’nın 6. maddesi ve karbon piyasalarının işler hale getirilmesi gibi konularda önemli adımlar atıldığını söyledi.
- "Birleştirici gündemin önemine inanıyoruz"
Bakü'deki zirvenin iklim müzakerelerine ivme kazandırdığını, öte yandan masada yapılması gereken pek çok iş olduğunu belirten Arpadarai, "Uygulama COP’u" olarak anılan COP30’la birlikte artık alınan kararların hayata geçirilmesi gerektiği bir döneme girildiğini dile getirdi.
Arpadarai, "Şimdi ise Türkiye'deyiz. Önümüzdeki birkaç ay boyunca Türkiye, bir ekip olarak bu küresel sürece hazırlanacak. Tüm paydaşları bir araya getiren bu gibi etkinlikler, özellikle giderek kutuplaşan dünyada oldukça önemli. Savaşların, çatışmaların ve oldukça istikrarsız koşulların hakim olduğu bir dönemdeyiz. Bu bağlamda iklim konusu birleştirici bir gündem niteliği taşıyor ve biz de bu birleştirici gündemin önemine inanıyoruz. Bu nedenle Türkiye’nin küresel iklim eylemi konusundaki çabalarını desteklemeye hazırız. Türkiye küresel diplomasiye katkı sunma konusunda büyük bir potansiyele sahip. Nitekim bunu yıllardır yapıyor, ancak kasım ayında tüm küresel iklim topluluğunu Antalya'da ağırlayacak olması, önemli bir ivme yaratacaktır." diye konuştu.
- "Sıfır Atık Vakfının çabaları gerçekten etkileyici"
Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen hazırlık toplantılarında tüm paydaşları bir araya getirme yönünde görüşmeler yapıldığını aktaran Arpadarai, şunları söyledi:
"COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu'nun dinamik bir ekibe ve Türkiye'nin devlet dışı aktörlerden ne istediğine dair net bir vizyona sahip olduğunu görmek memnuniyet vericiydi. Ayrıca Sıfır Atık Vakfının çabaları da gerçekten etkileyici. Zira Sayın Emine Erdoğan'ın liderliği sayesinde sıfır atık konusu küresel düzeye taşındı, BM Genel Kurulu gündemine girdi ve artık küresel bir harekete dönüşüyor. Vakıf, Şampiyonu'nun çalışmalarına önemli katkılar sunabilir. Bu işbirliğini görmek oldukça anlamlıydı. Biz de COP29 ekibi olarak gerek Türkiye’nin gerekse de Türkiye'nin Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu'nun bu süreçteki çabalarını desteklemeye hazırız. Kendilerine başarılar diliyoruz ve COP31’i sabırsızlıkla bekliyoruz."
- "COP'ta uzlaşıya dayalı kararlar almak zorlaşıyor"
Ana Toni ise COP30'u yürütme konusundaki deneyimlerini COP31 liderleriyle paylaşmak üzere İstanbul'a geldiklerini söyledi.
Dünyanın jeopolitik olarak zor bir süreçten geçtiği ve bu durumun herhangi bir COP'ta uzlaşıya dayalı kararlar alınmasını zorlaştırdığı değerlendirmesinde bulunan Toni, "Belem'de süreç bizim için de zorluydu. Ancak buna rağmen 56 kararı uzlaşıyla kabul etmeyi başardık. Bu nedenle bundan büyük memnuniyet duyuyoruz." şeklinde konuştu.
COP30 zirvesinde özellikle fosil yakıtlardan çıkmak için hazırlanması öngörülen "yol haritası" üzerine uzlaşıya varılmasa da önemli gelişmeler kaydedildiğini belirten Toni sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yıl boyunca bu başlıkların tartışılmaya devam edeceğine inanıyorum. Elbette bu konuların toplantı sırasında nasıl ele alınacağı ve nasıl yönlendirileceği COP31’in takdirinde olacaktır. Ancak COP’lar yalnızca bir toplantıdan ibaret değildir ve her şey yalnızca uzlaşıya dayalı kararlardan oluşmaz. Asıl önemli olan, yıl boyunca inşa ettiğimiz tartışma zemini ve ortaya koyduğumuz ortak anlayıştır."
Toni uzun süren müzakereler sonucu uzlaşılan konularda da artık aksiyon alınması gerektiğine işaret etti.
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği konusunda heyecanlı olduğunu dile getiren Toni, "Türkiye'nin liderliğinin ve elbette Avustralya ile birlikte yürütülecek sürecin, COP31'i son derece başarılı kılacağından yüzde yüz eminim." dedi.
Toni sözlerini şöyle tamamladı:
"Günümüzde COP'larda uzlaşı inşa etmek oldukça zorlaştı ve artık her COP'un tek ve büyük bir ana gündem maddesi olduğu bir dönemden söz edemiyoruz. Şu anda asıl mesele, daha önce alınmış tüm kararların nasıl hayata geçirileceğidir. Okyanuslar, elektrifikasyon, atık yönetimi, sıfır atık, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi pek çok farklı başlık bulunuyor. Dolayısıyla tek bir konunun tüm sorunları çözecek 'sihirli bir formül' olduğu düşüncesi yerine, bu alanların tamamında uygulamayı hızlandırmamız gerekiyor. Tüm başlıklarda ilerleme kaydettiğimizde, ancak o zaman herkesin bu sürece birlikte dahil olmasını sağlayabiliriz."