BİR ZAMANLAR AMERİKA…!

Alp Tufan

İyi bir çalışma haftası dilerim değerli okuyucularım.

Bir zamanlar AMERİKA(ONCE UPUN A TİME İN AMERİCA) işte bu film, baş rolünü ROBERT DE NİRO’nun oynadığı muhteşem bir filmdi.

İlk 1985 yılında HAVA HARP OKULU sinema salonunda izlemiştim.

Filmin o muhteşem müziklerini ENNİO MARİCONE yönetmen olarak muhteşem SERGİO LEONE’NİN son çalışması olan uzun metrajlı bir filmdi.

Sinemada filmi seyrederken ön sırada oturan ayrıldığım sevgilimle son görüştüğümüz yerdi.

Ben çok üzgündüm aynı filmde NOODLES (TAŞKAFA) takma lakabı ile filmin içinde yer alan DAVİD ARANSON ismi ile başrolü oynayan ABD Yahudi mafyasının konu edildiği NEW YORK LONG ISLAND mahallesinde geçen ve bir ömrün çocukluk gençlik,yaşlılık dönemini anlatan büyük bir hikaye.

Aslında gerçek bir hikayeyi anlattığı söylenir.

Filmin konusu Yahudi mahallesinde beş küçük çocuğun küçük yaştan itibaren arkadaşlıkları,Yahudi sosyal ve dinsel hayatı içinde mahalleden başlayarak Amerikada nasıl mafyadan geçiş yaparak ihanetler içinde saygın bir işadamı olan arkadaşının ciddi ihanetinden sonra yaşanan 30 yıl ve sonunda dramatik sonla konunun bitmesi,TAŞKAFA DAVİD’in filmin sonunda bir ÇİN haşhaş evine giderek,esrar içerek gözünün önünden tüm yaşadıklarının geçmesi ve sonrasında büyük bir KAHKAHA atarak filmin bitmesi.

Film bitti gerçek yaşama dönersek yaşadıklarımızı KÜÇÜK AMERİKA olarak şimdiye kadar görmemiz gayet makul olur.

Derin köklü ailelerden geldiğimiz zaman temelden yaşamın içinde maceralı fırtınalı hayatlar yaşadığımızda ülkeyi yöneten,ülkede siyasi askeri,güvenlik ve ekonomi yaşamına temelden hakim olmuş aileleri,kişileri,derin yapıları vs hepsini biraz biraz tanıyorsun, hadiseler ve zaman geçtikçe uzak kalsanda geçmişin bilgisi ile yeniye şablonu tak diye oturtuyorsun.

Dede gitmiş baba emekli olmuş oğul ,torun işleri götürüyorlar yine uzak kalsanda basın ve sosyal medyadan takip ettiğin bilgiler ile konuları çok çabuk anlıyor ve öğreniyorsun.

Nerden geldim buraya PASÖR deriz istihbarat lisanında birileri pasörlük yapıyor dışardan birileride içerden pası alıp sayı yapmaya çalışıyor.

Bugünlerde ABD merkez bankasının dolandırıldığı beş yüz milyon dolar zarara uğratıldığı iddiası ile fırtınalar esiyor ve ortalık önemli isimlerle kaynıyor.

Bir yerde ABD ermeni yapılanmasından bazı isimler bir yerden AZERİ kökenli oligarklar ve içerde dışarda bizden önemli kamu bürokratlarının ismi ve bir yerde işadamları.

Yani SİYASET,TİCARET,BÜROKRAT..

Bakıyorsunuz çok tabandan gelen hiçbir donanımı olmayan fakat aniden büyük bir yükseliş gösteren genç bir işadamı ABD başkanlık seviyesine çıkmış ve bu işleri becermiş.

Oteller,moteller tank ve zırhlı araçlar,vip uçaklar ve bir çok isim.

Ama en sonunda tüm sistem tökezliyor,ülkedeki en saygın ailelerin bile bu insanlarla isimleri ve ortak poz verdikleri resimleri çıkıyor.

Sonunda iş mahkemelere ve çeşitli karşılıklı suçlamalara dönüyor, konunun nereye evrileceği belli değil.

Aslında ülkeler tarihinde dönemsel hep bu işler yapılır,devletlerin istihbarat,askeri,siyasi güçlerinin üstündeki belirli yapılar çeşitli devletlerle paslaşarak bu işleri organize eder.

Mesela ABD ambargosu altındaki VENEZUELLA devletinin ALTIN stokları ülkemize taşınır.

Venezuella’ya RUSYA’DAN çeşitli askeri,sağlık,gıda yardımları taşınır.

Bu tip yüzlerce operasyon beş yıl gibi bir zaman zarfında yapılır bunun sonunda istenilen nihayi hadiseye getirilerek OPERASYON sonlanır ve bundan  sonuç alınması için bir hadiseler zinciri açılır.

Bunlar hedef alınmış ülkelerdeki siyasi ve ekonomik askeri sistemleri çökertmek ve zarar vermek için yapılır.

Özellikle SBK holding ile bugünlerde çıkan manzaraya yakında başka konular ile başka manzaralar eklenecektir.

Bu hatalar çünkü sonuçta bilinçli yaptırılan hatalar,buna halk bank davası dahildir.

ABD devleti bu sonu hatalı biten operasyondan şunu çıkartabilir kendi politikalarına artık balta olan eskimiş köhne yapısını , buna ABD taşoron yapısı diyelim tasviye etme düşüncesi çok mantıklı düşünülebilir.

Çünkü ABD bölgedeki yeni stratejik konularına uyum sağlayacak yepyeni bir sistem kuracaktır.

Eski köhnemiş sistem kendisine çok hata yaptırmak ile birlikte ciddi ekonomik külfetde olmuştur,bıkmışlardır.

Buna bir örnek vereyim ABD özellikle ülkemiz üstünden yaptığı skandal ile biten bir uluslararası operasyonu.

1980 li yılların ortasında ANKARADA parlatılan AFYON kökenli olan bir işadamımıza K.H bir çok şirket kurdurulmuş dönemin bir çok ihracat işleri yaptırılmıştı.

Bunlardan biride BC hava yolları idi.BC hava yolları ne yapmıştı AMBARGO altında olan İRANA IRAK ile savaştığı günlerde SİLAH taşımış CİA kontrolünde burdan elde ettiği emtiayıda yine kendi kontrolünde olan BCCI bankasıyla NİKARAGUA devletindeki kontralara ekonomik yardım olarak vermişti.

Hadise daha sonra ABD senatosunda patladı konu ABD li yarbay olan OLİVERT NORT kendisi bu operasyonun amiri olarak SENATO huzurunda sorgulanıp mahkeme edilerek dört yıl hapse çarptırılarak konu dünya kamuoyu önünde kapatıldı.

Burda TÜRKİYE’ deki hiçbir yetkili bu konudan dolayı sorgulanmadı dönemin bazı istihbarat üst düzey asker yetkililerinin adı geçti ama hiçbir kurum sorgulama yapmadı.

Hatta 1988 yılında merhum TURGUT ÖZAL beye parti kongresi sırasında ateş açan suikastçı AFYON Dazkırı ilçesinden çıktı.

Hatta merhum ÖZAL çok sonra bir açıklamasında eskiyi isteyen bazı kaçakçıların işi bana yapılan suikast dedi.

AFYON deyince bugüne kadar bir çok ismin  çeşitli konularda ADI geçiyor.

AFYONUN kaymağı derler ama bizim KONYA’NIN namını SINIFTA bıraktı:)

Bugünlerde bazı ismi ortaya çıkmayan gazetecilerin isimlerinin belirli bu konularla ilintili işler içinde ortaya çıkacağı söyleniyor.

Bu yeni bir şey değil bir yıldan fazla bir dönemde eski MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET EYMÜR bey ile gazeteci sayın YAVUZ OĞHAN beyin röportajında bu gazeteciler ile ilgili isim vermeden bu konunun kamuoyunda deşifre olacağı söylendi.

Bu olayların içinden TAŞKAFA DAVİD gibi uzaktan uzağa saklanarak son kırk yılda gezindik.

Ankara’nın o soğuk günlerinde üstümüze is yağdığı sabahları o sıcak ANKARA simiti ile kahvaltı yaptığımız o gençlik günlerimiz ,beyoğlunda refik ağbinin daha sosyete olmadığı günler, yakup ağbinin yeni açtığı o 1983 yılındaki mekan,İstanbul  barosu ve Beyoğlu entellektüelleri ile zarif işletmeciliği,baronun üstündeki ÇATI restoran’ta sevgililerimizle kaçamak masalarımız,BİZDE BİR ZAMANLARIN AMERİKASINI yaşadık.

Bu işler gelecek günlerin başka konularda habercisi gibi.

SAYGILARIMLA,

ALP TUFAN.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.