İnşaat sektöründe maliyetleri düşürmek ve çevresel etkileri azaltmak amacıyla geliştirilen BubbleDeck sistemi, geleneksel betonarme döşemelere alternatif olarak kullanılıyor.
Betonun taşıyıcı açıdan daha az işlev gördüğü bölümlerine yerleştirilen içi boş plastik küreler, döşemenin kendi ağırlığını yüzde 35'e kadar azaltabiliyor.
Danimarka'da ortaya çıkan teknoloji, Avrupa'nın ardından farklı ülkelerdeki inşaat projelerinde de değerlendiriliyor.
Betonun içine neden plastik küre koyuyorlar?
BubbleDeck sisteminde geri dönüştürülmüş plastikten üretilen içi boş küreler, çelik donatıların arasına yerleştiriliyor. Küreler, döşemenin taşıyıcı işlevine sınırlı katkı sağlayan betonun yerini alıyor.
Bu sayede döşemenin kendi ağırlığı geleneksel yöntemlere kıyasla yüzde 35'e kadar azaltılabiliyor. Yapısal dayanım ise beton ve çelik donatının birlikte çalışmasıyla sağlanıyor.
Üç farklı yöntemle uygulanıyor
Teknoloji, projenin ihtiyaçlarına göre üç farklı şekilde kullanılabiliyor:
Modüler sistem: Donatı kafesleri şantiyede yerleştiriliyor ve beton dökümü yerinde yapılıyor.
Ön döşeme sistemi: Fabrikada hazırlanan ince beton tabanlı elemanlar, şantiyede tamamlanıyor.
Prefabrik panel sistemi: Fabrikada üretilen döşeme elemanları montaja hazır halde inşaat alanına getiriliyor.
İnşaat maliyetlerini düşürebiliyor
Daha hafif döşemeler, kolonlara ve temellere aktarılan yükü azaltarak uygun projelerde malzeme ihtiyacını düşürebiliyor. Sistem ayrıca daha geniş açıklıkların oluşturulmasına olanak tanıyarak mimari tasarımda esneklik sağlıyor.
Çimento tüketiminin azalması, beton üretiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının sınırlandırılmasına da katkıda bulunuyor.
BubbleDeck'in uygulanabilmesi için döşeme kalınlığı, yük dağılımı, kolon bağlantıları ve deprem etkilerinin mühendislik hesaplarıyla değerlendirilmesi gerekiyor.