"Bakırköy'ün İlk Türk Okulu" Behramağa İlkokulu 141 Yıldır Eğitime Hizmet Veriyor

Bakırköy'de Türk çocuklarının eğitim görebileceği bir okul bulunmaması üzerine Hafız Behram Ağa tarafından 1885'te yaptırılan Behramağa İlkokulu, 141 yıldır ayakta kalan tarihi taş binasında nesiller yetiştirmeye devam ediyor.

Çocukluğundan itibaren Osmanlı sarayında eğitim gören, başmusahip ve hazinedar-ı şehriyari görevlerinde bulunan Hafız Behram Ağa, 5 Ekim 1880'de Sultan 2. Abdülhamid tarafından Darüssaade Ağalığı'na atandı.

Bakırköy'de Türk okulu bulunmadığını gören Behram Ağa, ilkokul çağındaki çocukların eğitim görmesi amacıyla yaklaşık 1000 metrekarelik arsa üzerine bugün de kullanılan taş okul binasını yaptırdı.

Mekteb-i İbtidai-i Behrami adı verilen okul, 1885'te yaklaşık 60 kız ve erkek öğrenciyle eğitime başladı.

Okulun ilk öğretmenleri arasında Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmed Rasim de yer aldı.

Ahmed Rasim, ilkokullarda okutulmak üzere "Yeni Usul Muallim-i Sarf", "Yeni Usul Muhtasar Sarf-ı Türki" ve "Resimli Küçük Tarih-i Osmani" gibi eserler hazırladı. Bu eserlerin bir kısmının temelini, Behramağa'da öğretmenlik yaptığı sırada dersleri için hazırladığı notlar oluşturdu.

Okulun öğretmen ve çalışanlarının maaşları dahil bütün giderlerini karşılayan Behram Ağa, okulun gelecekte kendi gelirini sağlayabilmesi için mevcut arsaya ek olarak yaklaşık 1500 metrekarelik alanda dükkanlar yaptırarak bunları eğitim kurumuna devretmeyi planladı.

Ancak bu planını gerçekleştiremeden 12 Ağustos 1887'de hayatını kaybetti.

Behram Ağa'nın varisinin bulunmaması üzerine okul binası ve arsası Sultan 2. Abdülhamid'in üzerine kaydedildi. Dört sınıflı okulda eğitimin aksamaması için Hazine-i Hassa tarafından aylık 600 kuruş ödenek ayrıldı.

Behrami'den Hamidiye'ye

Behram Ağa'nın ölümünden sonra okulun tarihinde yeni bir dönem başladı.

1889'da okulun kapısına "Mekteb-i İbtidai-i Hamidi" yazılı levha asılarak kurum Hamidiye İlkokulu adıyla eğitimini sürdürdü.

1902'ye gelindiğinde ise öğrenci sayısı 33'e düştü. Aynı dönemde Bakırköy'de bulunan kız ortaokulunun binasının yetersiz kalması ve ulaşımının güç olması nedeniyle tarihi okul binasının kız ortaokuluna dönüştürülmesine karar verildi.

Böylece okul, "İnas Mekteb-i Rüşdi-i Hamidi" adıyla kız öğrencilerin eğitim gördüğü bir kuruma dönüştü. Mevcut öğrenciler arasındaki kızlar burada eğitimlerine devam ederken erkek öğrenciler başka bir okulun ilk kısmına nakledildi.

Cumhuriyet'le yeniden Behram Ağa'nın adını aldı

Cumhuriyet döneminde okul, kurucusunun adıyla Behramağa İlkokulu olarak eğitim hayatını sürdürdü.

1997'de zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmasının ardından Behramağa İlköğretim Okulu adını alan kurum, eğitim sistemindeki sonraki düzenlemelerle yeniden ilkokula dönüştü.

Bugün Cevizlik Mahallesi'ndeki tarihi taş binasında Behramağa İlkokulu adıyla eğitim veren okul, Bakırköy'de başlayan 141 yıllık eğitim geleneğini sürdürüyor.

"Bu doku bizlere gelinceye kadar korunmuş"

Behramağa İlkokulu Müdürü Hüseyin Durmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun Bakırköy'de yapılan ilk Türk okulu olduğunu söyledi.

Durmuş, okulun farklı dönemlerde çeşitli amaçlarla kullanıldığını belirterek, "Tarihi, butik, küçük, güzel bir okul. İlk başlarda kız mektebi olarak kullanılmış, savaş döneminde üs olarak kullanılmış sonrasında yine okul olarak devam etmiş." diye konuştu.

Okulun 2014'ten itibaren ilkokul olarak eğitim öğretime devam ettiğini aktaran Durmuş, "Halen tarihi dokusunu korumaya çalışıyoruz. Yıllara rağmen çok sağlam bir bina. Yapılırken o kadar sağlam yapılmış ki 'ateş tuğla' diyorlar. Sağlam ve küçük, bu yüzden mevcudumuz 170-180 civarında." dedi.

Durmuş, okulda 7 dersliğin olduğunu, bir de okul bahçesinde sonradan yapılan ana sınıfı bulunduğunu dile getirdi.

Meslekte 35 yılını geride bıraktığını ve 2 yıldır Behramağa İlkokulu'nda görev yaptığını belirten Durmuş, tarihi bir okulda yöneticilik yapmanın beraberinde önemli bir sorumluluk getirdiğini anlattı.

Durmuş, "Tarihi bina olduğu için sorumluluğu çok zor. Normal binalarda olduğu gibi değişiklikler yapamıyoruz. Burada herhangi bir boya yapacağımız takdirde dahi biz yazışmalarla izin alarak yapıyoruz. Süreçte zorlanıyoruz ama bu doku, bu bina bizlere gelinceye kadar korunmuş, biz de korumaya devam ediyoruz. Umarım bizden sonraki nesiller de bu tarihi binalarda eğitim öğretim görmeye devam ederler." ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin tarihi bir binada eğitim gördüklerinin farkında olduklarını dile getiren Durmuş, "Tarih bize bu okulda ders veriyor. Burada olmaktan da mutluyum. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz çok mutlu. Okulumuz depreme karşı son derece dayanıklı." diye konuştu.


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri