Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütüne Yönelik Yeni Davada Sanıkların Yargılanmasına Başlandı

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanık hakim karşısına çıktı

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Serdar Sertçelik, Bora Kaplan ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar katılırken taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

Müşteki sanıklar Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

İddianamenin özetinin okunması ve sanıkların kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı, bir kısım sanık avukatlarının dosyalarının tefrik edilmesi ve dosya kapsamındaki dijital materyallere ilişkin dökümlerin birer örneklerinin sanık taraflarına açılması yönünde talep olduğunu bildirerek cumhuriyet savcısına söz verdi.

Savcı, birtakım olay olgularının birlikte değerlendirilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunarak mahkemeden, talebin reddedilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, avukatın taleplerini reddetti.

Söz verilen Bora Kaplan'ın "Operasyonu düzenleyen polisler de burada. Bunlar, FETÖ'den yargılanıyor." söylemi üzerine müşteki sanık sıfatıyla salonda yer alan polisler tepki gösterdi.

İzleyici kısmında bulunan Ayhan Bora Kaplan'ın yakınlarının da müşteki sanık polislere bağırarak tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı, Kaplan'ın yakınlarını duruşmadan çıkarırken sanık ve izleyicilere duruşmanın düzenini bozmamaları konusunda uyarıda bulundu.

Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Serdar Sertçelik'e söz verdi.

"Aynı dosyada hem gizli tanık hem sanık yapıldım"

M7 kod adıyla gizli tanık yapılma sürecini anlatan sanık Sertçelik, şu beyanda bulundu:

"Suç örgütünün başlangıcı olan 2021 yılında yapılan operasyonda benim adım geçmemektedir. 2023 yılında ise dosyada benim adım hiçbir şekilde geçmezken adım 15 gün sonra dosyaya giriyor ve gözaltı kararım çıkıyor. Şu an iddianamede yönetici olarak yer alıyorum. Dosyanın M7 kod isimli gizli tanığı benim. Aynı dosyada hem gizli tanık hem sanık yapıldım. Kendi kendimi suçlamak zorunda bırakıldım. Baskı ve vaatlerle gizli tanık yapıldım."

Emniyette mülakat odası olduğunu ve ön görüşme adı altında tehdit edildiğini öne süren Sertçelik, "Kendimi M7 olarak deşifre ettikten sonra kendi işlerine gelen kısımları dosyaya kazandırmışlar. Mülakat odasında insanları baskı ve şantajla istedikleri kıvama getiriyorlar ve ifade alıyorlar. Şevket Demircan, 'Bu dosyadan kurtuluşun yok. Öğretmen abin de tutuklanır' dedi. Beni bu dosyada yumuşak karnımdan, abimden vurdular. Bu dosyada hep abim üzerinden tehdit edildim. Ben gizli tanık olduktan sonra pasta kesip kutlama yaptılar. İşkence ve tehditler bitti." diye konuştu.

Sertçelik, Yunanistan'a kaçtığını, sınırda yakalanarak 4 gün tutuklu kaldığını, ardından sığınma talebinde bulunarak 2 yıllık geçici kimlik aldığını, bu süreçte kendisinden sürekli taleplerde bulunulduğunu ve belirli kişiler hakkında kumpas kurulmak istendiğini öne sürdü.

Yurt dışında olmasına rağmen ailesi üzerinden tehdit edildiğini söyleyen Sertçelik, ağabeyiyle Arnavutluk'ta buluştuğunu ve yurt dışına taşınmaya ikna ettiğini, bu gelişmeler nedeniyle duruşmaya katılmayacağını söylediğini beyan etti.

Sertçelik, ağabeyinin Nurullah Özgür Kopuk üzerinden tehdit edildiğini, Kopuk'un ağabeyinin iş yerine gönderildiğini ve bu süreçte yurt dışında sürekli yer değiştirdiğini, kısa süre sonra ağabeyinin gözaltına alındığını, Şevket Demircan ile yaptığı görüşmede, ifade vermesi halinde ağabeyinin serbest bırakılacağının söylendiğini ve bunu kabul ettiğini, ardından ağabeyinin bırakıldığını anlattı.

Duruşmaya, öğle arası verildi.

Davanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi "Ayhan" kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik'in aralarında bulunduğu 61 sanığın "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek", "kasten öldürme", "nitelikli kasten öldürme", "kasten yaralama", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "nitelikli yağma", "eziyet", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "suç üstlenme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenmişti.

İddianame, 17 Ocak 2024'de Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024'te açıklanmıştı. Örgüt elebaşı Bora Kaplan'a 68 yıl hapis cezası verilmiş, Bora Kaplan dışındaki 36 sanık ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezasına çarptırılmıştı.

Bölge Adliye Mahkemesi Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri göndermişti.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlanmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan'ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart'ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İddianamede, suç örgütü elebaşı Bora Kaplan, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.

Reporter: Neriman Senanur Torun

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri