RTÜK üyesi İlhan Taşcı, Aynı Yağmur Altında dizisindeki bazı sahnelerin toplumsal ayrışmayı tetiklediği gerekçesiyle inceleme başlatılması talebiyle dilekçe verdi.
RTÜK üyesi İlhan Taşcı, ATV'de yayınlanan "Aynı Yağmur Altında" dizisinin birinci ve ikinci bölümündeki bazı sahnelerin toplumsal ayrışmayı tetikleyici ve tahrik edici olduğunu belirterek, RTÜK tarafından inceleme başlatılması için dilekçe verdi. Söz konusu dizinin "domuz eti" sahnesi sosyal medyada tepki çekmişti.
RTÜK üyesi Taşcı, ATV'de yayınlanan "Aynı Yağmur Altında" dizisinin incelenmesi için RTÜK'e dilekçe verdi. Taşcı, "Dizinin her iki bölümünde, laikleri dinsiz ve dindar karşıtı gibi gösterme çabası bilinçli ve ısrarlı bir şekilde ekrana yansıtılmaktadır. Kışkırtıcı ve tahrik edici sahnelerinin Ramazan ayında ekrana getiriliyor olmasının da özel olarak değerlendirilmesi ve Üst Kurul tarafından incelenmesini kaçınılmaz hale getirmektedir. Dizinin yayınlanan bölümleri incelendiğinde, toplumsal ayrışmayı tetikleyici ve tahrik edici olduğu değerlendirilmektedir." ifadelerini kullandı.
Taşcı'nın dilekçesinde, "09.02.2026 tarihinde yayınlanan ilk bölümünde toplu taşıma aracında geçen sahnede, kadınların giyim tarzı üzerinden başlayan tartışmanın kısa sürede dini kimlikler, eğitim sistemi ve yaşam biçimleri üzerinden karşılıklı hakaret ve ötekileştirmeye dönüştüğü görülmüştür. Söz konusu sahnede, kadınların giyim tarzı üzerinden “çıplaklık” ithamında bulunulduğu, karşılıklı olarak dini ve ideolojik göndermelerle tartışmanın büyüdüğü, “Her yeri imam hatip yaptınız…”, “Müslümanlık öyle giyimle kuşamla olmuyor…”, “En azından o Hristiyanmış, sizin ne olduğunuz bile belli değil…”, “Beğenmiyorsan defol git Afganistan’a…” şeklinde kışkırtıcı ve tahrik edici ifadelerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Sahnenin ilerleyen kısmında tarafların birbirine yüksek sesle hakaret ettiği ve toplumsal gerilimi artıran bir atmosfer oluşturulduğu görülmektedir." denildi.
İkinci bölümdeki "domuz eti" sahnesine de dilekçede yer veren Taşcı, "16.02.2026 tarihinde yayımlanan ikinci bölümde ise aile yemeği sahnesinde masaya “Roasted Pork” (domuz eti) yemeğinin getirilmesi üzerine dini hassasiyetler üzerinden tartışma yaşandığı görülmüştür. Sahnede; “Hepimiz Müslümanız sonuçta tabaklarımızda haram bir yemeğe yer yok”, “Hristiyan gelinin bile senden saygılı”, “Domuza gelene kadar binbir türlü haram yediğiniz var” şeklinde ifadeler kullanılmış; dini inanç ve yaşam tarzı üzerinden karşılıklı itham ve yargılayıcı söylemlere yer verilmiştir.
Söz konusu sahnede de dini değerler ve inanç tercihleri üzerinden tarafların birbirini aşağılayan, dışlayan ve kutuplaştıran bir dil kullandığı; dramatik kurgu içerisinde verilmekle birlikte, toplumsal hassasiyetleri kışkırtıcı ve tahrik edici içeriklerin yoğun şekilde ekrana taşındığı görülmektedir." ifadelerine yer verdi.
Taşcı'nın dilekçesinin devamı şöyle:
"Dizinin her iki bölümünde, laikleri dinsiz ve dindar karşıtı gibi gösterme çabası bilinçli ve ısrarlı bir şekilde ekrana yansıtılmaktadır. Kışkırtıcı ve tahrik edici sahnelerinin Ramazan ayında ekrana getiriliyor olmasının da özel olarak değerlendirilmesi ve Üst Kurul tarafından incelenmesini kaçınılmaz hale getirmektedir. Dizinin yayınlanan bölümleri incelendiğinde, toplumsal ayrışmayı tetikleyici ve tahrik edici olduğu değerlendirilmektedir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yayın hizmetlerinin; “Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemeyeceği” hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin (e) bendinde ise yayın hizmetlerinin; “Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamayacağı” düzenlenmiştir.
Somut olayda, ilk bölümde dini kimlikler ve yaşam tarzları üzerinden karşılıklı aşağılayıcı ve dışlayıcı ifadelerin yer aldığı; ikinci bölümde ise dini hassasiyetler üzerinden gerilim üretilerek toplumun belli kesimlerinin ötekileştirildiği görülmektedir. Bu yönüyle söz konusu yayın içeriğinin 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı maddenin ilgili diğer bentlerinde ise yayınların insan onuruna saygılı olması ve ayrımcılık içermemesi gerektiği düzenlenmiştir.
Bu içeriklerin RTÜK tarafından görmezden gelinmesi, Üst Kurulca değerlendirilmemesi; dizi içeriğinin onayı anlamına gelecek ki, bu da kabul edilemez.
Somut olayda, hem ilk bölümde hem de ikinci bölümde dini kimlikler ve yaşam tarzları üzerinden karşılıklı aşağılayıcı, kışkırtıcı ve toplumsal kutuplaşmayı artırabilecek ifadelerin yer aldığı; bu yönüyle yayın içeriğinin 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde düzenlenen yayın ilkeleri kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu itibarla söz konusu dizinin 09.02.2026 ve 16.02.2026 tarihlerinde yayımlanan ilk ve ikinci bölümlerinin 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri kapsamında incelenmesi, ilgili uzmanlar tarafından raporlandırılması ve konunun ilk Üst Kurul toplantısında gündeme alınması hususunu arz ederim."