Ataşehir Belediyesi Soruşturmasında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'i Hapse Götüren İtiraflar: 10 Milyon Dolar Rüşvet Verdim!

Ataşehir'de 'ruhsat' pazarlığı cezaevinde bitti! Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve ekibini tutuklatan rüşvet dosyasından, '10 milyon dolar verdim' diyen iş insanlarının şoke eden itirafları ortaya çıktı.

Ataşehir'de 'ruhsat' pazarlığı cezaevinde bitti! Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve ekibini tutuklatan rüşvet dosyasından, '10 milyon dolar verdim' diyen iş insanlarının şoke eden itirafları ortaya çıktı. Sahte makbuzlardan, teknedeki lüks tatillere, 'çöp konteyneri' kılıflı nakit transferlerinden 'Pound' taleplerine kadar Ataşehir'deki yolsuzluk ağının tüm şifreleri gözler önüne serildi...

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve ekibini cezaevine gönderen süreç, rüşvet çarkının içinde yer alan isimlerin şok edici itiraflarıyla aydınlandı.

Özellikle bir iş insanının "10 milyon dolar rüşvet verdim" beyanı ve rüşvetin "çöp konteynırı bağışı" gibi yöntemlerle nasıl gizlenmeye çalışıldığına dair detaylar, dosyayı sarsıcı bir noktaya taşıdı.

"10 MİLYON DOLAR VERDİM, YİNE DE DOYURAMADIM"

Soruşturmanın en kilit ismi olan TRC İnşaat sahibi Hümeyra Ökçün, savcılık ifadesinde rüşvet çarkının işleyişini saniye saniye anlattı.

Ökçün'ün itirafları, belediyedeki hiyerarşik rüşvet düzenini gözler önüne serdi:

Ökçün, projelerinin iskan ve ruhsat işlemleri için yaklaşık 10 milyon dolar ödeme yaptığını iddia etti. İskan sürecinde sorun çıkınca Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile görüştüğünü belirterek, "Başkan'a 'İstediğiniz bütün paraları verdim, yine de iskanımı vermiyorsunuz' dedim" ifadelerini kullandı.

Rüşvetin her zaman döviz üzerinden talep edildiğini söyleyen iş insanı, "Paraları hep Dolar, Euro veya Pound olarak istiyorlardı. Başkan'ın İngiltere işleri olduğu için özellikle Pound talep edildiğini öğrendim" dedi.

RÜŞVETİN PERDELEME YÖNTEMİ: ÇÖP KONTEYNERİ

İtirafçıların beyanlarına göre, rüşvet paraları doğrudan nakit olarak alınamadığında "belediyeye bağış" kılıfına sokuluyordu:

Mağdur iş insanları, ruhsat alabilmek için belediyenin yönlendirdiği belirli firmalardan milyonlarca liralık çöp konteyneri almak zorunda bırakıldıklarını anlattı. Ancak ödemesi yapılan bu konteynerlerin hiçbir zaman belediyeye teslim edilmediği, paraların elden alınarak şüphelilere dağıtıldığı saptandı.

Ramazan aylarında veya bayramlarda dağıtılmak üzere binlerce adet lüks market ve mağaza hediye kartı istendiği, bu kartların başkan yardımcılarının şoförlerinin evlerinde bulunduğu kayıtlara geçti.

"TEKNEMDE AĞIRLADIM, ARABAM EMRİNDE DEDİM"

Rüşvet verenler ile belediye yönetimi arasındaki samimiyet, teknik takibe de takıldı.

İfadelere göre; Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız’ın, rüşvet veren iş insanın Bodrum’daki teknesinde tatil yaptığı, taraflar arasında "Teknem ve arabam emrinde" şeklinde mesajlaşmalar olduğu tespit edildi.

Öte yandan, Yıldız’ın şoförü Çağlar Kaya’nın evinde yapılan aramada, ihtiyaç sahiplerine dağıtılması gereken 700 adet BİM ve A101 hediye kartı ele geçirildi. Ayrıca, rüşvet olarak aldırılan iPad ve telefonların Yapı Kontrol Müdürü ve yakınlarının kullanımında olduğu, yapılan aramalarda bu cihazların bulunduğu kaydedildi.

SAHTE EVRAK SKANDALI BARDAĞI TAŞIRDI

İtirafçı Hümeyra Ökçün, 3.5 milyon Euro daha rüşvet istenmesi üzerine kendisinin garanti istediğini ancak belediyenin kendisine sahte tahakkuk fişi düzenlediğini anlattı.

Ömer Adıgüzel adına düzenlenen bir fişin üzerinin "tipekslenerek" (silinerek) kendi bilgilerinin yazıldığını fark edince, bu durumu Başkan ve yardımcılarına mesaj atarak "Sahte harç da düzenliyorsunuz, tebrik ederim" dediğini, bu mesajdan sonra tehdit edildiğini dile getirdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri