AŞK OLSUN, DAHA NE OLSUN?

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

AŞK OLSUN, DAHA NE OLSUN?

Bazı kelimeler vardır; anlamları güzel olduğu hâlde günlük dilde onları nedense başka bir duygunun içine yerleştiririz.

“Aşk olsun” da böyle bir söz.

Birinin hoşumuza gitmeyen bir davranışı karşısında söyleriz:

“Aşk olsun, bunu da mı yaptın?”

“Aşk olsun, böyle konuşulur mu?”

Oysa düşününce insanın aklına bir soru geliyor:

Aşk ne zamandan beri sitemin dili oldu?

Aşk kötü bir şey değil ki…

Aşk sevgidir.
Aşk gönül vermektir.
Aşk, insanın bir başkasına, bir işe, bir ideale bütün kalbiyle bağlanabilmesidir.

Öyleyse “aşk olsun” neden güzel bir dilek olmasın?

Belki de kelimeleri değil, kelimelere yüklediğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz gerekiyor.

“Aşk olsun”u da sitemin dilinden çıkarıp sevginin yanına koyabiliriz.

Bir insan güzel bir davranışta bulunduğunda:

“Aşk olsun!”

Bir dost gönlümüzü hoş ettiğinde:

“Aşk olsun, daha ne olsun!”

Hayata, insana ve iyiliğe bakarken:

“Aşk olsun!”

Ne güzel olurdu.

Çünkü aşk yalnızca iki insan arasındaki bir duygu değildir. Bir annenin evladına sevgisinde, bir insanın vatanına bağlılığında, bir sanatçının sanatına duyduğu tutkuda da aşk vardır.

Ve aşkın belki de en çok yakıştığı yerlerden biri çalışma hayatıdır.

İnsan ömrünün önemli bir kısmını işiyle geçirir; zamanını, emeğini, zihnini, bazen de bütün gönlünü ona verir.

Bu yüzden öteden beri sevdiğim bir söz vardır:

“Kişi işinin ya muhtacıdır ya da aşığı.”

İşinin muhtacı olan, ondan öncelikle geçimini bekler; işinin âşığı olan ise yaptığı işe yalnızca zamanını ve emeğini değil, gönlünü de katar. Yorulur ama yüksünmez; karşılaştığı güçlükleri yük değil, yolun tabii bir parçası sayar.

Çünkü onun için iş, yalnızca geçimini sağlamanın değil, kendisini gerçekleştirmenin ve hayata bir iz bırakmanın da yoludur.

Şükürler olsun ki biz de bugüne kadar işimizin yalnızca muhtacı değil, aşığı olmaya gayret ettik.

Yıllar geçse de çalışma isteğimizin eksilmemesini; yeni bir şey öğrenmenin, üretmenin, yazmanın ve faydalı olmanın hâlâ heyecan vermesini biraz da buna borçluyuz.

İnsan işini seviyorsa haftanın günlerini çalışmak ve yaşamak diye iki ayrı dünyaya bölmez. Takvim ilerler, yaş ilerler; fakat yaptığı işe dair heyecanı varsa çalışma hayatı yalnızca tüketmez, aynı zamanda besler.

Belki de mesele çok çalışmak değil, severek çalışabilmektir.

Bunu gündelik hayatın içinde de sık sık görürüz.

Bazen aynı malzemeyi kullanan, aynı tarifi uygulayan iki kişinin yaptığı yemek birbirinden bambaşka olur. Güzel olanı tattığımızda hemen o bildik sözü söyleriz:

“Sevgisini katmış.”

Bu söz boşuna söylenmiş değildir.

Çünkü insanın yaptığı işe gösterdiği özen, sabır ve gönül, sonunda ortaya çıkana da siner.

Demek ki bazen farkı yaratan malzeme değil, ona katılan gönüldür.

Çalışma hayatında da böyledir.

İşini aşkla yapan insanın mutluluğu kendisiyle sınırlı kalmaz. O özen ve gönüllülük yaptığı işe, oradan da işinin muhataplarına geçer.

Bir doktorun hastasına yaklaşımında, bir öğretmenin öğrencisine anlattığı derste, bir esnafın müşterisini güler yüzle karşılamasında bunun izini görmek mümkündür.

İşini aşkla yapan insan böylece yalnızca yaptığı işten haz duymaz; başkalarının da memnuniyetine, huzuruna, hatta kimi zaman mutluluğuna vesile olur.

Belki de iş aşkının en güzel tarafı tam burada saklıdır:

İnsanın kendi mutluluğunu, yaptığı iş aracılığıyla başkalarının mutluluğuna dönüştürebilmesi.

Çünkü insan işinin aşığıysa yaptığı şey yalnızca “iş” olmaktan çıkar; hayatının anlamlı bir parçasına dönüşür.

Belki de bazı kelimeleri değil, onlarla birlikte unuttuğumuz güzellikleri yeniden hatırlamanın zamanı gelmiştir.

“Aşk olsun” diyelim.

Ama bu kez sitem etmek için değil.

Sevgiye aşk olsun.
Dostluğa aşk olsun.
Emeğe aşk olsun.
Yaptığımız işe aşk olsun.

Hele bir de yaptığımız iş, bizim mutluluğumuzu başkalarının mutluluğuna dönüştürüyorsa…

Aşk olsun.

Daha ne olsun?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.