ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesinin (NOAA) Arktik Raporu'na göre, Ekim 2024-Eylül 2025 döneminde Arktik'te yüzey hava sıcaklıkları, 1900'den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Bölgede son 10 yılın tamamı ölçüm tarihinin en sıcak yılları arasında yer alırken 2006'dan bu yana kaydedilen ortalama yıllık sıcaklık artışı küresel ortalamanın iki katından daha hızlı gerçekleşti.
Arktik Konseyi'ne bağlı çalışan Arktik Flora ve Faunanın Korunması (CAFF) Grubu verilerine göre, iklim değişikliğinin hızlı şekilde hissedildiği Arktik, yıl içinde yaklaşık 200 kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Bu türler, dünya genelindeki kuş türlerinin yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor.
Bölgede özellikle su kuşları, kıyı kuşları ve deniz kuşları öne çıkarken, ötücü kuşların sayısı ve çeşitliliği daha düşük seviyede kalıyor. Kuş türlerinin büyük bölümü yılın yalnızca kısa bir dönemini Arktik'te geçirse de bölge, bu türlerin özellikle üreme dönemleri açısından önemli bir yaşam alanı niteliği taşıyor.
- Kuş kayalıkları ve puffinler görüntülendi
TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü tarafından temmuzda gerçekleştirilen 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında yüz binlerce deniz kuşuna ev sahipliği yapan ve dik bazalt kayalıklardan oluşan Alkefjellet "kuş kayalığı" ile kutup bölgesinin simge türlerinden puffinler, doğal yaşam alanlarında gözlemlendi.
Arktik'teki deniz kuşlarının iklim değişikliğinin ekosistem üzerindeki etkilerini en hızlı yansıtan canlı gruplarından biri olduğunu belirten Yılmaz, "Deniz suyu sıcaklığı, deniz buzu ve besin kaynaklarındaki değişimler, kuşların beslenme, göç ve üreme davranışlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferleri sırasında kuş türlerinin ve dağılımlarının kayıt altına alınmasını bilimsel çalışmalarımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz." dedi.
Svalbard Takımadaları'ndaki kuşların ve yuvalama alanlarının Svalbard Çevre Koruma Kanunu kapsamında çok sıkı şekilde korunduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bölgede özellikle kuş kolonilerinin rahatsız edilmemesine yönelik önemli kısıtlamalar bulunuyor. Son yıllarda Yüksek Patojenik Kuş Gribi'nin (HPAI) Arktik'te görülmesi bu gözlemleri daha kritik hale getirdi. Alkefjellet gibi büyük kuş kolonileri ve puffinler yalnızca etkileyici görüntüler sunmuyor. Aynı zamanda hızla değişen Arktik ekosisteminin durumunu anlamamız için önemli göstergeler sağlıyor."
- Seferdeki gözlemler çevre koruma kurallarına göre yapılıyor
TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise Arktik'in, iklim değişikliğinin etkilerinin en hızlı gözlendiği bölgelerden biri olduğunun altını çizdi.
Seferlerde atmosferden denizlere, buzullardan canlı yaşamına kadar farklı bileşenleri birlikte değerlendirerek uzun dönemli bilimsel kayıt oluşturmaya çalıştıklarını anlatan Özsoy, çalışmaların, bölgenin hassas ekosistemine zarar vermeden ve Svalbard'ın sıkı çevre koruma kurallarına uygun şekilde yürütülmesinin, hem bilimsel bilgi üretimi hem de bölgenin korunması açısından önem taşıdığını aktardı.
Seferde elde edilen görsellerin, Arktik'teki kuş yaşamının ve değişen çevresel koşulların belgelenmesine katkı sunması, aynı zamanda gelecekte yürütülecek bilimsel çalışmalar ve farkındalık faaliyetleri açısından tamamlayıcı bir kaynak oluşturması bekleniyor.