Anneler Günü Kutlu Olsun! Bir de “Dişil ve Eril” Üzerine:

Prof. Dr. Mustafa TÖZÜN

Bugün 10 Mayıs 2026, Pazar.

Her yıl mayıs ayının ikinci pazarında kutlanan anneler gününe eriştik.

Kadim çağlarda, mayıs ayının doğada bahar, canlılık, doğurganlık çağrışımları yapması ana tanrıçalara adanan törenleri de beraberinde getirmişti. Kaynaklarda Antik Yunan ve Roma’da bu törenler vardı, dense de ben dünyanın her yerinde tanrının dişil yönüne dair benzer ritüellerin olduğunu söylemek isterim. Anadolu’da Kybele kültünü hatırlatmak isterim.

Mayıs ayı ile anne arasındaki ilişkiyi de şöyle izah edelim: Türkçedeki “mayıs” ayı, Latincede "anne, büyük anne, yaşlı kadın" anlamına gelen “Maia” sözcüğünden türemiştir. Bu kelime, Roma mitolojisinde Tanrıların elçisi Merkür'ün (Hermes) annesi olan tanrıça Maia'dan gelir. Romalılar, baharın gelişiyle birlikte bu ayı annelik ve bereketle ilişkilendirdikleri için yılın beşinci ayına Maius (Maia'nın ayı) adını vermişlerdir.

Modern Anneler Günü'nün hikâyesi ise 19. yüzyıl Amerika'sına dayanır: Ann Jarvis'in Vizyonu (1850'ler): Anna Jarvis'in annesi Ann Jarvis, Amerikan İç Savaşı sonrasında yaralı askerlere yardım eden ve toplumsal barışı teşvik eden bir aktivistti. 1850'lerde "Annelerin Dostluk Günü" adıyla savaşta karşı karşıya gelen aileleri barıştırmayı amaçlayan bir fikir ortaya attı. Ann Jarvis 1905'te vefat edince, kızı Anna Jarvis, annesinin bu fikrini hayata geçirmek için büyük bir kampanya başlattı. Politikacılara, iş insanlarına ve dini liderlere mektuplar yazarak anneleri onurlandıracak özel bir gün yaratılması için uğraştı.

Anna Jarvis'in çabaları sonucu ilk resmî Anneler Günü etkinliği, 10 Mayıs 1908'de Batı Virginia'daki Grafton'da bir kilisede düzenlendi. Annesinin 20 yıl boyunca Pazar okulu dersleri verdiği bu kilisede 407 kişinin katılımıyla gerçekleşen törende her bir anneye beyaz karanfil dağıtıldı.

Kısa sürede popülerleşen bu gelenek, 1914'te ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından Mayıs ayının ikinci Pazarı olarak resmen ilan edildi. Ardından dünyanın dört bir yanındaki ülkeler bu geleneği benimsedi (1).

**

Tarihçe yukarıdaki gibi. Böyle anlatınca herhangi bir kutlama günü gibi geliyor. Oysaki anneleri ve anneliği her şeyden ayrı tutmak ve hak ettiği en üst mevkiye yerleştirebilmek şuuruna erişebilmeli!

Tıpkı sevgililer günü ve benzerlerinde olduğu gibi anneler gününü de kapitalizmin hediye adı altında ticari emellerine alet etmemeli.

Anne, tanrısal yaratımın bir tezahürüdür. Doğurganlık bir lütuf, doğum ise kutsaldır. İslam geleneği anneyi Besmele’de de yer alan “Rahim” esması ile özdeştirir. Rahim ve fetüs, “Vav” harfi ile sembolize edilir.

**

Anneler çocuklarından maddi hediyeler istemez. Anne ve çocuk iki bedeni paylaşan bir candır. Karşılıksız sevgi ve alma-verme dengesinin veriş yönü annede kendisini gösterir.

Baba, annenin yerini asla tutamaz. Babalar Günü de var örneğin. Bizde ve pek çok ülkede haziran ayının 3. Haftası kutlanır ancak fark etmişsinizdir, Babalar günü Anneler Günü kadar önemsenen bir gün değildir. Fedakâr babalar üzülmemeli. Bunlar doğa ile uyumlu gerçekler. Babanın iyi bir baba olmasının altında da bir erkeğin içindeki gizli dişil yön yatar, diye görüşümüzü biraz daha çarpıcı bir hale getirip sunalım.

**

Sözlerimizi günümüz dünyası ve uluslararası politika ile bağdaştırarak toparlayalım: Anneler korumanın, koruyuculuğun (Rahim) ve barışın, huzurun, şefkatin temsilcileridir. Bununla birlikte dünya, bildiğimiz tarih boyunca hep hırs, ihtiras, rekabet, düşmanlık, kıskançlık ve hâkim olma duygularının boyunduruğunda savaşlara, çatışmalara ve kan dökülmesine sahne olmuştur. Feministlerin radikal söylemleri gibi, dünyayı kadın liderler yönetirse barış gelir, gibi sözler söylemeyeceğim. Kadın liderlerle de öyle bir değişim olmaz çünkü. Karıştırdığımız şey tam da burada ortaya çıkıyor.

İnsanları kadın ve erkek olarak ayırıyoruz ve kutuplaştırıyoruz. İster istemez böyle oluyor. Tasavvufi olarak bunu açıklarsak, zahiri görüp batını göremediğimizden böyle oluyor, diyebilirim. Oysaki her insan zahirde erkek ve kadındır. Oysaki her erkeğin içinde bir dişil yön, her kadının içinde bir eril yön yatar. İktidar ve hükmetme veya savaşma gibi duygular eril enerjiye ait. Bu enerjiyi kendisinde baskın kılan insan lider olmak veya rakiplerini alt emek hırsına bürünebiliyor. Bu enerji eril enerjidir. Erkeklerde olduğu gbi kadınlarda da eril enerji baskın olabilir. Bu nedenle kadın siyasetçiler ve kadın liderlerle barış gelmez, diyorum. Onların zahiri kadın, batını erildir.

Bunun tersi de mümkün. Güçlü ve otoriter bir baba figürüne alışık olsak da çocuklarıyla arkadaşlık ilişkisi kuran, onlara yemek hazırlayan, bir anne gibi üzerine titreyen babalar da var. Onlar da aslında içlerindeki dişil yönü ortaya çıkaran erkeklerdir.

Yanlış anlaşılmasın. Adam gibi kadın, kadın gibi erkek, demek istemiyorum. İnsanın ruhani ve duygusal yönlerine değiniyorum. İnsanın biyolojik olarak aldığı cinsiyet ile dişil ya da eril yönünden biri baskın olsa da diğer tarafını görmezden gelmemesinin sağlıklı olduğunu vurgulamak istiyorum. Yani babalar da kadın duygularını taşır ve annelik yapabilirler. Bu güzel ve sağlıklıdır. İnsanlık için hayırlıdır. Eski kuşakların yaşadığı sorunlardan kurtulmaktır ayrıca. Hatırlayın. Otoriter bir aile reisi olarak görünmek için çocuğunun başını dahi okşayamayan babalar yok muydu? O babaların kendilerine ettiği zulmü düşünün.

Bu konuda yol gösterecek bir makaleyi kaynaklara ekliyorum. Makalenin başlığı: “Jung Perspektifinden Maskülenlik”. Bireyselleşme sürecinde, bireyin içsel çatışmalarını çözmesi ve kadınsı ile erkeksi nitelikleri arasında denge kurmasının önemi yönünden makaleyi okuyabilirsiniz.

**

Bugün, yazıyı çok uzatmayacağım. Anneler gününüz kutlu olsun!

Kaynaklar:

  1. Anneler Gününün Gerçek Tarihi. https://bianet.org/haber/anneler-gununun-gercek-tarihi-9779 (Erişim: 10.05.2026).
  2. ERBEKİR, B., & KARAAZİZ, M. (2024). Jung Perspektifinden Maskülenlik. PEARSON JOURNAL, 8(29), 1591-1598.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.