ANKARA KORİDORU

Sadullah Özcan

PKK desteğini Öcalan tartışması ile gizlemek

Daha şehitlerin kanı yerde dururken olay nasılda siyasi arenada sulandırılarak farklı yerlere çekildi?

İlk defa şehitler konusunda iktidarı ve muhalefeti ile birlikte kuru bir taziyenin ötesinde ciddi bir tepki ortaya konulduğunu gördük şükür derken bir anda nasıl “PKK’yı yok sen çok destekledin, yok ben az destekledim. Yok, senin desteğinin belgesi şu açıklama, yok şu mektup” tartışmalarına döndüğünü anlamadım.

AK Parti’nin İstanbul’u kaybetme telaşıyla terörist başının kardeşi Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkarması ve İmralı mektubu büyük hata ve eleştirilmesi baştan aşağı doğru. Benimde halen aklım havsalam almaz. Bütün AK Parti tabanı da bunu yadırgadı. Fakat bu konuda gözden kaçırılan bir nokta var. AK Parti kurmayları gözden kaçırılan bu noktayı halen ifade etmekten aciz.

AK Parti’yi savunacak halde değilim. Çünkü İstanbul ve Ankara seçimlerinde AK Parti o kadar büyük hata yaptı ki; adeta seçimleri alın dedi.  Bu işin başka yönü.  

Terörist başının kardeşi Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılması ve İmralı’dan mektup olayı hangi ortamda gerçekleşti? İşte bu ortam unutulursa ve bunu anlatmakta ‘Süt dökmüş kedi gibi’ suçlu psikolojisi ile bakarsa anlatılamaz.

Oysa AK Parti ‘denize düşen yılana sarılır” psikoloji ile her zaman önüne çıkacak büyük bir hata yapmıştır. O da şudur; CHP belediyeleri almak için PKK’sın siyasi ayağı olan HDP ile açıkça anlaşmıştır. HDP bu nedenle çok sayıda ilde aday göstermemiştir. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya, İzmir, Aydın, Muğla, Ordu, Malatya, Eskişehir, Bursa illeri buna örnektir. Bu illerden bazılarında eğer HDP aday gösterseydi CHP kesinlikle kazanamazdı. Bunların başında İstanbul, Ankara, Mersin ve Adana vardır. Antalya, Aydın, Muğla, Eskişehir gibi iller ise kritik bir konum alırdı.

Bu işin en bariz örneği İstanbul’dur. Eğer İstanbul seçimlerinde HDP aday gösterseydi 31 Mart’ta AK Parti açık ara seçimi alırdı. Zaten ilk seçimde AK Parti sandık zafiyetinden kaybetmişti.

Gelinen noktada önceki yazımda vurguladığım gibi akıl tutulması yaşanmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun 5 sorusu ile gündeme getirdiği Terörist başının mektubu ve kardeşi Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkışında düğümlenen tartışmalar karşısında AK Parti suçluluk psikolojisine girdi. Oysa İstanbul’da açıkça HDP’nin desteği ile seçim kazanan CHP’dir. Sıralanan 5 soruyu soracak en son kişi Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’dir.

Madem iktidar 13 vatandaşı kurtarmakta aciz kaldı. O zaman CHP neden elindeki imkânları kullanmadı? HDP ile ittifak kurmayı aklına getiren CHP neden 13 vatandaşın PKK’nın elinden kurtarılmasını aklına getirmedi? AK Parti’nin soramadığı soruları biz soralım o zaman.

Sayın Kılıçdaroğlu 6 yıldır PKK’nın elinde bulunan ve şehit olan 13 vatandaşımız için siz bugüne kadar ne yaptınız?

Oysa 31 Mart’ta PKK’nın siyasi kolu HDP ile yaptığınız seçim işbirliği sırasında bu vatan evlatlarının kurtarılması için HDP yöneticilerinden talepte bulunabilirdiniz.

Pervin Buldan’ın ‘Bir süre misafir edilecekler’ sözünü hatırlayıp iktidarın başarmadığını başarabilirdiniz.

Seçimlerde HDPPKK’den talep ettiğiniz desteği neden 13 vatan evladınızı kurtarılması yönünde kullanmadınız? 

24 Haziran 2018 seçimleri öncesi Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması ihtimaline karşılık HDP’nin desteğini almak için yaptığınız görüşmelerde neden bu 13 vatan evladının kurtarılması aklınıza gelmedi?

Her fırsatta Demirtaş’ın serbest bırakılmasını isterken karşılığında neden 13 vatan evladının serbest bırakılması aklınıza gelmedi?

Demirtaş’ın eşinin doğum gününü kutlamak aklınıza geliyor da 13 vatan evladının kurtarılması neden aklınıza gelmez?

Kayıkçı kavgasına dönen bu tartışmayı kesin. Hiç olmazsa 16 Şehidimizin ruhları daha fazla incinmesin.

Kalın sağlıcakla…