Çimsa ÇBK Mersin Kadın Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası (EuroCup) finalinde Yunanistan’ın Athinaikos Qualco takımına 77-75 yenilmesine rağmen ilk maçı deplasmanda 5 sayılık farkla kazandığı için şampiyonluğa ulaştı ve Anadolu’dan çıkıp Avrupa Kupası kazanan ilk basketbol takımı oldu.
Kulüp başkanı Serdar Çevirgen, genel menajer Aslı İnceer, Ceren Naz Büyük, kaptan Asena Yalçın ve başantrenör Ekrem Memnun (soldan sağa).
Çukurova Basketbol Kulübü (ÇBK) Mersin tesislerinden içeri adım attığınız anda anlıyorsunuz, burası sadece bir spor tesisi değil. Bir fikrin, bir inancın ve belki de en önemlisi bir ‘aidiyetin’ merkezi. ÇİMSA ÇBK Mersin, Anadolu’dan çıkıp Avrupa’da şampiyonluk kazanan ilk basketbol takımı oldu. Oyuncular şampiyonluğa giden yolda zamanlarının çoğunu bu tesiste geçirdi. Yunan takımı Athinaikos Qualco karşısında kazanılan kupa, Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan inancın da sembolü oldu. Yıllardır İstanbul merkezli görülen basketbol düzenine karşı Mersin’den yükselen bu başarı, doğru yapı ve kararlılıkla Anadolu’nun neler yapabileceğini gösterdi.
‘Hayalim gerçekleşti’
Ekrem Memnun, ÇİMSA ÇBK Mersin Başantrenörü
Bu başarı hakkında neler hissediyorsunuz?
Anadolu’dan bir takımla Avrupa Kupası kazanmak hayalimdi. Kişisel olarak çok mutluyum. Hayatım basketbolun içinde geçti, 37 yıldır antrenörlük yapıyorum. Anadolu’nun müthiş bir potansiyeli var ama yeterince desteklenmiyor. Bundan sonrası için ‘Mersin’in yaptığını biz de yapabiliriz’ motivasyonu ortaya çıkabilir. Genç bir kulüp ama müthiş işler yaptılar.
Çoğu kulüpte olmayan bir tesise sahipsiniz...
İlk gördüğümde “Param olsa yapacağım tesis budur” dedim. Oyuncuların her türlü ihtiyacı karşılanıyor burada. Tüm ekip, oyuncuları kızları gibi görüyor. Bence tesisin de şampiyonluğa etkisi oldu. Takımda yok ama enerji vampiri biri bile olsa bence bu tesiste değişir.
Üstelik bir şahıs kulübü...
Başkanın (Serdar Çevirgen) bebeği gibi burası. Her şeyle ilgileniyor, bu baskı da yaratıyor, evet ama bence çok iyi. Kazanmak için her şeyi yapmak istiyor.
Galatasaray’la EuroLeague (Avrupa Şampiyonluğu, 2014) Kupası’nı kazandınız. Şimdi yine bir Avrupa Kupası. Sizin için Avrupa başarılarının koçu diyebilir miyiz?
Ben Galatasaray’da büyüdüm. Altyapısında oynadım, orada antrenörlüğe başladım. Hayatım Galatasaray’da geçti. İlk olmak çok zor ama bu yolda bir sürü şey öğrenildi. 1999’da Euro-
league’de Final Four’a yükseldik ve
bu Türk basketbolu için ilkti. Rio Olimpiyatları’nda milli takım koçuydum, bu da çok önemliydi. Yani bana dünya koçu da
diyebiliriz. Anadolu takımını çalıştırma hayalim de gerçekleşti.
◊ Bundan sonrası için başka hayalleriniz var mı?
Hayaller bitmez. ‘Whiplash’ çok sevdiğim bir film. Hayatım boyunca ben de kendi Charlie Parker’ımı (caz müzisyeni) aradım. Drazen Petrovic’imi (basketbolcu)... Ama karşıma çıkmadı. Keşke çıksa, katkı yapacak donanımda olduğumu düşünüyorum.
◊ Antrenörlüğe ilgi de arttı. Gençlere tavsiyeniz nedir?
Kendilerini geliştirmek istiyorlarsa sınırsız imkân var. Basketbol tarihini iyi bilmeleri lazım. Çok taktik konuşuluyor ama oyunun ruhunu da anlayabilmek lazım.
‘Zirvede bırakayım dedim’
Asena Yalçın, ÇİMSA ÇBK Mersin takım kaptanı
Basketbola nasıl başladınız?
İzmirliyim, herkes Adanalı sanıyor ama. 13 yaşımda Ceyhan’a transfer oldum ve profesyonelleştim. Antrenörüm o zamanki beden eğitimi öğretmenimdi. Ailem İzmir’de kaldı. Üniversiteyi Çukurova Üniversitesi’nde bitirdim. 10 sene Ceyhan’daydım, sonra Mersin. Bu tarafları seviyorum galiba. İzmir’e benziyor, denizi var...
Anadolu’nun Avrupa’da kupa kazanan ilk kulübünde oynamak nasıl bir his? Tesisiniz de güzel...
Hep finallerdeydik. Hep bir adım yaklaştık ama kaybettik. Çok hak ettiğimizi düşünüyorum. Zor bir seneydi, sakatlıklar vardı. İlk geldiğim zaman “Burada mı idman yapacağız” dedim. Burası kadın basketboluna yapılan bir yatırım. Eşi benzeri olmayan bir yer ve aile ortamı çok önemli.
Haftanın kaç gününü tesiste geçiriyorsunuz?
Her gün (gülüyor)! Antrenman yapmayı seviyorum. Köpeklerim var, ikisiyle geliyorum, bahçede vakit geçiriyorum.
Kadın basketbolcu olarak ayrımcılığa maruz kaldınız mı?
Genelde ‘erkek sporu’ diye bakılıyor. Ben öyle bir söyleme maruz kalmadım ama. Fiziksel zorluk yaşıyoruz, güçlü olman lazım. Bazen bu yüzden “Erkek gibi görünüyorsun” diyorlar. Güç gerektiren bir spor yapıyoruz.
Basketbola ne kadar daha devam edeceksiniz?
Sakatlığımdan dolayı önümüzdeki sene oynamama kararı aldım. Başka şekilde takıma destek olmak istiyorum. “Zirvede bırakayım” dedim.
Koç burcusunuz. Bileğinizde ‘zero’ (sıfır) dövmesi var. Sıfırdan başlamak anlamına geldiğini söylediniz. Hayat felsefeniz bu mu?
Liderlik, kaptanlık bana çok uygun. Burcumdan geliyormuş zaten. Felsefem mücadele etmek, her şeye sıfırdan başlamak. Buraya tırnaklarımla kazıyarak geldim.
Kitaplarla da aranızın iyi olduğunu duydum...
Şu an yöneticilikle ilgili bir kitap okuyorum: ‘Bir CEO’nun Günlüğü’. Yazarı Steven Bartlett dünyanın en zenginleri arasında. Geceleri podcast dinlerim. Çok beğendiğim bir podcast var, yayıncının sesi huzur veriyor: ‘Ortamlarda Satılacak Bilgi’.
Son dönemde basketboldaki başarılarımızı nasıl görüyorsunuz?
Bence gelişiyoruz ve güçleniyoruz. Kadın basketbolunu izlemek zevk veriyor. En son 2018 Dünya Şampiyonası’na gitmiştim. O zamandan beri yoktuk, şimdi o heyecan tekrar geldi.
Kadınlara tavsiyeniz nedir?
Hayallerinin peşinden gitsinler, çalışan karşılığını alıyor. Bir şey yaşayıp pes etmek olmaz.
‘Taraftarımızın emeği çok büyük’
Esra Ural Topuz, ÇİMSA ÇBK Mersin oyuncusu
Özellikle Yunanistan’a karşı oynamak beni motive eden bir şeydi. Kazandığımız için çok mutluyuz. Çok çalıştık ve istedik! Mersin, Silifkeliyim. Bir Mersinli olarak çok daha özel benim için, 33 numara giyiyorum zaten.
Mersin çok güzel bir şehir. Dışarıdan gelen takım arkadaşlarımız burada yaşamayı çok seviyorlar. Anadolu’daki en çok taraftarı olan takımız bence. Bu kupayı birlikte kazandık. Taraftarımızın emeği çok büyük.