Soruşturma, toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla başlatıldı. Haluk Levent tutuklama kararının ardından cezaevine kelepçe takılarak gönderildi.
Haluk Levent, gözaltına alındığı soruşturma kapsamında verdiği ifadede, mali zorluklarının arkasındaki gerçeği açıkladı.Haluk Levent, içinde bulunduğu ekonomik darboğazı şu sözlerle özetledi: "Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler, benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu."
Levent, dernek kaynaklarının bu süreçte kesinlikle kullanılmadığını vurgulayarak, "Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap Derneği'nden para alıp oynamadım" ifadelerini kullandı.
"AHBAP’IN TÜM RAPORLARI DENETLENDİ"
Dernek bütçesiyle ilgili iddialara da yanıt veren Levent, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait tüm faaliyet raporlarının İçişleri Bakanlığı tarafından denetlendiğini ve herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Levent, "Eğer dernekten para alıp oynadığım iddia ediliyorsa, en başta İçişleri Bakanlığı'nın başmüfettişlerinin istifa etmesi gerekiyor" dedi.
"KASITLI BİR OPERASYON"
Gözaltı sürecinin zamanlamasına dikkat çeken Levent, Ahbap Derneği adına gerçekleştirilmek istenen bir taşınmaz devrinin engellendiğini öne sürdü. "Bu bilinçli, kasıtlı yapılan bir operasyondur" diyen Levent, süreci şöyle anlattı: "Ahbap Derneği'ne 80 milyon TL tutarında 20 daire vermek istedim. Tapu devrine bir gün kala engellenmesi sonucu, şu an örgüt üyesi muamelesi görüyorum. Eğer bir gün daha beklenseydi, Ahbap'tan Yeliz Kaya'ya çıkan paralar yasal bir şekilde kapanmış olacaktı."
"USULSÜZLÜK DİYEBİLİRSİNİZ AMA YOLSUZLUK DEĞİL"
İfadesinde kendi yönetim tarzını da eleştiren Haluk Levent, "Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz" dedi.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savunma hakkının kısıtlandığını belirten Levent, ifadesinin devamında susma hakkını kullanacağını beyan etti.
TUTUKLANDILAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı Ahbap Derneği soruşturmasında gözaltına alınan 38 şüpheliden 23'ü emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolü için Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'ne götürüldü.
Sağlık kontrolünden geçirilen 23 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Bir şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan 17 şüphelinin işlemleri sürüyor.
HALUK LEVENT DAHİL 19 KİŞİYE TUTUKLAMA TALEBİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen isimlerin savcılık ifadeleri sona erdi.
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı. Sulh ceza hakimliği, Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay'ın tutuklanmasına karar verdi.
ECE GÜNER'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ahbap soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren avukat Ece Güner, Haluk Levent’in deprem bölgesindeki acil ihtiyaçlar ve Ankara’da kurulacağı söylenen teknoloji parkı için kendisinden defalarca borç istediğini anlattı. Güner, ilk borçların kısa sürede geri ödenmesiyle güveninin kazanıldığını, ardından Levent’in yönlendirdiği Zafer Yay, Emrah Gödeliner ve Yeliz Kaya’ya ait hesaplara toplam 1 milyon 570 bin dolar karşılığı Türk lirası gönderdiğini söyledi. MASAK kayıtlarında Güner’in bu hesaplarla on milyonlarca liralık para hareketi bulunduğu belirlenirken, Güner “Bu kişileri tanımıyorum, IBAN’ları Haluk Levent gönderdi. Paraların nerede kullanıldığını bilmiyorum” savunmasını yaptı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren avukat Ece Güner’in emniyet beyanları ortaya çıktı. Şüpheli Ece Güner'e “suç örgütü kurma veya üye olma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarının yöneltildiği ve Güner'in bu kapsamda savunma yaptığı öğrenildi.
Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak kamuoyunda adı gündeme gelen Güner, Ahbap Derneğinde hiçbir görevi bulunmadığını, derneğin veya Haluk Levent’in avukatlığını yapmadığını savundu. Haluk Levent ile ilişkisinin, deprem döneminde yaptığı bağışların ardından başladığını anlattı.
YÜKLÜ BAĞIŞIN ARDINDAN OFİSİME ÇİÇEKLE GELDİ
Ece Güner, Hatay depreminden sonra Ahbap Derneğine yüksek miktarda bağış yaptığını belirtti. İfadesine göre Haluk Levent, bağışın ardından telefonla kendisine ulaştı ve ziyaret etmek istediğini söyledi.
Şüpheli Güner, Levent’in 2023 yılının mayıs veya haziran ayında elinde çiçek buketiyle İstanbul Levent’teki ofisine geldiğini anlattı. Bu görüşmenin ardından Levent’in deprem bölgesindeki sorunları gerekçe göstererek borç para istemeye başladığını öne sürdü.
İLK BORÇ 300-400 BİN DOLAR
Güner, Haluk Levent’in ilk aşamada kendisinden 300-400 bin dolar civarında borç istediğini söyledi.
Parayı doğrudan Levent’e değil, Levent’in gönderdiği farklı kişilere ait banka hesaplarına aktardığını belirten Güner, transfer açıklamalarına dolar tutarını ve “borç” ibaresini yazdığını ifade etti.
Güner’in anlatımına göre bu para, kısa süre içinde yine farklı hesaplardan kendisine geri ödendi.
“SAHADA ACİL KULLANILACAK” DEDİ
İlk borcun ödenmesinden yaklaşık iki hafta sonra Haluk Levent’in yeniden para istediğini öne süren Güner, gerekçe olarak deprem bölgesindeki su, ekmek ve yemek gibi ihtiyaçların gösterildiğini anlattı.
Güner, paraların neden şahsi hesaplara gönderildiğini sorduğunda, söz konusu kişilerin sahada görev yaptığı ve acil ihtiyaçlar nedeniyle bu yöntemin kullanıldığı cevabını aldığını söyledi.
İkinci borcun da iki veya üç hafta içinde geri ödenmesi üzerine Haluk Levent’e güven duyduğunu belirtti.
TEKNOLOJİ PARKI İÇİN 3 MİLYON DOLAR TALEBİ
Güner’in ifadesine göre Haluk Levent, Ağustos 2023’te Ankara’da Ahbap Derneği öncülüğünde büyük bir teknoloji parkı kurulacağını söyledi.
Projeyi bir hayırsever iş insanının üstlendiğini ve yaklaşık 3 milyon dolar bağış yapacağını ileri süren Levent’in, söz konusu kişinin parasının vergi sorunu nedeniyle geçici olarak bloke edildiğini anlattığı iddia edildi.
Levent’in, derneğin proje için çeşitli taahhütlerde bulunduğunu, bunların yerine getirilememesi hâlinde davalar açılacağını ve Ahbap’ın itibarının zarar göreceğini söyleyerek Güner’den 3 milyon dolar istediği öne sürüldü.
ŞAHIS HESAPLARINA 1 MİLYON DOLAR
Güner, bu kadar parasının bulunmadığını söylemesine rağmen Haluk Levent’in uzun süre ısrar ettiğini anlattı.
Daha önceki borçların zamanında geri ödenmesi nedeniyle güvenerek, Levent’in WhatsApp üzerinden gönderdiği farklı kişilere ait IBAN numaralarına yaklaşık 1 milyon dolar karşılığı Türk lirası gönderdiğini ifade etti.
Güner, Levent’in bağışın dernek hesabına geleceğini ancak kendisinden alınan paranın borç olması nedeniyle şahıs hesaplarına gönderilmesini istediğini söyledi.
BORCU ÖDEMEDİ, YENİDEN PARA İSTEDİ
Bir ay geçmesine rağmen ilk 1 milyon dolarlık borcun geri ödenmediğini belirten Güner, Haluk Levent’in kendisine çeşitli gerekçeler sunduğunu anlattı.
Levent’in, borcu yaklaşık üç ay sonra ödeyebileceğini söylemesine rağmen yeni borç taleplerinde bulunduğunu öne süren Güner, kendisine sağlık ve aile sorunlarına ilişkin acıma duygusu uyandıran hikâyeler anlatıldığını ifade etti.
Güner, daha önce verdiği 1 milyon doların üzerine farklı kalemlerde toplam 570 bin dolar karşılığı Türk lirası daha gönderdiğini söyledi.
TOPLAM 1 MİLYON 570 BİN DOLAR
Ece Güner, Haluk Levent’e verdiği toplam borcun 1 milyon 570 bin dolara ulaştığını belirtti.
Bu borca ilişkin Levent’in imzasının bulunduğunu söylediği bir tutanak hazırladıklarını anlatan Güner, söz konusu belgeyi soruşturma dosyasına sunduğunu ifade etti.
Güner, yaklaşık bir yıl süren girişimlerin ardından borcun dolar karşılığının tamamına yakınının, farklı hesaplardan parça parça Türk lirası olarak ödendiğini savundu.
AVUKAT DAYISI DEVREYE GİRDİ
Borçların uzun süre ödenmemesi üzerine avukat olan dayısı Togay Ülkü’nün devreye girdiğini belirten Güner, Haluk Levent’e hukuki yollara başvurulacağının bildirildiğini anlattı.
Bu görüşmenin ardından ödemelerin parça parça başladığını söyleyen Güner, 2024 yılının yaz aylarına doğru alacağının büyük bölümünü tahsil ettiğini belirtti. Buna rağmen tüm borcun eksiksiz ödenmediğini de ifade etti.
ZAFER YAY’A 21 MİLYON LİRA
MASAK raporuna göre Ece Güner’in hesaplarından Zafer Yay’ın hesaplarına üç işlemde toplam 21 milyon 20 bin lira gönderildiği belirtildi.
Güner, Zafer Yay’ı şahsen tanımadığını, yalnızca Haluk Levent’in kendisine verdiği IBAN numaralarından birinin sahibi olarak ismini hatırladığını söyledi.
Paraların kendi mesleki kazançlarından ve yıllar içinde oluşturduğu birikimlerden geldiğini savunan Güner, paranın Haluk Levent tarafından nerede kullanıldığını bilmediğini ifade etti.
EMRAH GÖDELİNER’LE 111 MİLYON LİRAYI AŞAN HAREKET
MASAK incelemesinde Ece Güner’den Emrah Gödeliner’e sekiz işlemde 47 milyon 904 bin 876 lira gönderildiği, Gödeliner’den Güner’e ise 13 işlemde 63 milyon 980 bin 950 lira aktarıldığı kaydedildi.
Güner, Emrah Gödeliner’i de tanımadığını ve söz konusu hesabın Haluk Levent tarafından kendisine bildirildiğini savundu. Karşılıklı para hareketlerinin, Levent’e verdiği borçlar ve bunların geri ödenmesiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü.
YELİZ KAYA HESABINDAN GERİ ÖDEME
MASAK kayıtlarında Yeliz Kaya’dan Ece Güner’e iki işlemde toplam 10 milyon 800 bin lira gönderildiği, Güner’den Kaya’ya ise 4 milyon 633 bin lira aktarıldığı belirtildi. Güner, Yeliz Kaya’yı şahsen tanımadığını, yalnızca Haluk Levent’in gönderdiği hesap sahiplerinden biri olarak bildiğini ifade etti.
Zafer Yay, Emrah Gödeliner ve Yeliz Kaya üzerinden gerçekleşen para giriş ve çıkışları toplandığında, rakamların Haluk Levent’e verdiği borcun Türk lirası karşılığıyla büyük ölçüde örtüşeceğini savundu. Aradaki farkın kur değişiminden kaynaklandığını öne sürdü.
“PARALARIN NEREDE KULLANILDIĞİNİ BİLMİYORUM”
Ece Güner, farklı kişilere ait hesaplara gönderdiği paraların tamamının Haluk Levent’in talebi ile aktarıldığını söyledi. Buna karşılık söz konusu paraların gerçekten deprem bölgesinde, teknoloji parkı projesinde veya başka bir faaliyette kullanılıp kullanılmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını belirtti.
Güner’in “Ben borç paraları Haluk Levent’in belirttiği kişilerin hesabına gönderdim ancak Haluk Levent’in bu paraları nerede kullandığını bilmiyorum” şeklindeki beyanı, soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.
“YARDIMSEVERLİĞİM SUİSTİMAL EDİLDİ”
Ece Güner, Ahbap Derneğinin faaliyetlerine yalnızca bağışçı olarak katıldığını ve hiçbir yönetim görevinin bulunmadığını savundu. Kendisinin mağdur olduğunu ileri süren Güner, “İyi kalpliliğimin ve yardımseverliğimin suistimal edildiğini düşünüyorum” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada banka hareketleri, borç tutanakları, transfer açıklamaları ve diğer şüphelilerin beyanlarının birlikte incelendiği öğrenildi.
YELİZ KAYA'NIN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Savcılık ifadesinde sigortalı bir çalışan olduğunu belirten Kaya, tüm banka hesaplarını Haluk Levent'in yönlendirmesiyle kullandığını iddia etti.
Kaya, "Ben sigortalı çalışan bir elemanım. Bütün hesaplarımı Haluk Levent'in söylediği işlemleri yaparak kullandım. Berkant Acil ile tek ilişkim yine Haluk Levent'in talimatlarıyla para göndermekten ibarettir. Benim Ahbap'la hiçbir bağlantım yoktur. İç işleyişini bilmiyorum. Ahbap Derneği ile benim hesabım üzerinden yapılan para transferleri tamamen onun talimatı ile yapıldı" ifadelerini kullandı.
"ÇEKLERDEKİ İMZALARI HALUK LEVENT ATTI"
Çeklerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia eden Kaya, "Benim adıma düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaları Haluk Levent benim imzam olarak kendisi attı. Hatta attığı imza benim imzam bile değil. Zaten bu yüzden çekleri piyasadan topladılar" dedi.
"TAŞINMAZLARI ONUN BORÇLU OLDUĞU KİŞİLERE DEVRETTİM"
Taşınmaz devirlerine ilişkin de beyanda bulunan Kaya, söz konusu işlemlerin Haluk Levent'in talimatıyla gerçekleştirildiğini ileri sürerek, "Taşınmazları Haluk Levent'in borçlu olduğu Esin Önder Çağlayan'a devrettim. Onun söylediği başka kişilere de devrettim. Devrettiğim kişileri tanımıyorum ama onlara borçlu olduğunu söylemişti. Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı. Beni kullanmış oldu" diye konuştu.
"ONUN YÜZÜNDEN BANKALARA BORÇLANDIM"
Kaya, "Ben çok zor durumdayım, tutukluyum. Haluk Levent beni kendi borçlarından dolayı yaktı. Onun yüzünden bankalara borçlandım, kredi kartlarım tükendi" ifadelerini kullandı.
6 TUTUKLAMA TALEBİ
Ahbap soruşturmasında gözaltına alınan 12 şüpheliden altısı tutuklama, altısı ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Tutuklanması talep edilen şüphelilerin Berkant Acil, Arif Sevik, Berk Ulu, Erkin Köse, M. Sait Köse ve Mert Ulu olduğu öğrenildi.
Öte yandan Ahbap Derneği'nin ve şüphelilerin mal varlıklarına el konuldu.
HALUK LEVENT'İN KARDEŞİ VE 3 KİŞİ DAHA TUTUKLANDI
Tutuklama istenen şüphelilerin arasında başka bir dosya kapsamında tutuklu olan Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de olduğu öğrenildi.
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan Berkant Acil'in de arasında bulunduğu 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
8 şüpheli ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
BİLİRKİŞİ HEYETİ AYRINTILI RAPOR HAZIRLAYACAK
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya hesabından Ahbap Derneği ile ilgili açıklama yaptı.
Bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verildiği duyurulan başsavcılık açıklamasında şöyle denildi:
- "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağış ve yardımların kullanımına ilişkin iddialar tüm yönleriyle incelenmektedir.
- Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla; toplanan bağış ve yardımların belirlenen amaçlar doğrultusunda ve ilgili mevzuata uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için alanında uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine karar verilmiştir.
- Bilirkişi heyeti tarafından; bağışların toplanması, aktarılması ve harcanmasına ilişkin tüm mali kayıtlar, banka hesap hareketleri, ilgili kişi ve şirketler arasındaki para transferleri ile soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgeler incelenerek ayrıntılı rapor hazırlanacaktır.
- Soruşturma; hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi esas alınarak, yalnızca somut bilgi, belge ve deliller doğrultusunda sürdürülmektedir."
ADALET BAKANI DA AÇIKLAMA YAPTI
Öte yandan, Adalet Bakanı Akın Gürlek de kararla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Bakan Gürlek, mesajında şu ifadeleri kullandı:
- "Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından aziz milletimizin fedakârlık ve dayanışma ruhuyla yaptığı her bağış, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere teslim edilmiş kıymetli bir emanettir. Bu emanetin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi, hem kamu vicdanının hem de vatandaşlarımızın adalete ve devlete duyduğu güvenin gereğidir.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine karar verilmesi, bağışların toplanmasından harcanmasına kadar bütün mali süreçlerin somut bilgi ve belgeler ışığında incelenmesi ve maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından önemli bir adımdır.
- Türk milleti; dünyanın dört bir yanında yardım bekleyen mazlumların imdadına koşan, ekmeğini ve imkânını paylaşmaktan hiçbir zaman geri durmayan necip bir millettir. Bu yardımseverliğin ve dayanışma duygusunun istismar edilmesine; iyi niyetle bağış yapan vatandaşlarımızın hayal kırıklığına uğratılmasına asla müsaade edilmeyecektir.
"KARŞILIKSIZ BIRAKILMAYACAK"
- Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile ilgili tüm kurumlarımızın güçlü koordinasyonu sayesinde milletimizin kutsal emanetine ilişkin iddialar hukuk zemininde, bütün yönleriyle ve titizlikle araştırılmaktadır.
- Şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışıyla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız, toplumsal dayanışmamızın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak hiçbir kişi, kurum veya yapı hukuki denetimin dışında değildir. Milletimizin merhamet duygusuyla yaptığı her bağışın nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı açıkça verilebilmelidir.
- Vatandaşlarımız müsterih olsun. Türk yargısı; algılara veya sosyal medya kampanyalarına göre değil, yalnızca somut delillere ve kanunlara göre hareket etmektedir. Milletimizin güvenine ve emanetine gölge düşüren iddialar sonuna kadar incelenecek; yardımseverlik duygusunu istismar eden hiçbir eylem karşılıksız bırakılmayacaktır."