Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında soruları yanıtladı. Göreve yeni başlayan Bakan Gürlek, "Hakka hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa, 86 milyon vatandaşımızın yanındayım. Mağduriyeti olan varsa benim kapım her bir vatandaşımıza açık" dedi. Meclis'teki yemin töreniyle ilgili, "Beni AK Partili vekillerimiz uyardı, 'Bir karışıklık bekliyoruz' yönünde. Keşke olmasaydı. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Millet Meclisi" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek'ten gündeme dair önemli açıklamalar geldi. A Haber televizyon kanalında canlı yayın programına katılan Bakan Gürlek, TBMM'de yaşanan yemin töreni olayıyla ilgili o gün neler yaşandığını anlattı.
ADALET BAKANI GÜRLEK: "86 MİLYONUN ADALET BAKANIYIM"
Bakan Gürlek, şunları söyledi;
"Ben düne kadar İstanbul Başsavcısı olarak karşınızdaydım. İstanbul 17 milyon şehir. İnşallah hakııyla yapmışımdır görevimi. Şimdi de sayınCumhurbaşkanımızın takdirleriyle Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, bekçisiyim. Adaletin olmadığı yerde güven sarsılır, kamu düzeni bozulur. Hakka hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa, 86 milyon vatadaşımızın yanındayım. Mağduriyeti olan varsa benim kapım her bir vatandaşımıza açık.
"BENİ AK PARTİLİ VEKİLLERİMİZ UYARDI, 'BİR KARIŞIKLIK BEKLİYORUZ' DİYE"
Türkiye'nin gündemine oturan TBMM'deki yemin töreninde meydana gelen kargaşayla ilgili, "Benim için farklı bir ortamdı Meclis'te olmak. Çok nazik bir ortam vardı. Kuliste herkesle el sıkıştı. Meclis kürsüsüne sayın İçişleri Bakanımızla birlikte davet edildik. Sonraki olayları sizler de gördünüz.
Olayların planlı olduğunu düşünüyor musunuz?
Örgütlü bir şey miydi bilemem ama o gün şahsım adına üzüldüm. Metin okurken birden ortalık karıştı. Orası Türkiye'nin en seçkin yeri. Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Beni AK Partili vekillerimiz uyardı, 'Bir karışıklık bekliyoruz' yönünde. Keşke olmasaydı. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Millet Meclisi.
Benim şahsım önemli değil, ben naçizane Akın Gürlek'im. Ama burası TBMM, Adalet Baknalığı bir kurum. Bunların yıpratılmaması gerekiyor. Bir saygınlığı, itibarı yıpratmamak gerekiyor.
Görüntüleri Cumhurbaşkanımız da izledi. Bunlar nahoş görüntüler. Meclisimize yakışmıyor. CHP Atatürk'ün kurduğu partidir. TBMM, AdaletBaknalığı gibi kurumlar kuruluşlar yıpratılmamalı.
İBB VE CHP BELEDİYELERİNE YÖNELİK YOLSUZLUK SORUŞTURMASI
Yolduzluk soruşturmaıs hakkında;
"Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor ki ben artık Adalet Bakanıyım. Bu konuda size sorduğunuzda bilgi verebilirim. Cumhuriyet Başsavcısı bir ihbar veya şikayet varsa harekete geçer.
"ŞÜPHELİNİN SIFATI SAVCIYI İLGİLENDİRMEZ"
Belediye başkanı mı, başka görevde mi diye bakmaz. Soruşturma makul şüphe üzerine başlatılır. Başlatılmaz sorun olur. İhbar varsa şahsın ünvanı bizi ilgilendirmez. Biz de bu şekilde soruşturmayı başlattık.
Yolsuzlukla ilgili ciddi iddialar vardı. Araştırdığımız zaman Beylikdüzü bağlantısı vardı. Para kulelerinde görüntülere yansıyan kişiler aynı zamanda soruşturmanın da baş şüphelileriydi. Bir kısmını yönetici, bir kısmını örgüt elemanı olarak yazdık.
"SANIK LEHİNE OLAN DELİLLERİ DE TOPLADIK"
Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir. Şahıslarla soruşturmayı karıştırmamak lazım. Makamları mevkileri cumhuriyet başsavcısını ilgilendirmez. Bizim başlattığımız soruşturmada da ciddi deliller vardı. Zaten soruşturma ilerleyince ciddi somut delillere dönüştü bunlar. Biz sanık lehine olan delilleri de topladık.
"MASAK RAPORLARI, DELİLLER, RAPORLAR VAR"
Ben Adalet Bakanıyım artık. Bu konular savcılarımızda. MASAK raporları, deliller, raporlar var. Mesela Aziz İhsan Aktaş'ın İBB'den alacağı var. Ama İBB benden rüşvet istiyor diyor. Bize Aktaş kanıt sunduğunda, şurada görüştüm, şu şubeden para çekip rüşvet verdim diyor, bunları araştırıp onaylıyoruz. Sonra diyor ki 'ben rüşveti verdikten beş dakika sonra hak edişim hesabıma yattı'. Bu da evraklarla kanıtlanan şeyler. Dosyaya ekledik.
Etkin pişmanlık başvurusunda bulunup iddiaları yeterli görülmeyen isimler oldu mu?
Etkin pişmanlık, ceza indirim sebebi. Hakimin takdirine göre bir indirim oranı gerektirir. Verdiği bilgilere göre hakimin kanaati şekillenir. Etkin pişmanlığa çok başvuru oldu. Mesela Ertan Yıldız, samimi beyanda bulunup tahliye olduktan sonra diğer sanıklar da 'biz de anlatalım ki, etkin pişmanlıktan faydalanalım' dediler. Böylece etkin pişmanlık sayısı arttı.
"ETKİN PİŞMANLIKTAN FAYDALANMAK İSTEYENLERİN BEYANLARINI DETAYLICA ARAŞTIRDIK"
Bize etkin pişmanlılk başvurusu yapıldığında biz araştırmasını yapıp kanıtlarını topladık. HTS ve baz istasyonu kayıtları, banka kayıtları, otel ya da mekan kamerası gibi belirtilen ifadeye göre yerleri ve unsurları araştırdık. Yani her etkin pişmanlık başvurusu sorgusuz kabul edilmedi.
"DURUŞMALARIN CANLI YAYINLANMASI TBMM İRADESİNDEDİR"
Yargılamaların televizyonda yayınlanmasıyla ilgili yasal düzenleme mevcut değil. Meclis iradesiyle canlı yayınlanabilir.
"MAHKEMELER SİYASİ PROPAGANDA VE SİYASİ ŞOV YERLERİ DEĞİLDİR"
Ayrıca belirtmek gerekir ki mahkemeler siyasi propaganda ve siyasi şov yerleri değildir.
Mahkemelerde görüntü almak ve kaydetmek TCK'ya göre suçtur. Bakırköy Başsavcılığı olarak Silivri'deki o görüntülere soruşturma başlattık. Duruşma slaonundan görüntü alınamaz, dışarıya servis edilemez. Bunlarla ilgili yeni düznelemeler gerekebilir.
"AVUKAT, ŞÜPHELİNİN NOTLARINI ALIP KAMUOYUNA İLETİYOR: BU KONUYU DÜZENLEYECEĞİZ"
Adalet Bakanlığı sürecimde şu konuda da arkadaşlarıma talimat verdim. Cezaevinde tutuklu avukatıyla görüşebilir. Ama tutukluluklarda şöyle bir yasal boşluk var. Avukatı gidiyor, tutukluya notlarını iletiyor. Sabah 8de geliyor avukat, gece yarısına kadar şüpheliyle görüşüyor. Birbirine not vermesi, dışarıya iletilmesi konusunda yasal bir boşluk var.
Normalde hükümlülerde notlar ve mektuplar idare tarafından görülmek zorundadır. Ama tutuklularda bu durum yok, avukat alıp notları mektupları iletebiliyor kamuoyuna. Bu konuda düzenleme yapacağız.
EKREM İMAMOĞLU'NUN CASUSLUK DAVASI
İddianame düzenlendi. Başsavcılık görevi sürecimde çok dikkat gösterdim. Ama Adalet Bakanı olarak bu konuda yorum yapmam doğru olmaz. Süreç Başsavcılık tarafından sürdürülüyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevi hem aleyhte hem lehte delilleri toplamaktır. Mahkeme heyetleri de bu delil durumlarına göre yargılama yapar. Mahkeme süreçlerine bizim yorum yapmamız doğru olmaz.
YASA DIŞI BAHİS SİSTEMİ VE FUTBOLDA ŞİKE
Ben İStanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığımda dediğim ilk şey ruhsatsız silah, ikincisi yasa dışı bahis konusuydu. Silahsız ruhsat konusunda çok şükür düzenleme yapıldı. Şiddet olaylarında azalma oldu.
Yasa dışı bahis milletimizin kanayan yarası. Gençlerimiz, ev hanımlarımız herkes muzdarip. Adliyemizde bir katip intihar etti. Bu konuda büyük operasyonlar yaptığımızı düşünüyorum. Adalet Bakanı olarak da yasal düzenleme varsa gerekeni yapacağız.
Tabi yasa dışı bahis şirketleri sürekli teknolojiyi takip ediyorlar. Siteyi kapatıyoruz, site adının sonuna nokta koyup yeniden açıyorlar.
BİR FUTBOLCUNUN BAHİS OYNAMASI BİZİM KANUNLARIMIZA GÖRE SUÇ DEĞİL
Aynı şekilde futbolda şike konusunda da şahıslara, isimlere, makamlara bakmadım gerekeni yaptık. Futbol temiz olmalı. Şike olmaması lazım. Sadece TFF'nin gönderdiği idari tüzüğe göe değil, MASAK raporları, HTS trafiklerine baktık.
Bir futbolcunun bahis oynaması bizim kanunlarımıza göre suç değil. Bunun şike olması için kendi maçına bahis oynaması lazım. Bu bile tek başına yeterli değil.
"MİLLETİMİZE SÖZ VERİYORUZ, YASA DIŞI BAHİSİN KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ"
Yasa dışı bahis konusunda milletimize söz veriyoruz. Sonuna kadar gideceğiz, kökünü kazıyacağız.
Yasa dışı bahis soruşturması gibi soruşturmalarda terör ve finans, dolandırıclık gibi konularda olduğu gibi gelen finansmanlar Türkiye'ye getiriliyor müsadere ediliyor.
Yeni sisteme geçtiler operasyonlarla birlikte. Aracı ödeme kurumlarına yöneldiler. Papara gibi şirketlere el koyduk, devlet yönetimine geçti. Aklama bürolarımız aracılığıyla devlet 80 milyar TL'lik kamu zararını ortaya çıkardı. Yani bu yasa dışı işlerin maliyeti buydu.
Yurt dışından da kanayan yara yasa dışı bahis ve kumar. Yeni bir birim kuruldu, çalıştay yapıldı, önemli adımlar atılıyor.
"GRİ LİSTEDEN ÇIKMA NOKTASINA GELDİK"
Adalet olmadan kalkınma olmaz. Eğer bir suç varsa sadec eben değil, tüm savcı arkadaşlarımız harekete geçer. Adalet kavramının ayaklarını oturtmak istiyoruz. Bir ülkede adalet, kamu düzeni ve hukuk varsa yatırım da gelir kalkınma da olur.
Gri listedeydik. Yasa dışı bahis, uyuşturucu operasyonları gibi konularla gri listeden çıkma noktasına geldik.
ÜNLÜLERE YÖNELİK UYUŞTURUCU OPERASYONLARI
Başsavcılığım dönemimde yasa dışı bahis ve uyuşturucu konusunda önemli irade göstereceğimi belirtmiştim. Uyuşturucu konusunda anne babalar çocuğunu ihbar ediyordu, evladımızı bu illetten kurtarın diye.
Uyuşturucu soruşturmasında süreç şöyle bi rüsreç var. İçicilik var, ticaretini yapmak var, teşvik etmek var.
Halk arasında atbiri içicilik olarak geçen eylemin 5 yıla kadar cezası var. Ama mahkeme, tedavi süreci için bir kereye mahsus yasal yaptırım uygulamıyor. İkinci kez içicilik eylemiyle itham edilirse suça girer bu.
İçicilerden dağıtıcıya, ondan torbayıcıya, ondan ana dağtıcıya ordan da barona ulaşıyorsunuz. Biz İstanbul'da dört ana dağıtıcıya ulaştık bu süreçte.
Bu operasyonlar rastgele yapılmıyor. Ben taahhür ediyorum, yasa dışı bahis gibi uyuşturucu illettinden kurtulmamız gerekiyor. Ne gerekiyorsa yapacağız Adalet Bakanlığı sürecimde de. Bu sürece, rehabilite edilme de dahil. Bunun için de gerekenleri yapacağız. Kocaeli'nde örnek pilot bir uygulamamız var. Topluma kazandırmak da önemli.
"İSTANBUL'DA BİR YALI VAR, ÜÇ GÜN BOYUNCA ORADA TOPLANIYORLAR"
İstanbul'da bir yalı var, üç gün boyunca orada toplanıyorlar. Kasım Garipoğlu diye bir şüpheli var. Ben buna müsaade etmedim. Biz kimi alıyoruz? Sadece kullanıcıları değil, organizaysonu sağlayan, teşvik eden, yer ve imkan sağlayanları aldık.
Bu süreçte işlem yapılan ama kamuyouna ismi açıklanmayan ünlüler konusunda açıklama yapmam mümkün ddeğil. Soruşturmanın gizliliği var.
Uyuşturucu operasyonlarında ünlülüler, göz önünde olanlar gözaltına alındı. Baronlar neden alınmıyor diye bir algı oluştu. Bu konuda neler söylersiniz?
Sistem alttan üste doğru giden bir sistem. Torbayıcıyı yakalıyorsunuz, dağıtıcya ulaşıyorsunuz. Ordan da barona ulaşıyorsunuz. Korkmaz gibi, Siirtli Naci gibi baronları da aldık.
Uyşturucunun uluslararası ayağında suçluların iadesi gibi anlaşmalarımız var. Dubai'den 6 kişi iade edildi en son. İkili temaslarımız sürecek. Değerli İçişleri Bakanımıza, daha önceki Adalet Bakanımıza, emniyet mensuplarımıza, jandarmalarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum.
Toplumda uyuşturucu ve soruşturma operasyonlarının başlatılmasında toplumda bir memnuniyet var. Uyuşturucu ile mücadele edince toplum rahatlıyor. Maalesef genç kızlarımız da etkinelniyor bazı bataklıklara düşüyor. Dijital medyada da teşhircilik şeklinde var.
Fuhuş ve uyuşturucu bataklığı birlikte işliyor. Bunlar da sosyal medyadan teşvik edilebiliyor. Bunların üzerine gideceğiz.
"SOSYAL MEDYADA YORUM YAPANIN KİMLİĞİ BELLİ OLCAK"
Sosyal medyada maalesef çok bilgi kirliliği var. Hükümler, kararlar veriliyor, hakim savcı arkadaşlar linç ediliyor. Sosyal medyayla ilgili bir yasa çalışması var. Yorum yapan kişinin kimliği mutlaka belli olacak. Yoksa itibar suikastı oluyor. Şahıs, bir açıklama yapıp hedef gösteriyorsa kimliği de belli olacak. Sosyal medya düzenlemesini destekliyorum.
"FETÖ BİZİM KESİNLİKLE KIRMIZI ÇİZGİMİZ"
FETÖ ile mücadele elbette devam edecek. Bütün başsavcılarımız teyakkuzda. Çünkü FETÖ devlet ve millet için tehdit. FETÖ ile mücadele kesinlikle bitmedi, sonuna kadar devam edecek.
FETÖ bizim kesinlikle kırmızı çizgimiz. Mücadelemiz devam edecek.
"YARGILAMALAR ÇOK GECİKİYOR 'ALO ADALET' HATTI KURACAĞIZ"
Şu an en büyük sorun, yargılanmanın gecikmesi. Bir boşanma, kira, kadastro davası çok uzun sürüyor. Sıfır Gecikme diye bir proje başlattık. ALO ADALET hattı kuracağız. Vatandaşın boşanma davası on yıldır bitmemiş. Ya da bir kira davası 8 celsedir devam ediyor. Vatandaş bu konuda mail ya da telefonla ALO ADALET hattına ulaşacak.
Hakim ve savcının dosyasına davasına kimse karışamaz. Bu hatla birlikte komisyon başkanımız hakim ve savcıya uzayan davayla ilgili fikirlerini soracak.
"BÜTÜN TİCARET MAHKEMELERİNİ TEK BİR BİNADA TOPLAMAYI PLANLIYORUZ"
İstanbul bir ticaret şehri. Ticaret mahkemeleri çok önemli. Çok davalar görülüyor. Pilot olarak İstanbul'da bütün ticaret mahkemelerini tek bir binada toplamayı planlıyoruz. Farklı ilçelerde ticaret mahkemeleri var, çok dağınık. Vatandaş ilçe ilçe dolaşmak zorunda kalıyor. Bütün ticaret mahkemeleri, bir binanın içerisinde olacak. Sadece bu davalara bakacak. Ticaret hakimlerimiz bu binada görev yapacak. Böylece süreçlerin uzaması engellenecek.
ÇOCUK YAŞTAKİ SUÇLULAR
Ben İstanbul'da başsavcı olarak görev yaparken Daltonlar, Çirkinler vs suç çetelerine operasyonlar yaptık. Bu çetelere katılımın engellenmesi lazım. Örgüt üyeleri bu çocukları kullandıysa ceza almalılar ayrıca.
Suç örgütleri kanundaki boşluktan faydalanarak çocukları kullanıyor. Yüremiz sızladı Minguzzi konusunda. Ailelerinin hep yanında olduk. Çocuk kavramını yeniden ele alamamız gerekiyor. 15-18 yaş gibi kavramlar var. Çalışmalarımız var yeniden ele alacağız.
Yasal düzenlemeyi yapacağız. Suça hazırlık süreci var, bir de suç var. Yaş aralıklarıyla ilgili düzenleme yapacağız. Sokak çetelerine göz açtırmayacağız. Bu konuda adeta heyecanlıyım, çetelerin üzerine gideceğiz. Kökünü kazıyacağız.