Abdurrahman Dilipak: Din ciddi anlamda zaafa uğradı

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim birey, gender üzerine değerlendirmelerde bulunduğu bugünkü yazısında “Biz bu tartışmaların içine durduk yerde düşmedik. İtildik, çekildik. Din ciddi anlamda zaafa uğradı.'' dedi.

Dinin akaidden başlayarak, ahlak ve muamelat boyutu geriledi ve din, bir kültürel aidiyete, ritüel, seremoni ve ikonalara indirgendi. Hayatın laikleştirilmesi, sekülerleştirilmesi de bunda etkili oldu. Servet, iktidar ilişkileri hem kişiyi, hem de cemaatin savrulmasına sebep oldu” düşüncesini dile getirdi.

“Anne-baba adları, din, mezhep kayıtlarının kimliklerden silinmesinin ardından toplumsal cinsiyet kimliğini ifade eden Gender’i de AB uyum programı çerçevesinde alnımıza çaktılar” diyen Dilipak, şöyle devam etti:

Ülkemizin CEDAW, İstanbul Sözleşmesi, Lanzarote belasından bir an önce kurtulması gerek. Bu konuda gerekirse referanduma gidilmeli. Eğitim ve yargıda ciddi değişiklikler şart. Bu süreçte aileden başlayarak Diyanet, STK’lar, herkes seferber olmalı. Belediyelere sorumluluk yüklenmeli.

Buraya nasıl geldik, şimdi ne yapmalıyız, gelecek içinde ideal ailenin nasıl olması gerektiği konusunda çalışmalar yapmalıyız.

Bir anda düşmedik bu çukura, bir anda da kurtulamayacağız.

Yediklerimize, içtiklerimize, çocukların oynadıkları oyunlara dikkat edelim. Daha söylenecek çok şey var. Aileler çocuklarına sahip çıksın. Çocuğumu İmam-Hatibe, İlahiyata gönderdim rahatlığı içinde olmasınlar.

Bakın bu “Onur yürüyüşü” dedikleri yasaların pozitif ayırımcılık emrettiği onursuzluğa destek verecek gençlerin bir kısmının bizim “dindar nesil”in çocukları arasından çıkarsa bu size sürpriz gelmesin. Biz uyurken, Tv’den magazinleştirilmiş din, Tv’den magazinleştirilmiş tarih öğrenirken çaldı birileri çocuklarınızı. Onlar Tv’lerdeki Reality Show’lar, yarışma programları, diziler ve moda akımların peşinden gidiyorlardı. Ramazan programlarının bile direklerarası eğlencelerine döndürüldüğünü fark etmedik bile. Hatta bu din, haram para ile servetlerini artıran, hak etmedikleri makamlarda oturanların hoşuna bile gitti. İnandığımız gibi yaşamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya başladık. Sistem kendi “Hoca”larını üretti. Bu konuya yine döneceğim. “

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri