İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılar sonucu hayatını kaybetti. 1989’dan bu yana İran yönetiminin en üst makamında ruhani lider olarak bulunan Hamaney’in yaşamı mücadeleyle geçti.
1939 yılında Meşhed’de doğan Hamaney, sade bir din âlimi ailesinin çocuğuydu. Babası Ayetullah Seyyid Cevad Hüseyni Hamaney, mütevazı yaşamıyla bilinen bir din adamıydı. Çocukluğunu yoksulluk içinde geçirdiğini kendi anlatımlarında sıkça vurguladı.
İlk eğitimini geleneksel mektepte aldı, ardından Meşhed’de dini eğitimini sürdürdü. Arapça gramer, fıkıh ve usul derslerini kısa sürede tamamladı; henüz genç yaşta ileri düzey ders halkalarına katıldı.
1957’de Necef’e gitti; burada Şii alimler Ayetullah Muhsin Hakim ve Mahmud Şahrudi gibi isimlerin derslerine katıldı. Ancak babasının isteğiyle İran’a döndü ve Kum’da eğitimini sürdürdü. Kum’daki yıllarında Ayetullah Burucerdi, Murtaza Hairi Yazdi ve özellikle Ruhullah Humeyni’nin derslerinde yer aldı. 1964’te babasının sağlık sorunları nedeniyle Meşhed’e döndü. Bu dönemi hayatındaki kırılma noktalarından biri olarak tanımladı.
TUTUKLAMALAR VE SÜRGÜN
1960 sonrası İran’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi’ye karşı gelişen muhalefet içinde aktif rol aldı.1963’te Muharrem ayı konuşmaları nedeniyle ilk kez tutuklandı. Takip eden yıllarda Savak* tarafından defalarca gözaltına alındı; işkence gördü, uzun süreli hücre hapsinde kaldı. 70’li yıllarda Meşhed’de verdiği tefsir ve Nahc’ül Belağa dersleri genç kuşaklar arasında etkili oldu. 1975’te yeniden tutuklandı ve ağır koşullarda cezaevinde kaldı. 1976’da üç yıl süreyle sürgüne gönderildi.
*Savak, İran’da Şah döneminin istihbarat ve iç güvenlik teşkilatının kısaltması.
1979’daki devrimle birlikte siyasi rolü kurumsallaştı. Devrim Konseyi üyeliği yaptı; ardından İslam Cumhuriyeti Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Savunma Bakanlığı’nda görev aldı, Devrim Muhafızları üzerinde denetim rolü üstlendi, Tahran Cuma imamlığı yaptı.
SEMBOL FOTOĞRAF
1980 yılında, İran’daki ABD Büyükelçiliği rehine krizi sırasında çekilen bir fotoğraf, Hamaney’in erken dönem siyasi profilinde hoşgörünün sembolü olarak kayda geçti. Hamaney rehin alınan bir ABD’liye “İstediğin zaman gidebilirsin” derken görülüyordu.
Rehine krizi, 4 Kasım 1979’da başlamış ve 444 gün sürmüştü. ABD Büyükelçiliği’ni basıp Amerikalıları rehin alanlar, İran devriminden sonra ortaya çıkan bir öğrenci grubuydu. Hamaney’in rehineleri ziyaret etmesi ve doğrudan temas kurması, dönemin atmosferine rağmen insani çerçevenin korunduğuna dair örneklerden biri olarak değerlendirildi.
Bundan bir yıl sonra, 1981 yılında Hamaney’e suikast düzenlendi: Girişimden yaralı kurtuldu ve aynı yıl cumhurbaşkanı seçildi, iki dönem görev yaptı.
RUHANİ LİDERLİĞE YÜKSELİŞ
1989’da Ruhullah Humeyni’nin vefatının ardından Uzmanlar Meclisi tarafından dini lider seçildi. Bu görevi 35 yıla yakın sürdürdü. Liderliği boyunca anayasa değişiklikleri, devlet yapısının yeniden düzenlenmesi ve Devrim Muhafızları’nın güçlenmesi gibi süreçlerde belirleyici rol oynadı.
EMPERYALİZM VE SİYONİZME KARŞI DİK DURUŞ
Hamaney’in siyasi çizgisinin merkezinde antiemperyalizm vardı. 1953’te Başbakan Muhammed Musaddık’a karşı CIA destekli darbe, İran yönetiminin siyasi hafızasında belirleyici bir kırılma olarak yer aldı. Hamaney, bu müdahaleyi İran’ın egemenliğine karşı yapılan en büyük dış müdahalelerden biri olarak tanımladı. 1979’daki rehine krizi sonrasında başlayan diplomatik kopuş, yaptırımlarla kalıcı hale geldi.
2000’lere gelindiğinde İran nükleer programı nedeniyle ABD öncülüğünde ağır ekonomik yaptırımlar uygulandı. 2015’te imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) geçici bir yumuşama sağladı ancak ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesiyle gerilim yeniden tırmandı. Hamaney, yaptırımları ekonomik savaş olarak nitelendirdi, direniş ekonomisini savundu.
İsrail’i ise hiçbir zaman tanımadı: “Gayrimeşru bir oluşum” olarak nitelendirdi. Filistin meselesini İslam dünyasının ortak davası olarak gördü, Filistinli gruplara verilen desteği savundu.
TOPLUMSAL ELEŞTİRİLER
Hamaney döneminin kamuoyunda eleştirilen yanları da vardı; özellikle kadın hakları konusunda yoğun eleştirilere konu oldu. Zorunlu başörtüsü uygulaması ve ahlak yasalarının sert biçimde uygulanması, genç kuşaklar arasında tepki yarattı. Daha sonra uygulamalarda yumuşatmalar yapıldı ancak 2022’de Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar, geniş bir toplumsal dalgaya dönüştü. Yönetim, protestoları dış müdahale olarak tanımladı. ABD bu protestoları fırsata çevirdi, protestoları ayaklanmalara dönüştürmeye çalıştı. Körfez'de iyi ilişkileri olan ülkelerde ise benzer seslere kulağını kapattı.
ESERLERİ
Hamaney, siyasi kimliğinin yanı sıra dini ve fikri çalışmalarıyla da tanındı. Fıkıh, tefsir, İslam düşüncesi ve kültür politikası üzerine eserler kaleme aldı; bazı Arapça metinleri Farsçaya çevirdi. Başlıca çalışmaları:
– Kur’an’da İslami Düşünce
– Namazın Derinliği
– Sabır Üzerine Bir Söylem
– Ravilerin Biyografisine Dair Dört Temel Hadis Kitabı Üzerine
– Velayet
– Meşhed İslam Havzası Hakkında Genel Rapor
– İmam Cafer Sadık (a.s.)
– Birlik ve Siyasi Partiler
– Sanat Üzerine Görüşler
– Dini Doğru Anlamak
– Şii İmamların Mücadelesi
– Tevhidin Özü
– Kur’an’a Dönüşün Gerekliliği
– İmam Seccad (a.s.)
– İmam Rıza (a.s.) ve Veliahtlığa Atanması
– Kültürel Saldırı (Konuşmalar Derlemesi)
– Konuşma ve Mesaj Koleksiyonları (9 cilt)
Arapçadan Farsçaya Tercümeleri:
– İmam Hasan’ın Barış Antlaşması (Raazi Aal-Yasseen)
– İslam Topraklarında Gelecek (Seyyid Kutub)
– Hindistan’ın Kurtuluş Hareketinde Müslümanlar (Abdulmunaim Nassri)
– Batı Medeniyetine Karşı Bir İddianame (Seyyid Kutub)
MİRASI
Hamaney, destekçileri için devrim sonrası bağımsızlık çizgisinin devamını sağlayan, Batı karşısında geri adım atmayan bir liderdi. Eleştirmenlerine göre ise siyasi alanı daraltan, reform kapasitesini sınırlayan bir dönemin simgesiydi.