ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı diplomatik boyutu hız kesmeden devam ediyor.
Pakistan, hem İran hem de ABD ile yakın ilişkileri sayesinde taraflar arasında dolaylı görüşmeleri koordine eden başlıca arabulucu ülke konumunda.
İslamabad, son haftalarda ABD-İran mesajlaşmalarını üstlenirken, kritik bir zirve veya görüşme için ev sahipliği yapma teklifinde bulundu.
"BİZİM İÇİN SAVAŞIN SONLANMASI ÖNEMLİ"
Bu süreçte İran'ın tutumu merak konusu oldu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan'ın arabuluculuk çabalarına ilişkin bir mesaj verdi:
"İslamabad'a gitmeyi reddetmedik. Bizim için önemli olan dayatılan yasa dışı savaşın kesin ve kalıcı şekilde sonlandırılmasıdır. İran'ın pozisyonu ABD medyası tarafından yanlış yansıtılıyor."
MEDYADAKİ HABERLERE YANIT VERDİ
Arakçi'nin bu açıklaması, bazı uluslararası medyada 'İran'ın Islamabad ziyaretini reddettiği' yönündeki haberlere doğrudan yanıt niteliğinde.
Arakçi, önceliklerinin 'savaşın kalıcı olarak bitirilmesi' olduğunu vurgulayarak, herhangi bir görüşmeye ancak bu temel şart sağlandığında olumlu bakabileceklerini işaret etti.
Pakistan ile ilişkilere de değinen Arakçi, "Pakistan'ın çabaları için derin minnettarlık duyuyoruz ve İslamabad'a gitmeyi hiçbir zaman reddetmedik." dedi.
PAKİSTAN'IN ARABULUCULUKTAKİ ROLÜ
Pakistan arabuluculuk rolünü üstlenerek, ABD'nin 15 maddelik 'barış planı' teklifini İran'a iletti.
Ülke İran ile 900 km'lik ortak sınıra sahip olması ve hem Tahran hem Washington ile diplomatik kanallarının açık olmasının da etkisiyle karşılıklı mesaj trafiğini yönetiyor.