Politico ve Washington Post'a konuşan diplomatlara göre, Macaristan Dışişleri Bakanı’nın kapalı toplantılardaki bilgileri Moskova’ya aktardığı iddiaları sonrası Budapeşte, kritik görüşmelerden dışlanmaya başladı
Washington Post gazetesi, Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó’nun Avrupa Birliği (AB) Konseyi toplantılarında ele alınan gizli bilgileri Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile paylaştığı öne sürdü. Haberin ardından Avrupa Birliği’nin (AB), Macaristan’a yönelik güvenlik endişeleri nedeniyle gizli bilgilerin paylaşımını sınırladığı ve liderlerin giderek daha küçük gruplar halinde toplantılar yaptığı da dile getirildi. Bu iddiaların, AB içinde tüm 27 üyenin katıldığı toplantılar yerine daha küçük ve “benzer görüşlü” lider gruplarıyla yapılan görüşmelerin artmasına yol açtığı ifade edildi. Bir yetkili, “Artık önemli Avrupa diplomasisinin büyük bölümü E3, E4, E7, Weimar, NB8 ve JEF gibi daha küçük formatlarda yürütülüyor” dedi.
Washington Post'un bir Avrupalı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Szijjártó, yıllar boyunca AB toplantılarında görüşülen hassas bilgileri Moskova’ya aktardı. Haberde, Macar bakanın toplantı aralarında Lavrov’u telefonla arayarak AB liderleri arasında yapılan görüşmeler hakkında bilgi verdiği ve Rusya’ya olası hareket seçenekleri sunduğu ileri sürüldü. İsmi açıklanmayan bir güvenlik kaynağı, “Yıllardır neredeyse her AB toplantısında Moskova fiilen masadaydı” ifadelerini kullandı.
Macaristan Dışişleri Bakanı Szijjártó ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada iddiaları “yalan haber” olarak nitelendirerek, iddiaların yaklaşan seçimler öncesinde muhalefetteki Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi’ni desteklemek amacıyla ortaya atıldığını savundu. Ancak Politico'nun görüştüğü beş Avrupalı diplomat ve yetkiliye göre, 12 Nisan’da yapılacak Macaristan seçimlerine etkisi nedeniyle Macaristan'ın bu iddialara karşı AB düzeyinde resmi bir adım atılması beklenmiyor. Yetkililer, Budapeşte’nin hassas bilgileri Kremlin’e sızdırabileceği riskinden endişe duyduklarını ifade etti. Avrupa Komisyonu ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, söz konusu haberlerin “son derece endişe verici” olduğunu belirterek Macaristan’dan Moskova ile iletişimine dair “açıklama” talep etti.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Orbán’ın ekibinin AB Konseyi toplantılarındaki bilgileri detaylı şekilde Moskova’ya aktardığına dair haberler kimseyi şaşırtmamalı. Bu konuda uzun süredir şüphelerimiz var” ifadelerini kullandı.
"AB toplantı formatını değiştirdi"
Washington Post, bu iddiaların, AB içinde tüm 27 üyenin katıldığı toplantılar yerine daha küçük ve “benzer görüşlü” lider gruplarıyla yapılan görüşmelerin artmasına yol açtığını belirtti. Bir yetkili, “Artık önemli Avrupa diplomasisinin büyük bölümü E3, E4, E7, Weimar, NB8 ve JEF gibi daha küçük formatlarda yürütülüyor” dedi. Bu formatlardan Weimar üçlüsü Fransa, Almanya ve Polonya’dan oluşurken, NB8 İskandinav ve Baltık ülkelerini kapsıyor. JEF ise Kuzey Avrupa’daki 10 ülkenin oluşturduğu Ortak Sefer Gücü’nü ifade ediyor.
“Yalan haber” savunması
Eski Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis, 2024’ten itibaren Macar tarafının bilgileri Rusya’ya aktarıyor olabileceği yönünde uyarılar aldıklarını ve bu nedenle Macaristan’ın bulunduğu toplantılarda paylaşılan bilgileri sınırladıklarını söyledi.
Landsbergis, 2023’te Vilnius’taki NATO zirvesi öncesinde de Macar delegasyonunun hassas görüşmelerden dışlandığını belirtti.
Macaristan Avrupa İşleri Bakanı János Bóka ise iddiaları “yalan haber” olarak nitelendirerek, bunların seçim sürecinde iktidar partisi Fidesz’e karşı yürütülen bir kampanyanın parçası olduğunu savundu.
Dışişleri Bakanı Szijjártó da Washington Post haberini reddederek, iddiaları “komplo teorisi” olarak tanımladı.
AB içinde güven krizi
Diplomatlara göre, iddialar sürpriz olarak görülmese de AB’nin vereceği resmi tepki Orbán’ın seçim sonuçlarına bağlı olacak. Anketlerde geride görünmesine rağmen Orbán, yeniden seçileceğinden “emin” olduğunu ifade etti.
Son anketlere göre Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi yüzde 48 ile önde görünürken, Viktor Orbán’ın Fidesz Partisi yüzde 39 seviyesinde bulunuyor. Macaristan’da genel seçimlerin 12 Nisan’da yapılması planlanıyor.
Bir diplomat, “Bu durum AB içinde güveni ve iş birliğini zedeliyor” değerlendirmesinde bulunurken, bir diğeri seçim öncesinde atılacak adımların Orbán tarafından siyasi malzeme yapılabileceği uyarısında bulundu.
Macar muhalefet lideri Péter Magyar ise iddiaları sert sözlerle eleştirerek, “Bu, sadece ülkeye değil Avrupa’ya da ihanet anlamına gelir” dedi.
Jeopolitik gerilim derinleşiyor
İddialar, Orbán’ın Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk kredi paketini bloke etmesinin ardından geldi. Bu adım AB liderleri arasında sert tepkilere yol açmıştı.
Bazı diplomatlar, Macaristan’ın uzun süredir Rusya’ya yakın bir çizgide hareket ettiğini ve Avrupa güvenliğini zayıflatan adımlar attığını savunuyor.
AB içinde Rusya tehdidi konusunda geniş bir mutabakat bulunsa da, bir üye ülkenin Moskova ile bu ölçüde yakın temas içinde olduğuna dair iddialar, siyasi açıdan son derece hassas ve patlayıcı bir mesele olarak değerlendiriliyor.
Orban'a suikast iddiası
Washington Post’un cumartesi günü yayımladığı ayrı bir haberde ise Rusya Dış İstihbarat Servisi’nin, “gamechanger” adlı bir operasyon kapsamında Viktor Orbán’a yönelik bir suikast girişimi kurgulamayı planladığı iddia edildi. Bu girişimin, yaklaşan seçimler öncesinde Orbán’ın kazanma şansını artırmayı amaçladığı öne sürüldü.