Kallas, Brüksel'de yapılan AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın girişinde basına açıklamalarda bulundu.
Yeni yılın ilk toplantısına "2026'nın küresel görünümüyle" başlayacaklarını belirten Kallas, "Transatlantik bağların eskisi gibi olmadığını ve Rusya'nın Ukrayna'da devam eden savaşı gibi tehditlerin hala mevcut olduğunu görüyoruz." dedi.
Kallas Rusya, Ukrayna ve ABD arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de yürütülen üçlü müzakerelerle ilgili, "Rus tarafında sadece herhangi bir konuda anlaşma yetkisi olmayan askeri personel var. Bu da barışı sağlama konusunda kesinlikle ciddi olmadıkları anlamına geliyor. Tam tersine. Ukraynalıları bombalıyorlar, onları teslim olmaya zorlamak için bombalamaya ve dondurmaya çalışıyorlar." diye konuştu.
Rusya'yı kara para aklama konusunda yüksek riskli listeye alacaklarını bildiren Kallas, "Çünkü biliyorsunuz, bu savaşı finanse etmek için bu araçları kullanıyorlar. Bence Rusya'yı gerçek müzakerelere zorlamanın her yolu iyidir ve biz de bu yönde ilerliyoruz." değerlendirmesini yaptı.
İran Devrim Muhafızları ordusunu terör listesine alma
Kallas, toplantıda Orta Doğu başlığı altında ise öncelikle İran'a yeni yaptırımlar konusunun ele alınacağını belirterek, "Listeye yeni yaptırımlar ekliyoruz ve İran Devrim Muhafızları ordusunu terör listesine alma konusunda da anlaşmaya varacağımızı umuyorum. Bu onları El Kaide, Hamas ve DEAŞ ile aynı konuma getirecektir. Terörist gibi davranırsanız, terörist gibi muamele görmelisiniz." diye konuştu.
"Suriye'nin kuzeyinde kamplarla ilgili yaşananlar büyük bir endişe kaynağı"
Kallas, Suriye'deki yabancı terörist savaşçılarla ilgili, "Bölgesel ortaklarımızla temas halindeyiz. Özellikle Suriye'deki kamplar nedeniyle ülkenin kuzeyinde yaşananlar büyük bir endişe kaynağı." dedi.
Bu konunun toplantıda ele alınacağını belirten Kallas, "Masada çok fazla önerimiz yok." ifadesini kullandı.
"Amerikalılarla hala çok fazla işbirliğimiz var"
Kallas, transatlantik ilişkilerle ilgili şunları kaydetti:
"Amerikalılarla hala çok fazla işbirliğimiz var ve Orta Doğu söz konusu olduğunda, Ukrayna da dahil olmak üzere, yakın temas halindeyiz. Ancak herhangi bir anlaşmanın işe yaraması için Avrupalıların da dahil olması gerektiği açık, çünkü bu savaş burada ve Amerikalıların neredeyse bir yıldan fazla bir süredir Ukrayna'yı desteklemediğini gördük. Bu yüzden Avrupalılar bunu Ukrayna'nın kendini savunabilmesi için yapıyor. Bu nedenle, toprak bütünlüğü ve egemenlik ilkelerine saygı duyulması bizim için çok önemli."
AB Yüksek Temsilcisi, Avrupa ordusu tartışmalarına da şu şekilde yanıt verdi:
"Her Avrupa ülkesinin bir ordusu var ve 23 ülkenin ordusu da NATO yapılarının bir parçası. Bu yüzden ülkelerin ayrı bir 'Avrupa ordusu' kuracağını hayal edemiyorum. Dolayısıyla zaten var olan ordular kullanılmalı. Bu yüzden bunun pratikte nasıl işlediğini görmemiz gerekiyor. Bana göre, orduda çok açık ve anlaşılır bir komuta zinciri olması gerekiyor. Böylece bir şey olduğunda kimin kime emir verdiğinin net olması gerekiyor. Paralel yapılar oluşturursak bu sadece tabloyu bulanıklaştıracak."
Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, İran Devrim Muhafızları'nın AB'nin terör listesine alınacağını umuyor
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, İran Devrim Muhafızları ordusunu terör listesine alma konusunun federal hükümetin koalisyon anlaşmasında yer aldığını hatırlatarak, bugün bu sonuca ulaşmanın mümkün olacağını düşündüğünü söyledi.
Prevot, AB Dışişleri Bakanları Toplantısı girişinde basına açıklamalarda bulundu.
Önceliğin Ukrayna olacağını belirten Prevot, "Belçika, insani konuları en öncelikli konu olarak ele alarak Ukrayna'ya önemli destek sağlamaya devam etmeyi amaçlıyor. Özellikle demiryolu taşımacılığını hedef alan ve daha fazla sivilin ölümüne neden olan insansız hava aracı saldırıları görmeye devam ediyoruz." dedi.
Prevot, İran'daki olaylarla ilgili, "Bir yıl önce, yeni Belçika hükümeti kurulduğunda, koalisyon anlaşmamızda İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu AB'nin terör örgütleri listesine almak istediğimizi açıkça belirttiğimizi vurgulamak istiyorum. Son haftalarda tanık olunan vahşet ve baskılar ışığında, diğer Avrupalı müttefiklerle birlikte bunu savunmaya devam ediyoruz." diye konuştu.
"Açıkçası, günün sonuna kadar bir sonuca ulaşmanın mümkün olacağını umuyorum." ifadelerini kullanan Prevot, AB'deki birçok ülkenin bu anlamda baskı yaptığını dile getirdi.
İran'daki gösteriler
İran'da, 28 Aralık 2025'te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.
Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti. Gösterilerin sona ermesinin ardından son günlerde internet erişimi kısmen ve sınırlı şekilde yeniden sağlanmıştı.
İran Şehit ve Gaziler Vakfının Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı 21 Ocak'taki açıklamasında gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise gösterilerde çıkan olaylarda 5 bin 848 kişinin hayatını kaybettiğini, 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.
Muhabir: Selen Valente Rasquinho