5G Abone Sayısı Dünya Genelinde 3 Milyarı Aştı

Mobil operatörlerin yeni nesil 5G hizmetlerini yaygınlaştırma çalışmaları sürerken, dünya genelindeki 5G abone sayısı yılın ilk çeyreğinde 3 milyarı aştı

Ericsson'un 2025-2031 dönemini kapsayan Haziran 2026 Mobilite Raporu, mobil haberleşmede yaşanan gelişmeleri ortaya koydu.

Rapora göre, 2026'nın ilk çeyreğinde dünya genelinde 5G abone sayısı 162 milyon artarak 3 milyar eşiğini geçti. Dünya genelindeki 5G abone sayısının 2031 yılı sonuna kadar iki kattan fazla artarak 6,4 milyara çıkacağı öngörülüyor.

Bugüne kadar yaklaşık 390 servis sağlayıcı ticari 5G hizmetini devreye alırken, bunların 90'dan fazlası bağımsız 5G mimarisinde (5G SA) hizmeti vermeye başladı.

Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Asya ve Körfez İş Birliği Konseyi ülkelerinde 5G mobil abonelik oranının 2031 yılı sonunda yüzde 90'ın üzerine çıkması bekleniyor.

Bağımsız 5G ağ dilimlemeye dayalı ticari bağlantı hizmetlerini hızla yaygınlaştıran servis sağlayıcıları, bu sayede ağ dilimlerini güvence altına alarak farklı kullanım senaryoları için garantili hizmet kalitesi sunabiliyor.

Kasım 2025 Mobilite Raporu'nda 65 olan farklılaştırılmış bağlantıya dayalı ticari hizmet sayısı, Haziran 2026 raporunda tüm bölgelerde 84'e yükselerek bu hizmetlerin erken benimsenme aşamasından ana akım ticarileşme sürecine geçtiğine işaret ediyor.

"5G ile birbirine bağlı dağıtık ve otonom yapay zeka ajanlarına geçiyoruz"

Rapora ilişkin değerlendirmelerine yer verilen Ericsson CTO'su ve raporun yayıncısı Erik Ekudden, fiziksel yapay zekaya geçişle birlikte trafik örüntülerinin köklü biçimde değişeceğini belirtti.

Ekudden, "Veri merkezlerindeki merkezi modellerden cihazlarımıza, araçlarımıza ve şehirlerimize gömülü, genellikle 5G ile birbirine bağlı dağıtık ve otonom yapay zeka ajanlarına geçiyoruz. Mobil ağlar artık çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor." ifadelerini kullandı.

Mobil ağların artık yalnızca elden gelenin en iyisini sunan bağlantı sağlayıcılığı olmaktan çıktığını ifade eden Ekudden, "Mobil ağlar çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor. Bu dönüşümün bir kısmını yansıtan unsur, 5G bağımsız ağ dilimlemesine dayalı yeni ticari hizmet tekliflerindeki ve 5G SA'yı devreye alan iletişim servis sağlayıcılarının sayısındaki sürekli artıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Hizmetlerini 5G üzerinden sunan servis sağlayıcıları yüzde 71'e ulaştı

Rapora göre, sabit kablosuz erişim (FWA) için hız bazlı tarife planları da farklı pazar segmentlerini hedefleyen yapılandırılmış bir gelir yaratma stratejisi olarak servis sağlayıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Hizmetlerini 5G üzerinden sunan servis sağlayıcıları yüzde 71'e ulaşırken, Haziran 2025'te yüzde 57 olan bu oran son dört yılın en güçlü yıllık artışını kaydetti.

Hız bazlı tarife planı sunan sabit kablosuz erişim hizmeti sağlayıcılarının oranı, bir yıl önceki yüzde 51 seviyesinden yüzde 57'ye yükseldi.

5G FWA (sabit kablosuz erişim) bağlantılarının benimsenmesi en güçlü biçimde Kuzey Amerika, Kuzey ülkeler, Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri ve Asya'nın bazı bölgelerinde görülüyor.

Sabit kablosuz erişim (5G FWA) bağlantılarının en yaygın kullanıldığı bölgeler arasında Kuzey Amerika, Kuzey ülkeleri, Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri ve Asya'nın bazı bölgeleri öne çıkarken, bu kullanım hem hanelerin yüzde 95'ten fazlasının fibere bağlı olduğu gelişmiş pazarlarda hem de Hindistan gibi kullanıcı başına ortalama gelirin düşük olduğu pazarlarda yaygınlaşıyor. Ancak Latin Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde büyüme, uzun vadeli potansiyele rağmen sınırlı kalıyor.

Yükleme trafiği daha hızlı büyüyor

Değişen kullanıcı davranışları ağ trafiği istatistiklerine de yansırken, çoğu servis sağlayıcıda yükleme yönlü mobil veri trafiği indirme yönlü trafikten daha hızlı büyüyor ve bazı ülkelerde bu fark giderek belirginleşiyor.

Bu değişimde, canlı görüntülü görüşmeler gibi akıllı telefon üzerinden yürütülen iletişimin artması, işbirliği platformlarının yaygınlaşması, kullanıcıların daha fazla içerik paylaşması ve verilerini bulutta depolaması etkili oluyor.

Ericsson'un ağ trafiği ölçümlerine göre, incelenen 55 servis sağlayıcının 43'ünde yükleme yönlü mobil veri trafiğinin büyüme oranı indirme yönlü trafiği aşarken, 17'sinde ise yükleme yönlü trafik büyüme oranı indirme yönlü trafiğin 1,5 katından fazla gerçekleşti.

Ericsson'un senaryo modellemesi, yapay zekanın 2031'deki yükleme yönlü mobil trafiğinin 2025'e kıyasla üç kat veya daha fazla artırabileceğini gösteriyor.

Odakta 6G var

Ağ veri trafiği (hem mobil hem de sabit kablosuz erişim için), 2026'nın ilk çeyreğinde 2025'in aynı dönemine kıyasla yıllık yüzde 22 büyüyerek beklentileri aştı. Bu artışın başlıca kaynağı Hindistan ve Kuzey Amerika'da devam eden güçlü büyüme oldu.

Rapor, standardizasyon çalışmaları sürerken sektörün 6G’ye giderek daha fazla odaklandığını da gösteriyor. İlk beklentiler, 6G’nin entegre algılama ve iletişimi (ISAC) tam olarak desteklemesi, kapsama boşluklarını azaltmak için karasal ağlar ile uydu ağlarını kesintisiz biçimde bir araya getirmesi, enerji verimliliğini ise tasarımın merkezine alması yönünde bulunuyor. Bu dönüşümün temelinde, yapay zeka ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanan 6G mimarisi yer alıyor.

İlk uygulanabilir 6G spesifikasyonlarının 2028 sonu veya 2029 başında kesinleşmesi bekleniyor. İlk ticari 6G hizmetlerinin 2030 civarında devreye girmesi, ardından benimseme hızının bölgeler ve ülkeler arasında farklılaşacağı öngörülüyor. 5G lansmanlarında olduğu gibi ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve Körfez ülkelerinin erken benimseyenler arasında yer alması bekleniyor.

Türkiye 5G’de ağ ihtiyaçlarını karşılamaya hazır

Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul da Türkiye'de artan veri trafiği ve yeni nesil iletişim teknolojilerine yönelik ağ ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin 5G tanıtımının, ülkeyi yapay zeka çağının gerektirdiği ağ ihtiyaçlarını karşılamaya hazır hale getirdiğini ifade eden Oğul, şunları kaydetti:

"Bu sayede, yapay zeka destekli servislerin ihtiyaç duyduğu uplink (yükleme kapasitesinin), düşük gecikme süresinin ve güvenilirliğin etken olduğu, ihtiyaçlar arttıkça ölçeklenebilecek esnekliğe sahip bir altyapı oluşturuldu. Bu gelişimi, kurumlar ve tüketiciler için somut ve gerçek uygulamalara dönüştürmek üzere ekosistem içerisinde müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Ericsson’un AR-GE ve yerel yeteneklere yatırım yapma kararı da Türkiye’nin öncü rolünü daha da güçlendiriyor. Bu yatırım, telekom, sanayi ve toplum genelinde yeni olanakların önünü açacak yapay zeka yerleşik bir teknoloji olan 6G’nin geliştirilmesine katkı sağlıyor."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri