24 HAZİRANDA YAZ GELECEK (Mİ?)

Aşkım Tan

Doların hızını kesmek amacı ile kamu bankalarının, 3,4 milyar Dolar sattığı doğrultusunda söylentiler olduğu gibi yine bu bağlamda Katar’dan taze para akışının olup olmayacağı da ayrı bir merak konusu.

Ekonomik tabloyu inceleyecek olursak, Dolar almış başını gitmiş, Euro ona keza…

Borsadaki kayıp ise %1,61 oranında ve bankacılık endeksi düşüşünü sürdürmeye devam ediyor.

2 yıllık tahvilin bileşik getirisi %25,22 ile uzun zaman sonra Merkez Bankasının politika faizi olan %24'ü aşması ise tam bir facia.

New York Times gazetesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun İstanbul'daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenileme kararına ilişkin haberinde, kararın “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ezici bir mağlubiyeti sildiği, ancak sosyal kargaşa ve yeni bir ekonomik kriz ihtimalini artırdığı” yorumunu yaparken, NYT’nin İstanbul büro şefi Carlotta Gall, kararın “toplumsal huzursuzluk” ve “yeni bir ekonomik kriz” ihtimali oluşturduğunu yazdı.

Kısacası dünya kamuoyunun da dikkatini çeken bu “hırs tablosunun” tamamen duygusal(!) olan yanını eminim pek çoğunuz çoktan ezberlenmiştir.

Gelin bu duygusal(!) tabloyu hep birlikte tekrar hatırlayalım:

51,5 milyon TL TÜRGEV
28,7 milyon TL ENSAR
74,2 milyon TL TÜGVA
13,2 milyon TL İmam Hatipliler Vakfı
16,6 milyon TL Okçular
41,3 milyon TL T3 Vakfı
17,4 milyon TL Aziz Mahmut Hüdai Vakfı
7,7 milyon TL 15 Temmuz Derneği

Gördüğünüz gibi bu denklemi çözmek için âlim olmaya çok da gerek yok.

Belli ki Erdoğan, 25 yıldır tapulu malı gibi gördüğü İstanbul şehrini  “bir kişiden talimat almayacağım”, “artık Büyükşehirde israf yok” ve özellikle de “kişilere, kurumlara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere yardım yok” diyen Ekrem İmamoğlu gibi güçlü bir lidere kaptıracağını hiç hesaplamamıştı.

Anlaşılan, yıllardır sünnettir deyip sakal uzatan, namaz kılan, cübbe giyip takke takanların dürüst(!) olduğuna inandırılıp uyuşturulan toplum da artık dinin devlet işlerine alet edildiğini ve aslında görünenin gerçekle ne kadar çeliştiğini fark etmeye başladı.

Aynı zarfın içindeki Büyükşehir, İlçe Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi, Muhtar seçim pusulası çıkarken, oyları sayan kurul, imzalayan müşahitlerin huzurunda diğer oylarda sorun olmaz iken özellikle de İstanbul Büyükşehirde sorun çıkararak kazanılan mazbatanın geri alınması oldukça ironi barındıran bir durum.

Mazbatası alınan Ekrem İmamoğlu “Her şey çok güzel olacak” diyor ve yine gülüyor, sevenleri de daha da çok destek veriyor ve bu umut hiç mi hiç tükenmiyor.

Mazbatasını alelacele geri aldıranlar ve onları destekleyenler ise yine sinirli yine Agresif ve saldırgan.

Çünkü bu defa çoğunluk Ekrem İmamoğlu’na tam destek veriyor.

İspanya’da bile Madrid Open’da dünyaca ünlü sporcu Roger Federer ile Richard Gasquet arasında oynanan tenis maçında tribünlerden “Her şey çok güzel olacak” sloganı duyuldu.

31 Martta oy kullanmayanlar bu defa oy kullanacak, 31 Martta oylarını Binali Yıldırım’dan yana kullananlar oylarını Ekrem İmamoğlu’dan yana kullanacak.

Uçak firmalarının yaptığı açıklamaya göre 6 Mayıs ve öncesi satın alınan İstanbul kalkışlı ve varışlı, uçuş tarihi 23 Haziran 2019’u kapsayan biletlerdeki değişiklikte kesintisiz iade ve iptal hakkı doğdu.

Ayrıca turizm şirketleri ücretsiz rezervasyon iptalleri yapıyor.

Neden mi?

Çünkü halk özlediği o güleryüzlü, inançlı, sakin, samimi ve sağduyulu görünümlü adamı sevdi.

Çünkü herkes biliyor ki kazanan artık “dürüstlük” olacak.

Oligarşik bir yönetimi çağrıştıran seçimin kendisinin değil de iptal kararının şaibeli olmasına sebep sizce de 23 Haziranda olası bir yenilgi nedeni ile yarım kalan işlerin tamamlanması için biraz daha zamanın kazanılması olabilir mi?

Umalım ve dileyelim ki 24 Haziranda İstanbul’a yaz gelsin.

 

Aşkım TAN
08.05.2019 - Ankara

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.