12 Eylül'ün Yaşayan Tanığı: Ulucanlar Cezaevi

Türk siyasi hayatının önemli dönemlerine tanıklık ettikten sonra müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi, 12 Eylül dönemi başta olmak üzere yaşanmışlıkları, idam mahkumlarının hikayelerini ve kişisel eşyaları ziyaretçilerle buluşturuyor.

Başkentte 1925'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk hapishanesi olarak inşa edilen Ulucanlar Cezaevi, 81 yıllık tarihinde çok sayıda siyasetçi, gazeteci, edebiyatçı ve mahkuma ev sahipliği yaptı.

Cezaevi, 2006'da kapatıldı ve 2009'da restore edilmek üzere Altındağ Belediyesine devredildi. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'nin çalışmaları kapsamında 15 Haziran 2011'de müzeye dönüştürülen yapı, bugün ziyaretçilerini 81 yıllık tarihiyle karşılıyor.

Cezaevinde Bülent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu, Talat Aydemir, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan ve Muharrem Şemsek gibi isimler tutuklu kaldı.

Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi, Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt ve Metin Toker de cezaevinde tutuklu kalan gazeteci ve edebiyatçılar arasında yer aldı.

12 Eylül 1980 sabahı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in radyodan okuduğu bildiriyle Türkiye'de karanlık bir dönem başladı.

Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, tüm yetkileri eline alarak "antidemokratik" uygulamalara girişti.

Darbe sonrası kurulan mahkemelerde yüzlerce kişi idamla yargılanırken ekimde sol görüşlü Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.

Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren de idam cezasına çarptırıldı. Eren'in idam hükmü Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen Milli Güvenlik Konseyince onaylandı ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ulucanlar Cezaevi'nde cezası infaz edildi.

Demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi hakkında idam talep edildi.

"O dönemde cezaevlerinde kalan kişilerin birçok mücadelesini görüyorsunuz"

Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sorumlusu Merve Bayıksel, AA muhabirine, 12 Eylül döneminin cezaevleri üzerinden de kendisini gösterdiğini ve Ulucanlar'ın çok sayıda olaya ve kişiye tanıklık ettiğini söyledi.

Müzede 12 Eylül dönemi ve diğer dönemlerde cezaevinde kalanlara ait kişisel eşyaların sergilendiğini belirten Bayıksel, ziyaretçilere dönemin izlerini yakından görme imkanı sunduklarını ifade etti.

Bayıksel, müzede Mustafa Pehlivanoğlu ve Fikri Arıkan'a ait eşyaların da sergilendiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

"Burada Mustafa Pehlivanoğlu ve Fikri Arıkan'ın eşyalarını görüyoruz. Bu isimler, 12 Eylül 1980'den sonra idam edilen kişiler. Onların son mektuplarını, kıyafetlerini görüyoruz çünkü o dönemde cezaevlerinde kalan kişilerin birçok mücadelesini, birçok hissiyatını görüyorsunuz. Gezerken yazılarını, eşyalarını, kıyafetlerini görebiliyorsunuz."

Müzenin Ankara'ya gelen herkes tarafından görülmesi gerektiğini belirten Bayıksel, "Erdal Eren, Mustafa Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan ve Necdet Adalı. Özellikle Mustafa Pehlivanoğlu'yla Necdet Adalı, 8 Ekim 1980'de Kenan Evren'in 'bir sağdan, bir soldan' dediği idamlardan biri oldu." ifadelerini kullandı.

Bugün müze olarak hizmet veren Ulucanlar Cezaevi'nde ziyaretçiler, bir dönem siyasetçi, gazeteci, şair ve edebiyatçıların volta attığı avlularda dolaşırken cezaevinde kalanlara ait kişisel eşyaları ve dönemin izlerini inceleme fırsatı buluyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür Sanat Haberleri