Prof. Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: “Hale Gür, En Gür!” Bir Konserin Ardından Kalan İzler…

Prof. Dr. Mustafa Tözün'ün Yeni Yazısı: “Hale Gür, En Gür!” Bir Konserin Ardından Kalan İzler…

Hale GÜR, Türk Halk Müziği'nin seçkin ve güçlü yorumcularından biri olarak, sanat dünyasında derin izler bırakmıştır.

Kendi korosunda bir “korist” olmaktan gurur duyduğumuz Hale GÜR hocamız ile son konserimiz için tüm koro sanatçılarımız adına bu yazıyı gururla kaleme alıyorum.

Türk Halk Müziğine biraz uzak kalan ve özellikle genç kuşaklar için hocamızı kısaca tanıtmak isteriz:

Hale GÜR, Türk Halk Müziği'nin seçkin ve güçlü yorumcularından biri olarak, sanat dünyasında derin izler bırakmıştır. Sanat yaşamına henüz genç yaşlarda adım atan GÜR, geniş repertuvarı ve türkülere kattığı özgün yorumlarıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Özellikle yöresel türkülerin otantik yapısını koruyarak icra etmedeki yeteneği ve sahnedeki etkileyici duruşuyla tanınmaktadır.

Uzun yıllardır müzik kariyerini başarıyla sürdüren sanatçı, yayımladığı albümler ve verdiği sayısız konserle Türk Halk Müziği'nin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir köprü vazifesi görmektedir. Müziğe olan sarsılmaz bağlılığı ve eserlere kattığı içten yorum, dinleyiciler ve müzik camiası tarafından büyük takdirle karşılanmaktadır. Geleneksel Türk Halk Müziği çizgisinden ödün vermeden, çağdaş yaklaşımlarla genç kitlelere de ulaşmayı başaran Hale GÜR, bu yönüyle de örnek teşkil etmektedir.

Hale GÜR'ün tüm kariyeri, Türk Halk Müziği'ne adanmış bir yaşamın ve bu alandaki özverili çalışmaların bir nişanesidir. Kendisi, müzik dünyasında hem sanatçı kişiliği hem de engin birikimiyle ilham veren bir başarı öyküsüne sahip olmuştur ve bizlerin önünde bir rehberdir.

Bugün, engin deneyimini bizlerle paylaşarak, amatör koromuzu çalıştırmaya devam eden Hale GÜR hocamızla bir konseri daha 17 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirdik.

Konak Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konser için Çiğli Belediyesi konferans salonunda altı ay boyunca, her hafta pazartesi akşamları koro çalışmaları gerçekleştirdi. Yoğun ve titiz çalışmalara disiplinli bir şekilde katılım sağlandı. Koronun eski öğrencilerinin arasına bu yıl katılan yeni sesler koroya güç verdi. Çiğli Belediyesi’ne koromuza verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz.

Çalışmalarda koroya enstrümanlarıyla eşlik eden koro üyelerimiz Ahmet KARAMAN (bağlama), Rüzgar Ege DERELİ (bağlama), Erdoğan UĞUR (ritim sazlar) ve Mahmut KARA’ya (ritim sazlar) teşekkür ederiz.

Konserde koromuza eşlik eden Ege Üniversitesi Konservatuvarı Türk Müziği bölümü saz sanatçılarımıza teşekkür ederiz.

Konser, ilk bölümde 5 koro, 7 solo; ikinci bölümde 6 koro, 7 solo eserden oluştu. Çeşitli yörelerden (Şanlıurfa, Uşak, Yozgat, Rumeli, İzmir, Burdur, Kayseri, Sivas, Erzincan, Muğla, Bilecik, Malatya, Amasya, Kütahya, Özbek, Isparta, Kahramanmaraş) Türk Halk Müziğinin sevilen eserlerinin icrasında yer alan solistlerimizin isimlerini takdim etmek isteriz: Meryem AYDIN, Şengül KARABACAK, Şükriye EVCİL, Siham SÜSLÜ, Derya SEZER, Ahmet KARAMAN, Rüzgar Ege DERELİ, Atahan UMSU, Esra ÖLMEZ, Melek ÖZER, Nuran ARSLAN, Filiz-Mustafa TÖZÜN, Hamiyet AYDIN, Hasan BARBAROS, Azize ÇANKIRILI.

Türkiye'nin ilk kadın tangocusu Seyhan Hanım’ın (Seyyan Oskay; 1913, Selanik – 1989, İstanbul) kaynak kişi olduğu 'Hasret Türküsü'nde (Beste: A. Şefik GÜRMERİÇ; nota düzenlemesi: İltan BİLGE, Dokuz Eylül Üniversitesi Bestecilik ve Orkestra Şefliği Ana Sanat Dalı) solist Esra ÖLMEZ’e eşlik eden genç sanatçılar; Dokuz Eylül Üniversitesi Müzikoloji Anabilim Dalı öğrencisi Sıla TUNCA (flüt) ve Dokuz Eylül Üniversitesi Opera Anasanat Dalı öğrencisi Utku DOĞAN’a (piyano) da icralarıyla konsere renk kattıklarından dolayı teşekkür ederiz.

Konsere akademik çevreden desteklerini sunarak yanımızda olan Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Dr. Ögr. Üyesi Ufuk DEMİRBAŞ’a ve öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Reyhan ALTINAY’a teşekkürlerimizi iletiyoruz.

**

Zorluklar:

Evet, amatör korolarımızın bugün yaşadığı zorluklara değinmeden olmaz.

Amatör Türk Halk Müziği (THM) koroları, kültürel mirasımızın yaşatılmasında ve nesilden nesle aktarılmasında çok kritik bir rol oynuyor. Ancak tamamen gönüllülük esasıyla ve kısıtlı imkanlarla ayakta kalmaya çalıştıkları için, sahne arkasında çok ciddi yönetimsel ve maddi zorluklarla mücadele ediyorlar.

Amatör THM Korolarının Yaşadığı Temel Zorluklar:

Dışarıdan, bir tıp akademisyeni olarak benim de gözlemleyip tespit ettiğim zorluklar şöyle sıralanabilir:

Amatör koroların en büyük çıkmazı, sanatsal üretime odaklanmaları gerekirken enerjilerinin büyük kısmını hayatta kalma mücadelesine harcamalarıdır.

Sponsor Bulma Çıkmazı: Türkiye'de kültür-sanat sponsorluğu zaten zor bir alanken, "amatör" ve "yerel" topluluklar söz konusu olduğunda şirketlerin ilgisi iyice düşüyor. Markalar genellikle görünürlüğü yüksek, popüler ve profesyonel etkinliklere bütçe ayırmayı tercih ediyor. THM koroları ise genellikle sadece bilet satışı veya üye aidatlarıyla dönmeye çalışıyor ki bu da sürdürülebilir değil.

Mekân ve Prova Alanı Sıkıntısı: Bir koronun düzenli çalışabilmesi için akustik açıdan uygun, saz heyeti ve koristlerin sığabileceği büyüklükte bir yere ihtiyacı vardır. Belediye salonları veya özel mülklerin kira bedelleri amatör gruplar için çok yüksek kalıyor. Çoğu koro, bodrum katlarında veya uygun olmayan derme çatma odalarda prova yapmak zorunda kalıyor.

Enstrüman ve Teknik Ekipman Maliyetleri: THM'de bağlama ailesi, kabak kemane, kaval, ritim sazlar gibi geniş bir enstrüman yelpazesi (saz heyeti) gerekir. Bu nitelikli saz sanatçılarının yol/emek masraflarını karşılamak, ses sistemi kiralamak, nota arşivi oluşturmak ve konser kostümleri hazırlamak ciddi birer maliyet kalemi.

Devamlılık ve Profesyonel Yönetim: Koristler gönüllü olduğu için iş, okul veya ailevi sebeplerle devamlılık sağlamakta zorlanabiliyorlar. Ayrıca koronun finansal, lojistik ve halkla ilişkiler süreçlerini yönetecek profesyonel bir idari kadronun olmaması, tüm yükün şefin veya birkaç gönüllünün omuzlarına binmesine yol açıyor.

Bir çözüm önerisi:

Üniversiteler Bu Korolara Destek Olabilir mi?

​Kesinlikle evet. Üniversiteler, amatör korolar için sadece birer eğitim kurumu değil, aynı zamanda sahip oldukları altyapı ve insan kaynağı sayesinde adeta birer "vaha" işlevi görebilir. Bu iş birliği hem koroları güçlendirir hem de üniversitenin kampüs yaşamını zenginleştirir.

Üniversitelerin sağlayabileceği somut destekler şunlardır:

​1. Lojistik ve Mekân Desteği:

​Üniversitelerin bünyesinde amfiler, konferans salonları ve cep sinemaları bulunur. Korolara akşam saatlerinde veya hafta sonları ücretsiz prova alanı sağlamak, bir üniversite için maliyetsiz ama koro için hayati bir destektir. Ayrıca yıl sonu konserleri için üniversitenin büyük kültür merkezleri koroların kullanımına açılabilir.

​2. Akademik ve Sanatsal Danışmanlık:

​Özellikle bünyesinde Devlet Konservatuvarı, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı veya Güzel Sanatlar Fakültesi barındıran üniversiteler, amatör korolar için muazzam bir bilgi bankasıdır.

​Konservatuvar hocaları korolara repertuar seçimi, şan tekniği ve doğru icra konularında danışmanlık yapabilir.

​Öğrenciler ders dışı pratik yapmak veya deneyim kazanmak adına bu korolarda şef yardımcılığı, eşlik veya saz heyeti üyeliği yapabilirler.

3. "Kulüpleşme" ve Resmi Şemsiye:

​Amatör bir koro, bir üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) bünyesinde resmi bir öğrenci kulübü veya üniversite-şehir iş birliği topluluğu olarak konumlandırılabilir. Bu sayede koro:

​Üniversitenin bütçesinden (kısıtlı da olsa) enstrüman veya kostüm desteği alabilir.

​Üniversitenin adını arkasına alarak kurumsal sponsorlara (örneğin yerel sanayi odaları veya holdingler) çok daha kolay ulaşabilir.

4. İzleyici ve Tanıtım Gücü:

​Üniversiteler, binlerce öğrenci ve akademisyenden oluşan hazır bir hedef kitledir. Üniversitenin iletişim kanalları (sosyal medya, duyuru panoları, radyo) kullanılarak koronun tanıtımı yapılabilir. Bu hem koroya yeni amatör sesler kazandırır hem de konserlerin tıklım tıklım dolmasını sağlar.

​**

Bu şartlar altında koromuza sponsor olarak destek verenlere de teşekkür borçluyuz elbet. İsimlerini anıyoruz: Hale YAMAN, On-ar Ayakkabı, Mustafa Koç Ayakkabı, Onmuş Elektrik, Özkiraz Galvaniz.

Bu yazıda adını zikretmediğimiz ve konserimizde emeği geçen diğer kişilerden özür diler ve şükranlarımızı sunarız. Bitirirken; koristlerimizin ortak sloganını tekrar edelim:

“Hale GÜR, en gür!”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler