Orman Yangınlarının Hava Kirliliğine Etkisi Tahmin Edilenden Daha Fazla
Tsinghua Üniversitesinden bilim insanları, orman yangınları ve planlı yakımların atmosfere saldığı organik bileşik miktarının önceki tahminlerin yaklaşık yüzde 21 üzerinde olduğunu ortaya koydu.
Tsinghua Üniversitesinden bilim insanları, orman yangınları ve planlı yakımların atmosfere saldığı organik bileşik miktarının önceki tahminlerin yaklaşık yüzde 21 üzerinde olduğunu ortaya koydu.
Üniversiteden bilim insanları, dünya genelinde orman yangınları ve planlı yakımların atmosfere saldığı hava kirleticilerinin gerçek boyutunu ortaya koymak amacıyla araştırma yaptı. Araştırmanın sonuçları, Aralık 2025'te Environmental Science & Technology dergisinde yayımlandı.
Araştırmada, 1997-2023 yıllarında dünyada orman, çayır ve turbalık yangınlarıyla kontrollü yakımlara ait küresel veriler incelendi. Çalışma kapsamında yanan alanların türüne göre atmosfere yayılan uçucu ve yarı uçucu organik bileşikler de değerlendirmeye alındı.
Bilim insanları, yangın kaynaklı organik bileşik emisyonlarını küresel ölçekte hesaplayabilmek için saha ölçümleri, uydu verileri ve emisyon envanterlerini bir araya getirdi. Ölçüm verisi bulunmayan bitki türleri için ise laboratuvar deneylerinden elde edilen emisyon faktörleri kullanıldı.
Yangınların yalnızca su buharı ve kül değil aynı zamanda uçucu, orta ve yarı uçucu organik bileşikler yaydığı ortaya konulan araştırmada, bu bileşiklerin atmosferde kimyasal dönüşüme uğrayarak solunabilir ince partiküllere dönüştüğü ve hava kirliliğini artırdığı belirlendi.
Sonuçlara göre, küresel ölçekte orman yangınları ve planlı yakımların atmosfere saldığı toplam organik bileşik miktarının önceki tahminlerin yaklaşık yüzde 21 üzerinde olduğu ve her yıl atmosfere yaklaşık 143 milyon ton organik bileşik salındığı hesaplandı.
- Bileşiklerin sayısı binlerle ifade ediliyor ve ölçülmeleri son derece zor
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay AA muhabirine, orman yangınlarının küresel ölçekte giderek daha sık, şiddetli ve geniş alanlarda görülen önemli afetler arasında yer aldığını söyledi.
Orman yangınlarındaki dumanla başta "PM2.5" ve "PM10" gibi partikül maddeler, karbonmonoksit, karbondioksit, azot oksitler, amonyak, kükürt dioksit, metan, uçucu organik bileşikler, metan dışı hidrokarbonlar ile suda çözünen inorganik iyonların atmosfere yayıldığına işaret eden Tolunay, bugüne kadar yapılan çalışmalarda uçucu, orta ve yarı uçucu organik bileşiklerin yeterince dikkate alınmadığını anlattı.
Tolunay, yeni çalışmanın yangınlarla atmosfere karışan bu bileşiklerin miktarının göz ardı edilemeyecek düzeyde olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Uçucu organik bileşikler ile orta ve yarı uçucu organik bileşiklerin sayısı binlerle ifade ediliyor ve ölçülmeleri son derece zor. Bu nedenle yangınlardan kaynaklanan hava kirliliği, gerçekte olduğundan yaklaşık beşte bir oranında daha düşük tahmin edilmiş durumda." diye konuştu.
- "Orman yangınları, hava kirliliğine çok ciddi bir katkı sunuyor"
İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan uçucu organik bileşik emisyonlarının yıllık 167 milyon ton düzeyinde olduğunu belirten Tolunay, "Orman yangınları ve insan faaliyetlerinden oluşan orta uçucu ve yarı uçucu organik bileşik emisyonları sırasıyla yıllık 48 ve 47 milyon ton olarak hesaplandı. Bu veriler, orman yangınlarının sanayi ve ulaşım kadar olmasa da hava kirliliğine çok ciddi bir katkı sunduğunu açıkça gösteriyor." dedi.
Tolunay, araştırmada özellikle Ekvator Asyası ve Afrika'nın bazı bölgelerinin daha yüksek risk altında bulunduğunun tespit edildiğini, bunun nedenleri arasında bitki türleri, ormanlardaki yanıcı madde miktarının fazlalığı ve insan kaynaklı yangınların yoğunluğunun yer aldığını anlattı.
Yeni bulguların hava kalitesi yönetimi, yangın politikaları ve halk sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurduğuna işaret eden Tolunay, şunları kaydetti:
"Bilmediğimiz ya da ölçemediğimiz hava kirleticilerin de hava kalitesini ve insan sağlığını ciddi biçimde etkilediği artık daha net görülüyor. Orman yangınlarının biyolojik çeşitlilik kaybı ve karbon yutak alanlarının azalmasının yanı sıra bilinenden daha yüksek düzeyde hava kirliliğine yol açtığı anlaşılıyor. Bu da yangınlarla mücadelede ve yangın sırasında halk sağlığını koruyacak önlemlerde yeni bir bakış açısını zorunlu kılıyor."
- Uçucu organik bileşikler oda sıcaklığında gaz fazında bulunuyor
Uçucu organik bileşiklerin oda sıcaklığında gaz fazında bulunan, karbon içeren organik moleküller olduğuna dikkati çeken Tolunay, bu maddelerin günlük yaşamda boya, vernik ve temizlik ürünleri gibi birçok kaynaktan da yayıldığını dile getirdi.
Tolunay, doğada ise bitkilerin tozlayıcıları cezbetmek, zararlılara karşı savunma geliştirmek veya çevredeki diğer bitkileri uyarmak amacıyla bu bileşikleri saldığının altını çizerek, bitkilerden yayılan bu maddelerin "biyojenik uçucu organik bileşikler" olarak adlandırıldığını kaydetti.
Orta ve yarı uçucu organik bileşiklerin kısmen katı halde bulundukları için "PM2.5" kirliliğine önemli ölçüde etki edebildiklerine dikkati çeken Tolunay, "Ayrıca uçucu organik bileşiklerin tamamı atmosferde ikincil aerosoller oluşturabiliyor. Çapı 2.5 mikrondan küçük olan bu aerosoller, insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabiliyor." dedi.
Tolunay, bu bileşiklerin azot oksitlerle güneş ışığı altında fotokimyasal tepkimelere girerek ozon oluşumuna neden olduğuna işaret ederek, stratosferde koruyucu rolü bulunan ozonun, troposferde oluştuğunda insanlar, bitkiler ve hayvanlar için zararlı kirletici haline geldiğini sözlerine ekledi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.