Nuray Başaran'ın Yeni Yazısı: Türkiye Divanı, Ana Muhalet, Sine-i Millet…
Bir süredir yazılara mola vermiştim. Ara ara insan kendisini nadasa bırakmalı. Her ne kadar siyasetçiler bunu yapamasa da, siyaseti yazanlar için bu belki de daha kolay oluyor….
Nuray Başaran
Bir süredir yazılara mola vermiştim.
Ara ara insan kendisini nadasa bırakmalı.
Her ne kadar siyasetçiler bunu yapamasa da, siyaseti yazanlar için bu belki de daha kolay oluyor….
Dün Ankara’nın siyasi koridorlarında nefes alınca olacak ki , molayı bırakıp yazılara başlamaya karar verdim.
Ankara’da olmamın sebebi; Saadet Partisi ‘nin ‘Türkiye Divanı’ toplantısıydı.
Ve çok önemliydi..
Siyasette güçlü lider Tayyip Erdoğan ve bir türlü kendini toparlayıp iktidar olamayan ana muhalefet arasına sıkışan Türk siyasetinde; Saadet Partisi bu toplantıyla fark yarattı.
‘Türkiye Divanı’ adını verdikleri ve tüm teşkilatların katılımıyla gerçekleşen toplantıya katılım yüksek ve Ak Parti’yi iktidara taşıyan iki önemli unsur olan kadınlar ve gençlerin salondaki coşkusu kayda değerdi. Arıkan’ın eşi ve kızının da bizzat salonda olmaları da ayrıca önemliydi.
‘Bir hayalim var…’ diye sözlerine başlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasında dünya halklarının insanlık adına taleplerini dile getirmesi oldukça destek gördü.
Her ne kadar toplantı genel anlamda ‘seçim startı’ olarak yorumlansa da, ben daha çok bu toplantıyı; iktidarın gidemediği, muhalefetin de iktidara gelemediği Türk siyasi ikliminde; Mahmut Arıkan ve arkadaşlarının yeni ana muhalefete hazırlanma toplantısı olarak değerlendirdim. En azından o boşluğu dolduran olması gereken bir toplantı diye düşünüyorum. Zira CHP yönetiminin politikaları malum.
Sahi CHP demişken; şimdi de sine-i millete döneceklermiş. En azından Ankara kulislerinde bu konuşuluyor!
Ne desem hoşlarına gitmeyecek biliyorum….ama…
Bizim Ege’de bu duruma ilişkin güzel ata sözleri var ama gerçek CHP’lilere haksızlık olur.
En basitinden şunu söyleyeyim kırmadan dökmeden:
Özgür Bey artık ‘yapacağım-edeceğim’ devrini kapat. Buna kimse inanmıyor. Ne yapacaksan yap ve görelim.
‘Yok süre verdim, yok tarih verdim, yok sokağa dökülürüz….’
Bunlar boş işler.
Ya da siyaset değil…
’Tehdit siyaseti ‘ uluslararası ilişkilerde belki iş yapar ama iç politikada aktörüne bir şey kazandırdığı görülmemiştir.
Ayrıca CHP’nin kodlarına da uygun değildir.
Sözlerimi özel seçiyorum:
Özgür Bey bırak bu işleri! Ana muhalefet gibi ol ve çare ol! Ya da ana muhalefet olacaklar çoktan yola çıktı!
Atı alan Üsküdar’ı geçmeye başladı!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.