“Koç” Kimi Toslatmak İstedi.

İzmir’de hastane açılışında Kürt kardeşlerimizi aşağılayan dilin sahibi Koç’un yakın tarihimizde nüfusumuzu duvara toslatmak için neler yaptığına baktığımızda bugün ne yapılmak istendiğini anlarız.

Öncelikle şunun altını çizmek gerekir ki Türkiye’nin son yüz yıllık siyasi ve ekonomik tarihinde önemli etki alanlarına sahip olan çevrelerin zaman zaman kullandıkları dil, yalnızca bir kişiyi veya bir toplumsal kesimi hedef almaktan öte, milletin değerlerine ve toplumsal dokusuna bakışlarını da ortaya koymaktadır.

İzmir’de sarf edilen ve kamuoyunda haklı tepkilere neden olan ifadeler, sadece Kürt kadınlarına veya Kürt kardeşlerimize yönelik bir saygısızlık olarak değerlendirilmemelidir.

Bu yaklaşım, kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi yaşamayan veya kendileriyle aynı sosyolojik çevreye ait olmayan herkese karşı uzun yıllardır sürdürülen seçkinci ve jakoben anlayışın dışa vurumudur.

Türkiye’nin yakın tarihinde millet iradesini küçümseyen, Anadolu insanını yeterince anlamayan ve halkın değerlerini geri kalmışlık olarak gören bu jakoben zihniyet, farklı kimlikler üzerinden toplumu ayrıştırmaya çalışmıştır. Bugün ortaya çıkan yaklaşım da bu zihniyetin yeni bir tezahürüdür.

Bu nedenle mesele yalnızca bir etnik kimlik veya bir kadın üzerinden yapılan talihsiz bir değerlendirme değildir. Mesele, milletin bütününü küçümseyen, halkın inançlarını, kültürünü ve yaşam tarzını değersiz gören bir anlayışla ilgilidir.

Elbette bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir. Ancak yapılması gereken yalnızca tepki göstermek değil, aynı zamanda bu zihniyetin tarihsel ve fikrî köklerini doğru analiz etmek ve Türkiye’nin geleceği açısından hangi tedbirlerin alınması gerektiğini konuşmaktır.

Bugün Türkiye; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, velhasıl bütün farklılıklarımızın tarihimizin anlamıyla şekillendiği bir medeniyet olarak, bir olup bir kez daha ortak bir gelecek inşa etme mücadelesi vermektedir.

Bu süreçte toplumun herhangi bir kesimini aşağılayan, ötekileştiren veya değersizleştiren her türlü yaklaşımın karşısında durmak ortak sorumluluğumuzdur.

Kürt kardeşlerimize yönelik küçümseyici ifadeler nasıl kabul edilemezse, milletimizin birlik değerlerini, inancını ve tarihini küçümseyen yaklaşımlar da aynı şekilde kabul edilemez.

Çünkü mesele etnik köken değil, insan onuruna ve millet iradesine saygı meselesidir.

Bu nedenle yaşanan hadise karşısında gösterilen tepkiler son derece doğaldır.

Kamu görevi yapmış, milletin temsilciliğini üstlenmiş isimlerin de bu tür durumlarda milletimizin hassasiyetlerini dikkate alan bir duruş sergilemeleri gerekmektedir.

Açık yüreklilikle ifade edelim Sayın Yıldırım o an orayı terketmesi doğru olandı.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey ayrıştırıcı bir dil değil, milletin bütün fertlerini eşit derecede saygın gören, ortak değerler #Vatanseverlik etrafında buluşturan bir anlayıştır.

Türkiye’nin gücü de Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkesiyle ve tüm vatandaşlarıyla oluşturduğu bu büyük birlik ruhundan gelmektedir. Bu #Vatanseverlik odaklı birliği zedeleyen her türlü kibirli, seçkinci ve jakoben anlayışa karşı durmak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.

Stratejik önceliğimiz ise yalnızca günlük siyasi tartışmalarla sınırlı kalmamalıdır.

Küresel ölçekte etkili olan ideolojik, siyasi ve ekonomik güç merkezlerinin dünyayı nasıl şekillendirdiğini doğru okumak, bu konuda toplumsal farkındalık üretmek ve genç nesillere güçlü bir tarih şuuru kazandırmak büyük önem taşımaktadır.

Aynı şekilde, milletimizin tarih boyunca karşı karşıya kaldığı #Evanjelik #Siyonist hattın meydan okumalarının içerde hangi aktörler ve hangi yöntemler üzerinden gerçekleştirildiğini sağlıklı biçimde analiz etmek gerekmektedir.

Ve içerdeki unsurların 500 yılı aşkın hangi değer ve kimliklerimizin içinde yer bulup bize içerde hangi operasyonları yapıp içerde sistemi nasıl kontrol ettiklerini anlamak zorundayız

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.