Prof. Dr. Mustafa TÖZÜN
İzmir'in Sessiz Tanığı: Leukai Antik Kenti
İzmir denilince akla ilk gelenler; Kordon, tarihi Kemeraltı Çarşısı, bir zamanların dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı’na ev sahipliği yapmış Efes ya da şehir devletlerinin en görkemlilerinden Smyrna… Elbette Pergamon-Bergama… İncil, Yedi Kiliseye selam, dediğinde, söz edilen tüm antik yerleşim alanlarının İzmir’in çevresinde olması… Peki, ya bunların gölgesinde kalmış, toprağın altında sessiz sedasız uyuyan bir başka antik yerleşimden haberimiz var mı? Bugün sizlere, İzmir’in Çiğli ilçesi Sasalı mahallesi sınırlarında, Kuş Cenneti’nin hemen yanı başında uzanan Leukai Antik Kenti’nden bahsetmek istiyorum.
Leukai, adını Yunanca "beyaz" anlamına gelen "leukos" sözcüğünden alır. Bu isim, kentin kurulduğu bölgenin jeolojik yapısına ya da belki de sahillerinin beyaz kumlarına bir göndermedir. Tahminen M.Ö. 4. yüzyılda, yani Büyük İskender sonrası dönemde kurulduğu düşünülen bu kent, stratejik açıdan oldukça önemli bir noktada yer alıyordu. İzmir Körfezi'nin kuzey girişini kontrol eden bir burun üzerinde kurulmuş olan Leukai hem bir liman kenti hem de bir ticaret merkezi olarak dönemin deniz ticaretinde söz sahibiydi. Özellikle bölgede bulunan bol miktardaki midye kabuğu külleri, kentin mor boya üretiminde önemli bir merkez olduğunu kanıtlar niteliktedir. O dönemde "Tyrian purple" olarak bilinen bu lüks boya, imparatorlukların simgesiydi ve Leukai bu zengin ticaretin tam ortasındaydı.
Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda Leukai’nin, M.Ö. 3. yüzyılda bir süreliğine Seleukos İmparatorluğu’nun kontrolünde olduğunu, hatta I. Seleukos Nikator'un bu kenti bir üs olarak kullandığını görürüz. Ancak Leukai’nin en büyük talihsizliği, güçlü komşularıydı. Hem güneydeki büyüyen Smyrna hem de kuzeydeki güçlü Phokaia (Foça) arasında sıkışıp kalan bu küçük kent, tarih sahnesinde pek uzun süre kalamamıştır. Özellikle Bergama Krallığı ve daha sonra Roma İmparatorluğu döneminde önemini yitirmeye başlamış, M.S. 1. yüzyıldan itibaren ise tamamen terk edilmiş bir yerleşim haline gelmiştir.
Tarihsel önemi açısından; İonia’da, Smyrna’nın 30 kilometre kuzeybatısında Üçtepeler denen bölgedeki Leukai kenti Aristonikos Ayaklanması’nın üssü olacaktı, diyebiliriz. Aristonikos ayaklanması da nedir diyenler için Pergamon Krallığı tarihini okumalarını öğütleyebiliriz: Aristonikos Ayaklanması, M.Ö. 133-129 yılları arasında Pergamon (Bergama) Krallığı'nın Roma'ya bırakılmasına karşı, III. Eumenis adıyla tahtta hak iddia eden Aristonikos liderliğinde gelişen, köleler, yoksullar ve yerel halkın katıldığı büyük bir direniş ve isyan hareketidir. İ. Ö. 133’teki Aristonikos, Leukai’de hazırlıklara başladı. Kısa süre sonra Kolophon’u, Karya’daki Myndos’u, Samos’u (Sisam) ele geçirdi. Ne var ki Batı Anadolu'da Roma emperyalizmine karşı ilk ciddi tepkilerden biri olarak kabul edilen bu isyan, dört yıl sürdükten sonra Roma tarafından bastırılmıştır.
Leukai”. Gediz Deltasındaki ilkçağ kalıntıları Kuşcenneti, Çamaltı Tuzlasında Üçtepeler içerisinde yer almakta olup Çiğli beledeiyesi sınrıları içerisinde yer alan Sasalı köyü geçildikten sonra ulaşılmaktadır. Leukai’ye ulaşmak için Kuş Cennetindeki kafeteryayı ve sergi salonunu takip ettikten yaklaşık olarak kırk dakika sonra ulaşabilirseniz. Günümüzde alüvyonların taşınması, tarihi değerlere gerekli özen gösterilememesinden kaynaklı günümüzde böyle bir kalıntı ulaşamamıştı.
Günümüzde Leukai’yi ziyaret ettiğinizde, klasik bir antik kentte görmeye alışık olduğunuz ihtişamlı tiyatroları, görkemli tapınakları ya da zafer taklarını (Not: Zafer takı, önemli bir askeri başarıyı, savaşı veya devlet adamını onurlandırmak amacıyla inşa edilen, genellikle en az bir kemerli geçidi bulunan anıtsal kapı veya yapı türüdür.) bulamazsınız. Leukai, toprağın altında uyuyan bir kenttir. Yüzeyde görülebilen kalıntılar oldukça sınırlıdır. Bunlar arasında temel seviyesinde duvar kalıntıları, birkaç sarnıç ve özellikle de tümülüs tarzı mezarlar dikkat çeker. En önemli yapı kalıntısı ise, kentin akropolü olarak kabul edilen ve bölgede “Büyükkale” olarak anılan yapay bir tepenin üzerindeki sur kalıntılarıdır. Buradan izlediğinizde İzmir Körfezi’nin ve karşıdaki Foça’nın eşsiz manzarası, kentin neden buraya kurulduğunu size anında hissettirir.
Maalesef İzmir gibi hızla büyüyen bir metropolde, Sasalı bölgesi de bu büyümeden nasibini almaktadır. Tarım arazileri ve doğal alanlar hızla betonlaşırken, Leukai’nin bulunduğu alan da bu tehdit altındadır. Bölgede kapsamlı bir arkeolojik kazı yapılmamış olması, kentin sırlarını hâlâ korumasına yol açarken, aynı zamanda korunmasızlığını da artırmaktadır. Kaçak kazılar ve bilinçsiz yapılaşma, bu kültürel mirasa onarılamaz zararlar vermektedir (1-5).
Leukai, belki de İzmir’in en mütevazı ve en kırılgan antik kentidir. Gösterişten uzak, sessiz bir tanıktır o. Bizlere düşen ise, bu sessizliği bozmamak, onu hâlâ toprağın altında uyurken koruyabilmektir. Bu kent, sadece Çiğli’nin ya da İzmir’in değil, hepimizin ortak mirasıdır. Belki bir gün, yapılacak bilimsel kazılarla Leukai de hak ettiği ilgiyi görür ve İzmir’in turizm haritasında hak ettiği yeri alır. O güne kadar, bu eşsiz coğrafyayı ve altındaki tarihi korumak ise en büyük sorumluluğumuz.
Üniversitelere de görev düşüyor elbet!
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde bir akademisyen olmakla beraber ben de çok yakında olan bu antik kentten habersiz kalmıştım. Bakırçay ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversiteşlerinin sosyal programlarında, gezilerde, konferans sunumlarında Leukai’den de söz edilmesi tanınırlığı ve ilgiyi arttıracaktır.
Leukai antik kentinin çevresinde kuş cenneti yer almakta. Doğa yürüyüşleri için de ideal bir yer. İzmir'in Çiğli ilçesi Sasalı mevkiinde yer alan İzmir Kuş Cenneti (Gediz Deltası), 289 kuş türüne ev sahipliği yapan 14.900 hektarlık bir sulak alandır. Flamingolar ve pelikanlar başta olmak üzere pek çok türün izlenebileceği bu yeri görmek ve Leukai’yi de ziyaret etmek istemez misiniz?
Kaynaklar:
- Leukai. https://tr.wikipedia.org/wiki/Leukai (Erişim: 14.05.2026).
- Özmakas, Y. Aristonikos Ayaklanması’nın kuramcısı: Gaius Blossius.
- Güzel, G. D. (2022). Gediz Deltası ekoturizm potansiyelinin araştırılması (Master's thesis, Izmir Katip Celebi University (Turkey)).
- Tırıl, A. Bir koruma öyküsü-Gediz deltası. Korunan Doğal Alanlar Sempozyumu, 8-10 Eylül 2005, SDÜ, Isparta.
- Eken, G., Arsan, Z., & Bilge, O. Gediz Deltası’nda Katılımcı Yönetim Planı İçin Öneriler. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Ulusal Konferansı,Türkiye Kıyıları 02 Konferansı Bildiriler Kitabı 5-8 Kasım 2002, İzmir, E. Özhan • N. Alpaslan (Editörler).
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.