ISG "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" Serisinin Üçüncü Bölümü Yayınlandı

ISG "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" Serisinin Üçüncü Bölümü Yayınlandı

HEAŞ İnsan ve İş Destek Direktörü Esra Önal:- "Kurum içinde aidiyet duygusu bizler için son derece önemli.

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanının "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisinin üçüncü bölümünde, ISG'nin Meydan Otoritesi HEAŞ İnsan ve İş Destek Direktörü Esra Önal'ün hikayesine yer verildi.

İSG'den yapılan açıklamaya göre, Dünya İnsan Kaynakları Günü'nde yayınlanan bölümde, insan kaynakları profesyonellerinin katkıları anlatıldı. Esra Önal, bölümde insan kaynakları ekiplerinin stratejik rolünü vurgulayarak, yetenek yönetimi, bağlılık ve kültür gibi konulara temas etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Önal, hızlı tüketim ürünleri ve eğitim sektörlerinde görev aldıktan sonra havacılık sektörüne geçtiğini belirterek, farklı sektör deneyimlerinin insan yönetimi becerisini şekillendirdiğini ifade etti.

Havacılık sektörünün güçlü koordinasyon, disiplin ve aidiyet gerektiren özel bir çalışma kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Önal, şunları kaydetti:

"Havacılık sektörünün 7/24 yaşayan dinamik yapısı, çalışanlar arasında da güçlü bağlar oluşturuyor. Kurum içinde aidiyet duygusu bizler için son derece önemli. Yaşamı, kariyer hayatı, özel hayat diye bölemiyoruz biz. Her an birbirimizden sorumluyuz ve hep bir arada olunca, yaptığımız iş daha kıymetli oluyor. Tüm yöneticilerin çalışan deneyimine dokunan ortak bir sorumluluk taşıdığına inanıyorum. Bir organizasyonu güçlü yapan önemli unsur da insanların kendilerini değerli hissetmesi ve aynı hedef etrafında birlikte hareket edebilmesi."

İnsan kaynağının temelinde sevgi ve çaba gibi unsurların yer aldığını kaydeden Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının, kurum kültürünün stratejik unsurlarından biri olarak konumlandığını aktardı.

"Güçlü iletişim, empati ve birlikte öğrenme kültürü gerekli"

Önal, çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildiği, deneyimlerini paylaşabildiği ve aidiyet hissedebildiği çalışma ortamını korumaya öncelik verdiklerini, havacılık sektörünün dinamik yapısında güçlü iletişim, empati ve birlikte öğrenme kültürünün gerekliliğini savunduklarını kaydetti.

HEAŞ kariyerindeki bir anısını paylaşan Önal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İlk yılımda henüz tanışmadığım bir personelin uzun dönem raporlu olduğunu, amansız bir hastalığa yakalandığını öğrendim. Son haftalarında iyice ağırlaştığının bilgisi geldi. Arkadaşlar sürekli ziyaret etmeye devam ediyordu fakat sonrasında o kötü haber geldi. Eşi, cenazenin şirketimize gelmesini istedi. Böyle bir taleple ilk kez karşılaştım. Malumunuz, cenazeler normalde merhumun evine gider. Fakat eşi kendisinin çok uzun bir zamanının kurumda geçtiğini ve mesai arkadaşlarıyla vedalaşmasının kendileri için çok kıymetli olduğunu belirtti. Bu çok etkileyiciydi. Geldiğinde herkes onunla vedalaştı, ailesi, kızı buradaydı. Merhumu son yolculuğuna ofisinden uğurladık. Çünkü 7/24 çalışılan bir organizasyonda, çok büyük bir bağ var. Öyle kanıksanmış ki. Sonrasında kızının üniversitede bir staj yapma gerekliliği oldu. Yine merhumun eşinden bir talep geldi, kızımın babasının bulunduğu yerde çalışmasını çok arzuluyorum yönünde. Böylece kendisine bir staj imkanı sağladık."

Önal, bu yıl belirledikleri gelişim rotasına ilişkin, "Öncelikle liderlerimizden başlayalım işe, şefler için Leadership Runway, lider olarak ben olmak, ekiple beraber motive olmak, ekibi geliştirebilmek ve doğru geri bildirim verebilmek adına şeflerimizle çalışmalar yapıyoruz. Kitap okuma seanslarımız var, liderlik kitaplarını beraber okuyup bunları tartışıyoruz ve değerlendiriyoruz. Program sonrasında şeflerimizle küçük koçluk seansları yapıyoruz. Programın çıktıları, bize kattıkları, bu yolda neredeyiz, sürekli güncelliyoruz." ifadelerini kullandı.

Müdür düzeyindeki yöneticiler için Leadership Horizon, üst düzey yöneticiler için ise Leadership Master adında programların sürdürüldüğünü belirten Önal, üst düzey yöneticiler için takım olarak öğrenmeyi destekleyen bir program inşa edildiğine değindi.

Çalışanların kendi başarı ve başarısızlık hikayelerini, güçlü alanlarını sanatla ve topluluk önünde paylaşabileceği yeni nesil bir kurumsal kültür oluşturduklarını kaydeden Önal, "Ekiple olmak, farklı etkinliklerde bize enerji veriyor. Örneğin sanatla bir araya gelmek. 'Sahne Senin' diye bir oluşum üzerinde çalışıyoruz. Çalışanlarımızın kendi güçlü alanlarını sunabileceği, başarı hikayelerini veya başarısızlıklarından ne öğrendiğini bizimle paylaşabileceği bir platform olacak. Önümüzdeki dönemlerde hep birlikte göreceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler