İran, Milli Güreşçi Salih Muhammedi ve İki Kişiyi İdam Etti

İran, Milli Güreşçi Salih Muhammedi ve İki Kişiyi İdam Etti

İran İslam Cumhuriyeti yargısı, Aralık protestolarının ardından başlatılan idam dalgası sürerken üç kişiyi daha idam etti.

İran İslam Cumhuriyeti yargısı, Aralık protestolarının ardından başlatılan idam dalgası sürerken üç kişiyi daha idam etti. Milli güreşçi 19 yaşındaki Salih Muhammedi, Mehdi Kasemi ve Said Davudi, "Allah'a düşmanlık"tan Kum merkez cezaevinde gizlice infaz edildi.

İran'da, sabah saatlerinde Kum kentinde gerçekleştirilen infazlarda, 19 yaşındaki İran milli güreş takımı sporcusu Salih Muhammedi ile birlikte Muhammed Kasemi Homapour ve Abbas Esedi adlarındaki iki kişiyi daha idam etti. İnfaz edilenler iki güvenlik gücü mensubunu öldürmekten mahkum edilmişti.

İran yargı erkinin yayın organı Mizan haber ajansı da idamları doğruladı. Ajans, bu kişilerin protestolar sırasında güvenlik gücü mensupları Muhammed Kasemi Humapur ve Abbas Esedi’nin öldürülmesine katıldıklarını öne sürdü. İddiaya göre iki kişi kentteki iki farklı noktada kesici aletle öldürülmüşlerdi.

Hengaw’In haberine göre, 19 yaşındaki güreşçi Salih Muhammedi yargılandığı sırada suçlamaları her seferinde reddetmiş ve itiraflarının işkence altında alındığını söylemişti.

Muhammedi'nin savunmasında güvenlik kameralarında olay yerinde bulunduğuna dair bir kayıt olmadığı ve ailesinin de olay sırasında güreşçinin başka bir yerde olduğuna dair tanıklık sunduğu ifade edildi. Ancak mahkemenin bu savunmaları dikkate almadı.

Hengaw, idamların adil yargılama olmaksızın ve bağımsız avukata erişim sağlanmadan gerçekleştirildiğini vurguladı. Kuruluş, uluslararası topluma çağrı yaparak İran’daki infazların durdurulması için acil adımlar atılmasını istedi.

İran'daki idam dalgası

İran’da Aralık 2025 sonunda başlayan isyan dalgası sonrasında idam rejimi yalnız protestolara katılanlara açılan yeni davalarla sınırlı kalmadı; rejim, zaten son derece yükselmiş olan infaz temposunu daha görünür biçimde çalıştırarak bekleyen ölüm cezalarını da toplumu sindirme aracı olarak devreye soktu. BM mekanizmalarının Mart 2026 tarihli belgelerine göre İran’da 2025 boyunca en az 1.500’ü aşan, bazı derlemelerde 1.639’a kadar yükselen sayıda infaz kaydedildi. Bu bir önceki yıla kıyasla çok keskin bir yükselişe işaret ediyor.

Aralık ayaklanmalarından sonra gerçekleştirilen infazlar yalnızca idam edilen protestocularla ilgili değil. Rejim, ölüm cezasını protestoları bastırma siyasetinin bir uzantısı haline getirerek önceden başka nedenlerel verilmiş idam hükümlerini de caydırma ve korkutma etkisi yaratacak biçimde öne çekmişti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de Şubat 2026 sonunda, Ocak protestolarından sonra en az sekiz kişinin idama mahkûm edildiğini ve yaklaşık otuz kişinin daha idam riski altında bulunduğunu belirterek İran'a acil moratoryum çağrısı yaptı.

İnsan hakları kuruluşları ve BM raporları, bu sürecin işkence altında alınmış itiraflar, adil yargılanma güvencelerinin zayıflığı ve ölüm cezasının siyasal mesaj taşıyan bir baskı aracına dönüştürülmesiyle birlikte işlediğini vurguluyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler