İngiltere, Hürmüz Boğazı'nı Hedef Alan Saldırılarda ABD'ye Üslerini Açma Kararı Aldı
İngiltere, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı hedef alan İran noktalarına yönelik saldırılarında Britanya üslerinin kullanımına onay verdi.
Başbakanlık, İngiltere'nin çatışmaya doğrudan katılmayacağını ve savaşın çözümüne yönelik prensiplerinin aynı kaldığını duyurdu.
Başbakanlık ofisinin açıklamasına göre, İngiliz bakanlar Cuma günü İran'daki savaşı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını görüşmek üzere toplandı.
Ülke daha önce, çıkarlarını veya vatandaşlarının hayatlarını korumak amacıyla düzenlenen operasyonlarda ABD güçlerinin üslerini kullanmasına izin vermişti.
Bakanlar ABD'nin İngiliz üslerini kullanımının Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatındaki gemileri korumayı da kapsayacak şekilde genişletilebileceği konusunda mutabakata vardı.
ABD Başkanı Donald Trump, konuyla ilgili açıklamasında İngiltere'nin hamlesinin "çok geç verilmiş bir yanıt" olduğunu söyledi.
Trump'tan Starmer'a İran eleştirisi: 'Savaşlara, kazandıktan sonra dahil olmanıza ihtiyacımız yok'
İngiltere'nin kararı Ortadoğu'da saldırılara doğrudan katılacağı anlamına gelmiyor.
Başbakanlık ofisi "İngiltere'nin çatışmaya yaklaşımının arkasındaki prensiplerin aynı kaldığını" vurguladı.
Buna ek olarak "bakanların acilen tansiyonun düşürülmesi ve savaşın hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladığı" belirtildi.
İngiltere'nin kararı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 Mart'ta ABD NATO üyesi müttefiklerini Hürmüz Boğazı konusunda harekete geçmekte geç kalmakla suçlamasının ardından geldi.
Trump açıklamasında "Korkaklar, bunu unutmayacağız" ifadelerini kullanmıştı.
Trump: Çok geç verilmiş bir yanıt
ABD Başkanı Donald Trump, konuyla ilgili açıklamasında İngiltere'nin hamlesinin "çok geç verilmiş bir yanıt" olduğunu söyledi.
Beyaz Saray'ın dışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan, "Açıkçası İngiltere beni biraz şaşırttı; çok daha hızlı hareket etmeliydiler" dedi.
Sözlerinin devamında, "İlişkimiz çok iyi ama bu daha önce hiç olmamıştı. Gerçekten de neredeyse bizim ilk müttefikimiz oldular… Adanın – sözde adanın – kullanılmasını istemediler; ki nedense onun üzerindeki haklarından vazgeçmişlerdi" ifadelerini kullandı.
Trump sözlerinde, Chagos Adaları sınırları içindeki Diego Garcia'ya atıf yaptı.
İngiltere adaların egemenliğini Maldivler'e devretmeyi ve ardından üssü geri kiralamayı kabul etmişti.
Trump daha sonra kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden bir paylaşım yaptı ve "Gerekirse, onu [Hürmüz Boğazı'nı] kullanan diğer ülkeler tarafından korunması ve denetlenmesi gerekecek - Amerika Birleşik Devletleri bunu yapmayacak!" dedi.
İstenirse bu ülkelere Hürmüz'de yardımcı olunacağını, "onlar için kolay bir askeri operasyon olacağını" ekledi.
Erakçi: "Starmer İngilizlerin hayatını tehlikeye atıyor"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi İngiltere'nin kararıyla ilgili İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı "Britanyalıların hayatını tehlikeye atmakla" suçladı.
İran'ın "meşru müdafaa hakkını kullanacağı" uyarısında bulundu.
Arakçi X üzerinden yaptığı paylaşımda, "İngiltere halkının büyük çoğunluğu, İsrail-ABD'nin İran'a karşı tercih ettiği savaşta herhangi bir rol almak istemiyor.
"Kendi halkını görmezden gelen Starmer, İngiliz üslerinin İran'a yönelik bir saldırganlık için kullanılmasına izin vererek İngilizlerin hayatını tehlikeye atıyor"
Muhalefetten tepki
İngiltere'de Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, X'te yaptığı bir paylaşımda kararın "tüm U dönüşlerinin anası" olduğunu söyledi.
Liberal Demokrat Parti'nin dışişleri sözcüsü Calum Miller, hükümetin kararının İngiltere'nin "Trump'ın kaygan yokuşuna giderek daha fazla sürüklendiğini" gösterdiğini söyledi.
Starmer'a ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına ilişkin anlaşmanın şartlarının Parlamento tarafından oylanmasına izin vermesi çağrısında bulundu.
Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, bunun "endişe verici" olduğunu ve milletvekillerine "müdahil olma konusunda oy hakkı verilmesi gerektiğini" söyledi.
İngiltere hükümetinin üsler konusunda duruşu nasıl değişti?
İngiltere hükümeti çatışma öncesinde ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını desteklemek için İngiliz askeri üsleri kullanmasına izin vermemişti.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı ortak saldırı başlattığı gün, Başbakan Keir Starmer İngiliz uçaklarının Ortadoğu'da "halkı, çıkarları ve müttefikleri korumaya" yönelik savunma operasyonunun bir parçası olarak "gökyüzünde" olduğunu söyledi.
Ertesi gün Starmer, İngiltere'nin ABD'ye Gloucestershire'daki RAF Fairford ve Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia hava üslerini "savunma amaçlı" saldırılar için kullanılmasına izin verdiğini açıkladı.
Starmer, bu saldırıların bölgede İngiltere personeline ve müttefiklerine ateş açan İran noktalarını hedef alacağını söyledi.
Ancak İngiltere'nin hâlâ "taarruz amaçlı eylemlere" katılmayacağını belirterek ABD'nin üsleri bu amaçla kullanmasına izin vermedi.
Trump, Starmer'dan "memnun olmadığını" söyledi, "Karşımızda Winston Churchill yok" dedi.
Bahreyn ve Güney Kore de Hürmüz bildirisine katıldı
Güney Kore de Hürmüz Boğazı'nın güvenli ve serbest geçiş sağlamaya yönelik uluslararası çabalara katkıda bulunacağını açıkladı.
Bazı ülkeler 19 Mart'ta boğazın güvenliğini sağlamak için "uygun" önlemlere "katkıda bulunmaya hazır" olduğunu ifade eden bildiri hazırladı.
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Japonya liderleri tarafından imzalanan bildiriyi daha sonra Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya, Bahreyn ve Litvanya da imzaladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.