İmamoğlu Ailesine Çanta Çanta Para Taşıyan İsim Konuştu: O Gün Anladım Ki Bu Adam Hırsız

İmamoğlu Ailesine Çanta Çanta Para Taşıyan İsim Konuştu: O Gün Anladım Ki Bu Adam Hırsız

Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının itirafçılarından Servet Yıldırım, İmamoğlu'nun ailesine çanta çanta milyon dolarlar taşıdığını öne sürdü.

Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının itirafçılarından Servet Yıldırım, İmamoğlu'nun ailesine çanta çanta milyon dolarlar taşıdığını öne sürdü. İmamoğlu'nun patronunun şirketinin gelirine kendini de ortak ettiğini iddia eden Yıldırım, "O gün anladım ki bu adam hırsız" dedi. Yıldırım, Özgür Özel'e ise "Bir daha bana iftiracı derse onu sokağa çıkamaz hale getiririm" sözleriyle meydan okudu.

Geçtiğimiz yıl mart ayında birçok belediyenin ardından İBB'ye de yolsuzluk ve rüşvet operasyonu düzenlenmiş, Ekrem İmamoğlu tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı.

İmamoğlu ile birlikte belediyedeki birçok kritik noktadaki isim de cezaevine gönderilmişti.

İTİRAFÇI OLMUŞTU

Soruşturma sürerken "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" şemasında yönetici olarak bulunan iş adamı Hüseyin Köksal'ın şoförü ve itirafçı olan Servet Yıldırım, tanıklık ettiği olayları ve İmamoğlu’nun şirketine teslim ettiğini öne sürdüğü paraları ilk kez anlattı.

"OPERASYONU HERKES BİLİYORDU"

Servet Yıldırım, 19 Mart operasyonunun gerçekleşeceğinden tüm ekibin önceden haberdar olduğunu iddia etti.

Yıldırım, operasyon bilgisinin Ekrem İmamoğlu’na kadar ulaştığını öne sürerek süreci şu sözlerle anlattı:

"19 Mart tarihinde operasyon yapılacağını tüm ekip bu olaya suç örgütüne karışmış olanların hepsinin haberi vardı... Ekrem İmamoğlu 19 Mart öncesinde bu operasyonun gerçekleşeceğini biliyordu saatini tarihine kadar biliyordu"

Servet Yıldırım

Yıldırım, operasyondan yaklaşık bir ay önce kendisine yurt dışına çıkış teklif edildiğini belirterek ifadelerine şöyle devam etti:

"Benim bunu öğrenmem operasyondan bir ay önce oldu şubat ayı gibi... Şirkete çağırdılar beni gittim Schengen vizemin olup olmadığını işte gerekiyorsa seni yurt dışına çıkaralım... Ben de dedim ki hani ben bir suç işlemedim... benim yurt dışına gitmeme gerektirecek bir durum yok"

Servet Yıldırım

"EN GÜZEL YERLERİ VERDİLER"

İBB operasyonunu herkesin bildiğini söyleyen ve Ferhat Murat'a açıklamalarda bulunan Yıldırım, "Olay tamamen halkın parasıdır. Hepsi milletimizin, benim paramdır. Sizin paranızdır. Hepimizin parasıdır. (Siz mi yaptınız o para transferini de?) E tabii ben götürdüm Cavit Bey'e. Kurduk Olay TV'yi, tabii bu taraftan reklam tarafı yürüyor. Bize ihaleler verdiler, üst geçitler. En güzel yerleri. Benim bildiğim sadece BVA'da 1,5 milyar TL'ydi. Urban tarafı da 700 milyon falandır. Yani 1 milyar TL'ye falan yakındır. Ama orada 150 milyon TL ihale bedeli. Ama bir de şöyle bir şey var… Siz bu parayı normalde nasıl ödersiniz? Mesela aldınız ihaleyi, 350 milyon Hüseyin Köksal veya diğeri istediği gibi öder onu. Çünkü neden? O şirkete Ekrem İmamoğlu ortak." dedi.

Servet Yıldırım - Ferhat Murat
Servet Yıldırım - Ferhat Murat

"İMAMOĞLU KENDİNİ ŞİRKETİN GELİRİNE ORTAK YAPTI"

Yıldırım şöyle devam etti:

"Yıl 2020-2021. Bir gün şirkette oturuyoruz. Tuncay Yılmaz gelir. (İmamoğlu inşaatın genel müdürü) Tuncay Yılmaz'ın bu davada örgüt yöneticisi olması gerekiyordu. Bağımsız çalışan, tamamen Ekrem'e bağlı, kimseden emir almayan… Fatih Keleş neyse Tuncay Yılmaz da odur. Dedi ki 'Patronun emri var. Bu şirketin %60 geliri Ekrem’in.' Tabii Hüseyin, patronum şaşırdı: 'Nasıl olur Tuncay abi' dedi. O da 'Hüseyin, böyle olacak. %60'ı bizim, %20'si senin, %20'si Murat Kapkin'in' dedi.

"BU ADAM HIRSIZ"

Patronum kabul etmek zorunda kaldı, çünkü para büyük. Cash geliyor. Tabii o işte o %60 dediği an ben anladım ki bu adam hırsız! Ondan sonra para taşımalar çıktı. Nereye gidiyor bu para? Nereden geliyor? Nereye gidiyor? E dedim ki artık bu adam hırsız yani. Bir gün arkadaşımla otururken o da ses kaydımı çekiyor. 2022 senesi. O zaman kabul etmedim. Şöyle dediler, Mehmet Pehlivan yine benim avukatımdı. Çağlayan Adliyesi'ne gittiğimde bu ses kaydıyla ilgili dedi ki “Servet, savcı sana şunları sorabilir” dedi. Dersimize çalıştırdı bizi. Gittik savcılığa verdik ifadeyi. Tabii kabul etmedim. Yani dedim ki rızam dışında alınmış. Şu anda ben savcılığa derim ki ses kayıtlarım hepsi doğrudur. Hepsini kabul ediyorum.

İMAMOĞLU'NUN AİLESİNE ÇANTA ÇANTA PARA TAŞIMIŞ

İmamoğlu'nun babasına, amcasına para götürdüm. Gözümle gördüğüm için kendisine hırsız diyebilirim. Mahkemede de bunu diyeceğim. Amcasının oğluna bile para götürdüm. 10 milyon dolar götürdüğüm de oldu 5 milyon dolar götürdüğüm de oldu. Çantaları açtım ben bunları kameramla çektim. Kamu parasının oraya gittiğini öğrendiğimden itibaren çektim. Ama telefonum gitti. Savcılığa dedim geri getirilebilir mi diye ama olmadı."

İMAMOĞLU 'BENİ TUTUKLAYAMAZLAR' DEMİŞ

Yıldırım'ın açıklamaları şöyle devam etti: "İmamoğlu 'Beni tutuklayamazlar' dedi. Bizim olduğumuz tarafta da 'Ekrem'i tutuklayamazlar' dediler. Herkes birbirini kontrol ediyor. Mesela diyor ki işte 'Bak sakın çözülmeyin, eksik bir şey söylemeyin, avukatlar gelecek, sakin olun…' Ama tabii bu iş nerede bozuldu? Kelepçeler takıldı. Silivri'ye gidince her şey bozuldu. Tutuklamalar olduktan sonra ifadelerimizi verdik, tutuklandık.

İmamoğlu ailesine çanta çanta para taşıyan isim konuştu: O gün anladım ki bu adam hırsız

"FETÖCÜLER 'ÇÖZÜLMEYİN' DİYE NOTLAR GÖNDERDİ"

Hücrelerimize konduk, 46 kişi. Gittiğimizde akşam vaktiydi. Fakat ertesi sabah anlamadığım bir şey oldu içeride. Silivri cezaevinde biliyorsunuz, FETÖ'nün üst düzey komutanları, yönetenleri orada yatıyor. Bu cezaevi psikolojisi değil.

Şöyle bir şeyler almaya başladım, karşı hücremde FETÖ’cü yatıyor, bu tarafımda FETÖ’cü yatıyor. Bize bir yazılar gelmeye başladı. Üstten atmaya başladılar, tellerden. Mesela şöyle der; 'Çözülme'. Muhtemelen içerideki o yapı yani o cezaevindeki yatan örgüt üyeleri kurtuluşu buradan bulma umuduyla onu hissettim. Yani bana söyledikleri mesela; “Bak cezaevi sana şunu yapabilir, çağırır. Seni bir anda götürür buradan şu ifadeyi imzala der. SEGBİS’e çıkarır, hiç haberin olmaz. Şunu yapar haberin olmaz.” FETÖ’cüler söylüyor bunu. Bunu yaşadım içeride. (Konuşma diyorlar ya da itirafçı olma diyorlar yani)"

"FETÖ'CÜ BANA 'DÜZEN DEĞİŞECEK' DİYOR"

Cezaevinde not almıştım. Ben bu ifadeleri verecektim. Çünkü cezaevindeki yaşadığım durum… Ya ben karşısında olduğum her kişinin istemediğim halde şu an yanındayım. Böyle bir şeyin içine istemeden girmişim. Yani FETÖ’cü oradan bana diyor ki “Bu düzen değişecek. Biz buradan çıkacağız. Şöyle olacak, böyle olacak.” Bir gün hücremi aramaya geldiler. Notlarım da orada duruyor. Bir tane baş gardiyan gözü böyle geçerken ilişti oraya. Şöyle böyle yaptı bana. “Okuyabilir miyim?” dedi. Normalde okuması yasak. “Okuyabilirsiniz” dedim. Okudu, okudu, okudu, dedi ki, "Bu böyle olmaz." dedi. “Ama eğer, sana yardımcı olmamı istiyorsan yardımcı olurum.” dedi. Dedim ki “Yalnız dedi burada yazdığın her şey doğru” dedi.

AVUKATIN KENDİSİNİ TEHDİT ETTİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ

Bütün avukat sistemini unutmayayım diye not aldım. Burada çok doğru bir şey söylemişsin dedi. 'Biz biliyoruz, bu konuda sana yardımcı olabilir miyim?” dedi. 'Yok ben zaten o süreci ilerletiyorum şu anda' dedim. Avukatımı çağırdım cezaevine. Gece saat 3. ifade verip hani kimseye görünmeden bu işi bitireyim diye. Aynı süreçte Ertan Yıldız da gece ifade veriyor. Avukatımı çağırdım ben tabii ifadelerimi verdim ama bu arada örgüte savunma yapan avukatlar devreye atıyorlar. O arada Mehmet Pehlivan o saatte gelir mi oraya? Geldi Ertan Yıldız'ın yanına girdi parmak sallayarak. Bunlar hep kayıtlarda vardır. Oradan çıktı, avukat savunma yaptığım yere girdi. Sen dedi ne biliyorsan onu yap. Sana ne iyi gelecekse bize de iyi gelecektir dedi. Biz iyi geleni de sana yapacağız dedi. Bu cümleyi kullandı. Ertan Yıldız dedi ki “Ne diyorsun sen?”. “Sen dedi ne dediğimi iyi anladın” dedi Ertan Yıldız da. Oğlumu tanımaz o. Oğlumdan bahsetti ve “Tugay dışarıda iyi. Gayet iyi.” dedi. Ben de dedim ki yani oğlum seni tanımıyor ki dedim ya.

İmamoğlu ailesine çanta çanta para taşıyan isim konuştu: O gün anladım ki bu adam hırsız

Bize şu anda ne diyorlar? İftiracı diyorlar değil mi? İlgili partinin vekaleten olan şu andaki başkanı, ki vekaleten başkanı, şaibeli başkanıdır bana göre. Biz ifade vermeye etkin pişmanlıktan dolayı gittiğimizde savcılığa, ifademi avukata cezaevinde verdim. USB'ye döküp savcı beye teslim etti avukatım. Ondan sonra beni ifadeye çağırdılar. “Bana dedi bilmediğin, emin olmadığın hiçbir şey söyleme.” dedi. “Ben senden dedi bilmediğin emin olmadığın konu hakkında hiçbir bilgi istemiyorum.” diye de devam etti. Bu şekilde biz ifademizi verdik.

Sayın Savcının bana söylediği bir kelime daha vardır. Biz bu davayı yürütürken kimsenin kul hakkına girmeyiz. Onlar da insan. İlgili partinin şaibeli başkanı konuşurken orada ne yaşandığını bilmez, adaletin ne olduğunu bilmez, oradaki işleyişin ne olduğunu bilmez. Şu anda söylediği tek şey savcılarımız bir medya önünde bir canavar gibi… Bunların da bir kalbi var. Bunların bir ailesi var. Bunların bir merhameti var. Bunların bir vicdanı var.

"ÖZEL'İ SOKAĞA ÇIKAMAZ HALE GETİRİRİM"

(Özgür Özel’in iftiracı söylemi) Bir daha televizyona, medyaya eğer, iftiracı kelimesiyle çıkıp ‘Servet Yıldırım hariç’ demezse onun yol yürüdüğü arkadaşlarını sokağa çıkamaz hale getiririm. Bunu farklı bir şekilde yap. Bildiğim şeylerden dolayı yaparım. Yani sokağa çıkılamayacak hale getiririm onları, yol yürüdüğü arkadaşlarını. Bana iftiracı demesini asla kabul etmiyorum. En büyük iftiracı kendisidir. Kim iftira birbirine kim iftira attıysa namussuz şerefsizdir."

MURAT ONGUN'UN "HAZİRAN" ÇIKIŞI

Nezarethanede Tuncay Yılmaz ile tartıştığı sırada Murat Ongun'un devreye girdiğini belirten Yıldırım, Ongun’un şu ifadeleri kullandığını iddia etti:

"Oradan Murat Ongun dedi ki 'tartışmayın' dedi "Bu işi dedi haziranda bitiriyorum". Yıldırım, bu sözleri "hükümeti bitireceğim" şeklinde yorumladığını ve oradakileri susturmak ya da umut vermek amacıyla söylenmiş olabileceğini belirtti.

"ERTAN YILDIZ GELİR GELMEZ ŞİRKETLERİM BATAR DİYE BAĞIRDI"

Yıldırım, operasyon sonrası Çağlayan Adliyesi'nin nezarethanesinde yaşanan kaosu şu sözlerle aktardı:

"Ertan Yıldız gelir gelmez dedi ki... İçeride bir kaos oluşturdu hemen dedi ki 'Benim şirketlerim batar, tapu veremem". dedi 'Buna derhal müdahale edin' dedi. Tuncay Yılmaz'a söylüyor, Murat Ongun'a söylüyor."

Yıldırım, bu paniğin ardından Ekrem İmamoğlu'nun karşı hücreden seslenerek, "Sakin olun, sakin olun halk arkamızda, Saraçhane yıkılıyor" diyerek grubu yatıştırmaya çalıştığını öne sürdü.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler