İBB Davasında 68. Gün | Aziz İhsan Aktaş, İmamoğlu'nun Avukatının 'Rüşvet' Sorusuna Cevap Vermedi
Mahkeme başkanı duruşmalarda günde en az 20 kişi dinleneceğini, tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularının eylül sonunda biteceğini duyurmuş, duruşmanın dün görülen üçüncü günü bugüne sarkarak gece saat 00.35’te sona ermişti
Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasının dördüncü gününde de devam etti. Kullanılmayan bir telefon nedeniyle aylarca tutuklu kaldığını belirten İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, "Arayan insanların Ekrem İmamoğlu'yla konuşma ihtimali olmayan bir telefondu. Hattı Özel Kalem'e yönlendirilmiştir" dedi. Kasapoğlu ayrıca, "Bu telefon beni oğlumdan 11 ay ayırdı. 1,5 yıl incelendi, içinden suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok" dedi. Duruşmada iş insanı Aziz İhsan Aktaş da savunma yaptı. Savunmasında "Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisini ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir" diyen Aktaş, "Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir" ifadelerini kullandı. Adem Kameroğlu, İmamoğlu'nun sorusun üzerine "Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil" derken, İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan da Kameroğlu’na “İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz” dedi. İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin’in, İETT’den olan alacağına karşılık "kendisinden rüşvet istendiği" iddiasına ilişkin sorusuna Aktaş, “Bu soruya cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi.
Suç örgütü liderliği iddiasıyla başka bir davada yargılanan ve İBB Davası'nda da sanık olan Aziz İhsan Aktaş da duruşma salonuna korumalarıyla geldi.
Dava, rüşvet verdiği iddiasıyla yargılanan iş insanı Yusuf Kaya'nın savunmasıyla başladı. Kaya, önceki savunmalarını tekrarladı, kimseye rüşvet vermediğini, rüşvete aracılık etmediğini söyledi.
Kaya'nın savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından sanık kürsüsüne İSTAÇ Çöp Tesisi Devir Sözleşmesi karşılığında rüşvet aldığı iddiasıyla yargılanan mühendis ve iş insanı Erdoğan Göğen geldi. Eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu'ya 1 milyon 200 bin dolar rüşvet verdiği iddia edilen Göğen'in savunması bittikten sonra sorgusuna geçildi.
Göğen: Rüşvet versem hangi genel müdür benim faaliyetimi durdurabilir?
Erdoğdu'nun avukatı ve eşi Tuğba Torun, "Faaliyetleriniz işe başladıktan sonra mı durduruldu?" diye sordu. Göğen, "Evet" yanıtını verdi. Torun bunun üzerine, "Durdurulmasının rüşvetle alakası var mı?" sorusunu yöneltti. Göğen, "Rüşvet versem hangi genel müdür benim faaliyetimi durdurabilir?" dedi.
"Bu miktara şirketi devralmışken rüşvet diye konuşulan rakam kafama girmiyor"
Erdoğdu'nun avukatı Torun, "Firmayı ne kadara devraldınız?" diye sordu. Erdoğan Göğen, "1 milyon 350 bin Euro devir bedeli ödedim. Bu miktara şirketi devralmışken 1 milyon 200 bin dolar rüşvet diye konuşulan rakam benim ticari kafama girmiyor" ifadelerini kullandı.
Aksoy: Suç tarihinde İstanbul'da bile değildim
Göğen'in savunması ve sorgusunun ardından Çiftay İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gülant Candaş sanık kürsüsüne geldi. Candaş'ın ardından İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy'un savunmasına geçildi. Aksoy, kendisiyle ilgili suçlamada suç tarihi olarak gösterilen dönemde, 2023'teki deprem nedeniyle Hatay'da olduğunu, suç tarihinde İstanbul'da bile olmadığını belirtti.
Aksoy'dan sonra sanık kürsüsüne Demir İnşaat ve Demir Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir çıktı. Demir'in de savunması ve sorgusu sona erdi. Sıradaki tutuksuz sanık Şehide Zehra Keleş savunmasına başladı.
Keleş'in avukatı: Suç örgütü üyesi maaşı yoksulluk sınırının altında diye işten ayrılır mı?
Aksoy'un ardından Eski İPA çalışanı Şehide Zehra Keleş, savunmasında, "İBB Hanem ile ilgili suçlandığımı öğrendim. Ne olduğunu polisler anlatamadı, nezaretteki arkadaşlar anlattı" dedi ve hakkındaki örgüt üyesi suçlamasına da itiraz etti. Keleş'in ardından avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin İPA'dan istifa ederken gerekçe olarak maaşının yoksulluk sınırının altında kalmasını gösterdi ve "Suç örgütü üyesi bu sebeple işten ayrılır mı?" diye sordu.
Kasapoğlu: İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok
Keleş'in savunması ve sorgusu bitti, sanık kürsüsüne İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu geldi. Kullanılmayan bir telefon nedeniyle aylarca tutuklu kaldığını belirten Kasapoğlu, "Arayan insanların Ekrem İmamoğlu'yla konuşma ihtimali olmayan bir telefondu. Hattı Özel Kalem'e yönlendirilmiştir" dedi. Kasapoğlu ayrıca, "Bu telefon beni oğlumdan 11 ay ayırdı. 1,5 yıl incelendi, içinden suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok" dedi.
Rüşvetle de suçlandığına değinen Kasapoğlu, "Hayatımda hiç görmediğim Bayram Yıldırım demiş ki, 'Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü gider, paraları alırdı.' Ama hiçbir şoför arkadaşımız bunu kabul etmiyor" dedi. Kasapoğlu ayrıca, "Burada bir örgüt hikayesi anlatılıyor, ben size bir liyakat hikayesi anlatacağım" ifadelerini de kullandı ve İmamoğlu'nun KPSS'ye gerek duymadan Özel Kalem'e bir kişiyi alabileceğini ama onun yerine 20 yıllık memur olan kendisini atadığını belirtti.
"Bize hep 'Devlet anneyi korur, devlet kadını korur, memurunu korur' dendi. Ben size güvenmek istiyorum. Savunmam kısa ama haklılığım iddianame gibi 4 bin sayfa eder" diyen Kasapoğlu'nun savunması sona erdi. Kasapoğlu'nun savunması izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
Kasapoğlu’nun avukatı Elif Bozyiğit’in savunması da sona erdi ve mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. Aradan sonra Kameroğlu İnşaat’ın sahibi Adem Kameroğlu SEGBİS ile duruşmaya bağlanıp savunmasını yapacak.
Kameroğlu'ndan İmamoğlu'na: Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, biz yapmak zorunda olduğumuzu hissettik
Ara sona erdi, duruşma başladı. Duruşma "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Kameroğlu’nun savunmasıyla devam etti.
Kameroğlu’nun savunmasının ardından İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, “Ben sizi tehdit ettim mi?” diye sordu. Kameroğlu, “Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil, fakat işlerin ağırdan alınmaması için, biz iyi geçinmek için bunları yapmak zorunda idik. Sizler bize baskı yaptınız demedim ben, orayı düzeltelim isterseniz. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik” yanıtını verdi.
Özkan'dan Kameroğlu'na tepki: İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz
İmamoğlu’nun ardından İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan söz aldı ve “İfadenizi değiştire değiştire geliyorsunuz. Benden teklif aldınız. Bunun karşılığında sizden aldığım daireleri bizzat bana siz gezdirdiniz” dedi.
Rüşvet iddiası
2022 yılında başladığı projenin rüşvetini 2017 yılında verdiğini ileri süren Kameroğlu, Necati Özkan'ın daireler için ödediği 2 milyon liranın nasıl iade edildiğini söylemedi. Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Kameroğlu'nun geçmişte Kameroğlu İnşaat'ın genel müdürü olan eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı "etkin pişmanlık ifadesi veren" Veysel Erçevik'e önce vekalet vermediğini sonra da "Verdim" dediğini belirtti. Kameroğlu bunun üzerine, "Bana bunu kabul ettiremezsiniz" dedi. Kameroğlu'nun savunması ve sorgusu sona erdi.
Şimşek: 2025 yılının ocak ayında telefonu teslim ettim
Duruşma, "etkin pişmanlık" ifadesi veren Naim Erol Özgüner'in "Ekrem İmamoğlu'nun telefonunu verdiğini iddia ettiği Özel Kalem Müdürlüğü çalışanı Burcu Ciner Şimşek'in savunmasıyla devam etti. Sanık kürsüsüne gelen Şimşek, savunmasında Özgüner'i yalanladı ve "Erol Naim Bey 19 Mart'ta telefonu aldım demişti. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben 2025 yılının ocak ayında telefonu teslim ettim" dedi.
Şimşek'in savunmasının ardından İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek, "Telefonu Erol Bey'e ben verdirmişim. Öyle bir şey oldu mu?" diye sordu. Şimşek, "Hayır" dedi. Şimşek'in sorgusunun ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
"Kandil'de röportaj yaptım ifadem alınmadı ama buradaki suç örgütü suçlaması ağırıma gidiyor"
Gazeteci Ruşen Çakır, savunma yaptı Çakır, "Geçen ay Kandil’de Duran Kalkan'la röportaj yaptım. İfadem bile alınmadı. Ama burada bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek, isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla karşı karşıyayım. Bu benim çok ağırıma gidiyor" ifadesini kullandı.
Çakır şunları kaydetti:
"Geçen ay Kandil’de Duran Kalkan'la röportaj yaptım. İfadem bile alınmadı. Ama burada bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek, isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla karşı karşıyayım. Bu benim çok ağırıma gidiyor.
Galatasaraylıyım. Ve inanmayacaksınız ama böyle. Pazar günü, 18 Mayıs 2025 Pazar günü, evet akşam gazetesinin haberinin çıktığı gün ben stada Kayseri spor maçına gittim. Maç başlamadan 20 dakika önce ben de jeton düştü. Ve hatırladım ki Murat da Galatasaraylı biliyorum, locası mı kombinesi mi ne var. Benim 20 yıldır kombinem var Galatasaray. Sonra cep telefonumu aldım Emrah Bağdatlı adlı denen şahsın X hesabında takip ettiği tek bir hesap var Galatasaray. Şimdi ben Galatasaraylı olmak, kombine sahibi olmak ve maçlara gitmek gibi bir suç işlemiş oluyorum.
Eğer ben, çok açık söylüyorum, parayla haber yapacak kadar şerefsiz birisi olsam bana para veren insan içeri girdiği zaman korkumdan ağzımı açmam. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazdığım yazıların büyük bir kısmı eleştirel."
Aziz İhsan Aktaş da salonda: Korumalarım devletin tahsis ettiği resmi korumalardır
Yine suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla tutuklanan ve ‘etkin pişmanlık’ ifadesinin ardından tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş da korumalarıyla birlikte salona geldi.
Aktaş savunmasında şöyle dedi:
"Öncelikle şu yanlış algıyı, yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce benimle ilgili planlanan suikast girişimi nedeniyle devletin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu bu benim için bir ayrıcalık değil. Devletimizin can güvenliğini sağlamak adına aldığı bir tedbir ve zorunluluktur.
"Gerçek bir diploma ile mezun oldum"
1976 yılında Diyarbakır'da doğdum. Bir ilk, orta ve lise eğitimi Diyarbakır'da tamamladım. Haritesi kimya bölümünden gerçek bir diploma ile mezun oldum.
"Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir"
Sayın başkanım benim karşıma çıkan yapı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talimatları ve para talepleri İBB iştiraklerden sorumlu başkan danışmanı Ertan Yıldız, Başkan danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul milletvekili ve CHP eski genel başkan yardımcısı Özgür Karabat ve diğer aracılar üzerinde iletilmekteydi. Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisini ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir. Sayın başkanım, sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının finanse edilmesidir."
Aziz İhsan Aktaş, savunmasında "etkin pişmanlık" ifadesinde ortaya iddiaları yineledi ve sözlerini noktalayınca sorgusuna geçildi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, "Özgür Karabat'la toplantınızda yanınızda olduğunu söylediğiniz kişiyi tanık olarak gösteriyorsunuz" dedi.
Aktaş, "Kendisini olaydan sıyırmak amaçlı yanımızda olmadığını söylediğini düşünüyorum" dedi. Pekin, "Yani sizin tanık olarak gösterdiğiniz kişi yalan söylüyor" ifadelerini kullandı. Pekin, Aktaş'ın İETT'den olan alacağına karşılık kendisinden rüşvet istendiği iddiasını da sordu. Aktaş, "Bu soruya cevap vermek istemiyorum" yanıtını verdi.
Avukat Pekin, suç örgütü lideri olmakla suçlanan ancak cezaevinden çıkan Aktaş’ın verdiği ileri sürülen 970 bin dolar rüşvetin diğer "etkin pişmanlık ifadesi veren"lar tarafından yalanlandığını hatırlattı. Aktaş, “Bu mahkemenin kararı” dedi.
Aktaş: Ben 50 kilo taşırım
Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, "etkin pişmanlık ifadesi veren" Aziz İhsan Aktaş'a, "Sağlık sorunlarınız olduğunu söylediniz. 970 bin dolar olan çantayı nasıl taşıdınız?" diye sordu. Aktaş, "Ben 50 kilo taşırım" yanıtını verdi.
Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce, "Bir meslektaşım size İETT'den alacağınız için neden icra takibi başlatmadınız diye sordu. Siz de 'Belediyeden alacağını tahsil etmek ne kadar zor bilirsiniz' yanıtını verdiniz. İETT tüzel bir kurum biliyorsunuz değil mi?" sorusunu yöneltti.
Aktaş, "Biliyorum, tüm belediyelerden muzdarip değiliz" yanıtını verdi. Aktaş'ın savunması ve sorgusu sona erdi. Avukatı Özer İncegül'ün beyanlarına geçildi.
Ardından mahkeme başkanı, yaklaşık 15 saat süren duruşmayı bitirdi.
Savcının Muzaffer Beyaz hakkındaki tutuklama talebini üst mahkeme de reddetti
Davada savcının çelişkili beyanlar" iddiasıyla hakkında iki kez tutuklama istediği iş insanı Muzaffer Beyaz hakkındaki talebi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ardından üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de reddetti.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan itiraz dilekçesinde, Beyaz’ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, alabileceği ceza miktarı, soruşturma aşamasındaki çelişkili beyanları ve dosyadaki deliller gerekçe gösterilmişti.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan davaya da bakan üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi de ret kararının yasaya uygun olduğu ve düzeltecek husus olmadığı gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti. Bu kararla, Beyaz hakkındaki tutuksuz yargılama kararı kesinleşti. Daha önce mahkeme heyeti de Beyaz'ın tutuklanması talebini reddetmişti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.