CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY’A ARZ EDERİM 

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY’A ARZ EDERİM 

Kerime Yıldız'ın yeni yazısı...

A+A-

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay! 

Ulaştırma Bakanı’nın bilimden uzak “Kanal İstanbul ve müsilaj” açıklamasıyla kahırlanmamızın üzerinden çok geçmemişken CHP’yi müsilajın sorumlusu ilân etmeniz, bizleri daha da kahırlandırdı. Lütfen bizi anlayın! Devlet aklıyla konuşan idârecilere, hava su kadar ihtiyacımız var. 

Size, hâfızamızla dalga geçen bir “hâfıza silme oyunu” örnek vermek istiyorum. 

2013 senesinde Doksanlar diye bir dizi çekildi. Dizide, birbirine zıt kişilikli iki erkek kardeş vardı. Sosyal demokrat olanı; dürüstlük âbidesi, ilkeli, eylemci, merhametli ve kanaatkârdı. Muhâfazakâr olan diğer kardeş; paragöz, cimri, hava atmayı seven, iktidarla içli dışlı bir adamdı. Birincisi, mahallenin sorunlarıyla yakından ilgiliydi; diğeri, kendi lüks âlemindeydi. Birincisi, et fiyatlarının düşmesi için mahallede et boykotu düzenliyor; diğeri, balkonda ızgara yapıyordu. 

Sosyal Demokrat kardeş, suları kesik mahalleye tankerle su getirtiyor; belediye işçileri grev yüzünden çöpleri toplamayınca çözüm arıyordu. Diğeri, evine su deposu alıyor; çöpe bulunan çözümü baltalıyordu.

Doksanları İstanbul’da yaşayan biri olarak diziyi eleştirmiştim. Sokaklardaki çöpleri, çok iyi hatırlıyordum. Büyükşehir belediyesi SHP'liydi. Belediye işçilerinin grevi uzayınca halk sağlığını tehdit eden çöp için hükûmet devreye girmiş; İBB, işçilerin zammını vermiş ve grev bitmişti. Dizide tam tersine, sosyal demokrat kardeş, çöp meselesini çözmek için kolları sıvıyor; iktidar yanlısı Özalcı kardeş ise tersini yapıyordu. O dönemi bilmeyen veya unutanlar için dizinin mesajı şuydu: Doksanlarda İstanbul'u çöp götürüyordu. Hükûmetin umûrunda değildi. Solcuların gayretiyle çözüldü. 

Özal dönemini karalama uğruna, olayları çarpıtan Birol Güven’e şöyle sormuştum:

“İyi hoş da eğer dizi devam eder ve 93 senesine gelirse SHP'li belediyelerin, 94 seçimini kaybetmesinde mühim bir rolü olan Ümraniye Çöplüğü felâketini nasıl îzah edeceksiniz? Belediyenin, çöpleri usûlüne uygun yığmaması sonucu, 28 Nisan 1993 günü gecekonduların üzerine kayan çöp dağını ve 39 insanın ölümünü, senaryoda nasıl anlatacaksınız?”

Gelelim suya…

İstanbul halkı susuzluktan kırılırken SHP'li İSKİ Genel Müdürü'nün "Çeşme akarken küpünü doldurma" eyleminde olduğu, İSKİ skandalıyla ortaya çıkmıştı. Yâni bu meselenin çözümüne, sosyal demokratların desteği olmamış ama kösteği olmuştu.

Bilin bakalım bu hâfıza silme oyunu hangi kanalda yayınlandı?

Sizi yormayayım. Serhat Albayrak’ın başında olduğu ATV’de. Hem de 26 Haziran 2013’de. Yâni Gezi olayları sırasında. Acaba 2014 yerel seçimlerine doğru giderken ne bekleniyordu da iktidara âit bir kanal bile CHP’ye göz kırpıyordu?

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı,

İstanbul, kendisine yapılan ihâneti asla affetmiyor. 1994 seçiminde affetmemişti. 2019’da da affetmedi. Ortada kapı gibi bir, “ihânet ettik” itirafı varken nasıl affetsin? 
 
Birol Güven, doksanlar dizisinde hâfızamızla dalga geçerken subliminal mesajları tercih etmişti. Devlet terbiyem gereği “dalga geçmek” ifâdesini sizin için kullanmam. Ama siz, müsilaj meselesinde direk CHP’yi sorumlu tutarak hâfızamızı hafife aldınız; hattâ yok saydınız. 

2 Ekim 2008’de ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muhammet Türkoğlu, Marmara’daki kirlenmeye dikkat çekip, “Eğer sisteme çeşitli kaynaklardan gelen kirlilik yükünü azaltabilirsek Marmara'da akıntı nedeniyle yüzey suları yaklaşık 6-7 ayda, dip akıntısı nedeniyle de dip suları 6-7 yılda temizlenebilecektir.” dediğinde iktidarda AK Parti vardı. İstanbul Belediyesi SHP’den/CHP’den alınalı 14 yıl olmuştu. 

Niye bu uyarı dikkate alınmadı? Doksanlar dizisindeki roller mi değişmişti? Çeşme akarken küpünü doldurma derdine düşenler, mahallenin dertlerini umursamıyorlar mıydı?

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı,

İstanbul kaybedilince başa gelen akıl, CHP’yi suçlamaya harcayacağı enerjiyi, Marmara’yı kurtarmaya harcamalıdır. 

Yukarıda dediğim gibi devlet aklıyla konuşan idârecilere, hava su kadar ihtiyacımız var. 

 
 
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.