Birincil Ormanlardaki Kayıplar İklim Kriziyle Mücadeleyi Zorluyor
Dünya Kaynakları Enstitüsüne göre, tropikal bölgelerdeki birincil orman kaybı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 36 azaldı.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay, birincil ormanlarda yaşanan tahribin küresel karbon stoklarının azalması anlamına geldiğini belirterek birincil ormanlarda yaşanan kayıpların iklim değişikliğiyle mücadeleyi neredeyse imkansız hale getirebileceğini söyledi.
Dünya Kaynakları Enstitüsünce (WRI) yayımlanan analize göre, tropikal birincil orman kaybı 2025'te 2024'e göre yüzde 36 azaldı. Buna rağmen yaklaşık 4,3 milyon hektar tropikal orman yok oldu. Kayıp, 10 yıl öncesine göre yüzde 46 arttı.
Brezilya, geçen yıl birincil ormanlarının yüzde 0,47'sini, Bolivya yüzde 1,52'sini, Kongo Demokratik Cumhuriyeti 0,53'ünü ve Endonezya yüzde 0,32'sini kaybetti. Peru'da ise birincil ormanlar yüzde 0,25, Kamerun'da 0,55, Madagaskar'da yüzde 1,9, Kolombiya'da yüzde 0,15, Laos'ta yüzde 0,97 ve Malezya'da yüzde 0,41 azaldı.
Söz konusu dönemde Brezilya 1,63, Bolivya 0,62, Kongo Demokratik Cumhuriyeti 0,56 ve Endonezya 0,3 milyon hektar orman kaybı yaşadı. Peru'da 0,17, Kamerun'da 0,11, Madagaskar'da 0,09, Kolombiya 0,08, Laos 0,08 ve Malezya 0,07 milyon hektar birincil orman kaybı olduğu hesaplandı.
- Dünya genelinde 1,18 milyar hektar birincil orman bulunuyor
Prof. Dr. Tolunay, birincil ormanların, insan etkisinin olmadığı veya çok uzun yıllar önce insan müdahalesi görse de doğal ormanlaşma süreçlerinin gerçekleştiğini, insan faaliyetlerinin gözle görünür belirtilerinin bulunmadığını ve doğal ekolojik süreçlerin bozulmadığı ormanların var olduğunu söyledi.
Türkiye'de kadim, bakir veya doğal yaşlı orman olarak adlandırılan ormanların birincil ormanlar olduğunu belirten Tolunay, "Biyoçeşitliliğin oldukça yüksek olduğu birincil ormanların alanı Gıda ve Tarım Örgütüne göre dünyada 1,18 milyar hektar. Bu da yaklaşık 4 milyar hektar kadar olan toplam orman alanının yüzde 29'una karşılık gelmektedir. Birincil ormanlar en fazla 311 milyon hektarla Avrupa kıtasında yer almakta olup burayı 299 milyon hektar ile Güney Amerika, 280 milyon hektar ile Kuzey ve Orta Amerika kıtaları izlemektedir. Afrika'da 163 milyon hektar, Asya'da 85 milyon hektar ve Okyanusya'da 38 milyon hektar kadar kadim orman yayılış göstermektedir. Ülke olarak ise Rusya Federasyonu, Brezilya ve Kanada kadim ormanların en fazla olduğu ülkelerdir." dedi.
Tolunay, dünyada madencilik, tarım, orman yangınları, kentleşme ve odun üretimi gibi nedenlerle kadim ormanlarda azalma yaşandığına işaret ederek son yıllarda kadim ormanlardaki ormansızlaşma hızı azalsa da 1990-2025 döneminde kaybın 110 milyon hektarı bulduğunu, toplam ormansızlaşma miktarının ise 489 milyon hektara ulaştığını kaydetti.
Bu ormanlarda yaşanan tahribin küresel karbon stoklarının azalması, yıllık küresel karbon tutumunun düşmesi ve biyoçeşitlilik kaybı anlamına geldiğini hatırlatan Tolunay, ormansızlaşmanın yaban hayvanlarındaki patojenlerin insanlara bulaşmasına neden olmasıyla yeni tür hastalıkların ortaya çıkması riskini artırma potansiyeli taşıdığını anlattı.
Doğanay Tolunay, iklim değişikliği etkilerinin kadim ormanlardaki kayıpları etkilediğinin altını çizerek şöyle devam etti:
"Böcek ve mantarlar gibi çeşitli zararlılar ile hastalıkların ve istilacı yabancı türlerin de gelecekte kadim ormanlara zarar vermesi olasılığı oldukça yüksektir. İklim değişikliği doğrudan orman yangınlarının çıkmasına ancak yağışın olmadığı yıldırımlı hava şartlarının artması halinde yol açar. Buna karşılık kuraklıklar, aşırı sıcaklıklar insanların başlattığı orman yangınlarının hızla yayılmasına ve kontrol altına alınamamasına yol açtığı için dolaylı iklim değişikliği etkileri olarak kabul edilmektedir."
- İklim krizi ve yangın ilişkisi
Prof. Dr. Tolunay, kadim ormanlardaki ormansızlaşma nedenlerinin kıtalara göre değiştiğini belirterek şunları kaydetti:
"Avrupa'da odun üretimi ön plana çıkarken Güney Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya'da tarım, Kuzey Amerika, Asya ve Okyanusya'da ise orman yangınları en önemli ormansızlaşma nedenleri. Güney Amerika'da yangınlar tarım sonrasındaki en önemli ormansızlaşmaya yol açan faktör. Özellikle son 10 yıldaki ABD, Kanada, Rusya Federasyonu ve Avustralya'daki mega orman yangınları hatırlandığında bu veri şaşırtıcı değil. Yine son yıllarda azalsa da Brezilya'da tarım ve hayvancılık için arazi kazanmak için kasıtlı olarak yakıldığını unutmamak gerek. Tarım ve orman yangınları kadar olmasa da madencilik, kentleşme gibi nedenlerle de kadim ormanlar zarar görmekte."
Birincil ormanların en fazla kaybedildiği ülkeler arasında Brezilya, Kolombiya, Endonezya, Malezya, Bolivya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Gabon ve Kamerun'un bulunduğuna işaret eden Tolunay, 2016-2024 yıllarında 2,83 milyon hektar orman alanının tahrip olduğu Brezilya'da tahribatının yarısından fazlasının yangınlarından kaynaklandığını aktardı.
- "İklim değişikliğiyle mücadele neredeyse imkansız hale gelecek"
Prof. Dr. Tolunay, küresel ormansızlaşmanın giderek artması halinde ortaya çıkabilecek riskleri ise şöyle sıraladı:
"Dünyadaki iklimsel ve ekolojik süreçlerin işleyişi açısından son derece önemli olan deniz ve kara buzullarının erimesi, mercanların ağarması, okyanus akıntılarının çökmesi gibi geri döndürülemez olaylar iklim değişikliği açısından devrilme noktaları olarak adlandırılmaktadır. Dokuz devrilme noktasından ikisi Amazon Ormanları ve Alaska, Kanada, Rusya Federasyonu gibi ülkelerdeki boreal ormanların zarar görmesidir. Karbon yutak alanı ve küresel iklimdeki etkileri nedeniyle bu ormanların kaybedilmesi durumunda iklim değişikliğiyle mücadele neredeyse imkansız hale gelecek, fosil yakıt tüketiminden vazgeçmek, karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi önlemler çare etmeyecek, sıcaklık artışları hızlanarak devam edecektir."
Orman kayıplarını azaltmak için atılacak ilk adımın ormansızlaşmaya yol açmadığı tescillenmiş sertifikalı orman ürünleri kullanmaktan geçtiğine dikkati çeken Tolunay, ormanların sadece iklim değişikliğiyle mücadele için değil biyoçeşitlilik kaybının önlenmesinde de önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.