Bakanlığın teşekkür ettiği kadın doktor ihraç edildi

Bakanlığın teşekkür ettiği kadın doktor ihraç edildi

Çankırı Devlet Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalışan Ankara Tabip Odası (ATO) İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Dr. Benan Koyuncu, iki defa ihraç edildi, üçüncü kez mesleğine geri dönmek mücadele başlattı.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde asistan olarak çalıştığı sırada Benan Koyuncu, açığa alındıktan sonra yargı kararıyla mesleğe geri dönmüştü.

Bu dönemde acil tıp uzmanlığını tamamlayıp atama bekleyen Koyuncu’nun güvenlik soruşturması ‘olumsuz’ gelmiş, bu karar da yargıya taşınmıştı. Bu davayı da kazanan Koyuncu, ‘acil tıp uzmanı’ olarak Çankırı Devlet Hastanesi’ne atanmıştı. İki yıldır görevini sürdüren Koyuncu, Temmuz 2021’de Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı ve nedenini bilmediği soruşturmanın ardından 30 Eylül’de mesleğinden ihraç edildi.

‘İLK KEZ BU KADAR HUKUKSUZ BİR ŞEY GÖRDÜM’

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde asistan hekim olarak çalışırken açığa alınan Benan Koyuncu, süreç içerisinde yaşadıklarını anlattı. “FETÖ üyesi” olmakla suçlandığını, soruşturma sırasında “Sol bir örgüte üye misin?" diye sorulduğunu belirten Koyuncu, “Soruşturma süreci bitti, ben ’FETÖ’ye üye değildir’ denilerek işime geri döndüm” dedi.

Koyuncu, asistan hekimliğinin bitmesinin ardından uzmanlık sınavını kazandı. Güvenlik soruşturması yapılan Koyuncu’ya ‘olumsuz’ kararı verildi ve üniversite ilişiğini kesti. Güvenlik soruşturması nedeniyle işinden olmasının ardından açtığı davayı da kazanan Koyuncu, “Mahkemeyi kazanmamın ardından atamam yapıldı ve Çankırı Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başladım. İki yıldan bu yana burada acil tıp uzmanı olarak çalışıyorum. Bu dönemde bakanlıktan elime teşekkür belgeleri bile geldi” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın Temmuz 2021’de, mahkeme kararlarıyla mesleklerine geri dönen sağlık çalışanlarına yönelik yeni soruşturmalar açtığını belirten Koyuncu, “Ben de o isimlerden biriyim” dedi. Bakanlıktan eline bir kağıt ulaştığını, “Hakkınızda terörle iltisaklı olduğunuz yönünde deliller vardır, bu konuda savunmanızı verin” yazdığını belirten Koyuncu, “İlk defa bu kadar hukuksuz bir şey gördüm. Benim hakkımda mahkeme kararını geçin açılmış bir tek dava bile yok. Ben de eski dosyamı, hakkımda hiçbir şeyin olmadığını belirterek savunmamı aynen gönderdim” diye konuştu.

“SAĞLIK BAKANLIĞI YETKİLİLERİ 'YANLIŞLIKLA SORUŞTURMA AÇILMIŞ' DEDİLER”

Yargı kararlarıyla işlerine geri dönmüş sağlık çalışanlarına yeni soruşturmalar açılmasının ardından Türk Tabipleri Birliği (TTB) yöneticilerinin Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle görüşme gerçekleştirdiğini belirten Koyuncu, “Benim dosyamı da hiçbir şey olmadığını belirterek örnek dosya olarak götürdüler” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“TTB, ‘Bakın bizim üyemiz, hakkında hiçbir şey yok, dosyası boş ve siz bu kişi hakkında tekrar soruşturma başlatmışsınız’ dedi. Sağlık Bakanlığı’ndaki hukukçular incelemişler ve TTB yöneticilerine, ‘Evet bu dosyada hiçbir şey yok yanlışlıkla soruşturma açılmış’ demişler. Biz açıkçası bundan dolayı çok da bir şey beklemiyorduk. Ama dün sabah baş hekimlikten çağrıldım. Neye bağlı beni attıklarını bilmiyorum, mahkeme sürecinde öğreneceğim. Hiçbir neden belirtmeden işimden bir kağıt parçasıyla atıldım.”

“YERİME KİM GELECEK DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Yargı yoluna başvurarak üçüncü kez mesleğine geri dönmek için mücadele edeceğini belirten Koyuncu, kovid salgını döneminde yoğun tempoda ve izin kullanmadan çalıştığını söyledi. İhraç edildiği Çankırı’da vakaların arttığını, hastanede yer olmadığını belirten Koyuncu, “Doktor sayısı zaten eksik” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben gidiyorum yerime kim gelecek diye düşünüyorum. Atıldığım gün yerime gelecek hekimi zar zor bulduk. Geçen aylarda milletvekili nezdinde hastaneye şikâyet geliyordu. ‘Doktor eksiği var daha fazla poliklinik açın’ diyorlardı. Bunu yapan yine kendi milletvekilleri. Bunu talep ediyorsunuz ama hukuksuz bir biçimde, o hastanede çalışan hekimleri ihraç ediyorsunuz. İki yılda bir hatırlayıp benim hakkımda böyle soruşturmalar açıyorlar. 1980’li yıllardaki amcalarımız, ablalarımız arıyor. ‘Biz de bunları yaşadık’ diyorlar. Ben onların yaşadığı şeyleri 2021’de devraldım ve yaşıyorum."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler