Yıldıray ONUKAR

Yıldıray ONUKAR

Ayakkabı

Önemsenme ihtiyacı içindeyiz. İstiyoruz ki herkes bizi beğensin, layk (like) koysun paylaştığımıza.

Eline alıp telefonu, arkaya güzel bir manzara, yüzüne şekil yapıyorsun. Mesela gözler kısılıyor, dudaklar hafif dışarı, biraz aralık. Makyajı unutmayalım, çirkinlikler kapanmış mı? Huu ayna sana soruyorum uyuma!

Dünyanın umurunda değil,

- müdürünün verdiğini işi binbir emek yapmışsın, hani ya benim teşekkürüm. Müdür patrona hesap verme derdinde, senin yüzüne hiç baktı mı acaba?

- mutfaktan yemeği alıp müşterinin önüne koymuşsun, hop yumuldu bile. Bekleyelim ,aç herhalde belki bitirince güzel bir söz söyler. Yok abi, bahşiş bile bırakmamak için acele hesabı ödeyip kaçar. Bir kuru teşekkür bu kadar mı zor.

- akşama patlıcanlı musakka yaptım sevgilim, seversin. Haaa, iyi der ve telefonundaki mühim işlere döner.

- Yarın sinemaya gitsek, senin sevdiğin oyuncunun filmi var. Ayyy çok yorgunum, ayrıca yarın anneme gideceğim.

Dedik ya, dünyanın umurunda değilsin. Dünya hiç bu kadar çok umursamaz olmamıştı bize karşı.

Peki dünya bizim umurumuzda mı? Biz dünyamızı oluşturanlara karşı duyarlı mıyız? Ne ekersen onu biçersin.

...

Sosyal medya aracılığı ile iletişim kurmaya çalışıyoruz, çaresizlik. Orada durum daha vahim. Oturuyorsun mevzunun üstüne, bombalamaya başlıyorsun, kafayı her neye taktıysan. Sonra emojilere bakıyorsun. Emojide gri yoktur, grileri sadece mimiklerde görürsün. Onlar da sosyal medyada bulunmaz.

...

Mimiklerin olmadığı bir evrende , evren ile paylaştığın mesajların yansıması yoktur. İçinin değer yada değersizliğini göremezsin.

İçin. Dışımıza o kadar takılıp kaldık ki içimizi zaten unuttuk.

Tam bu noktada kocaman bir sıçrayış yapıp ayakkabıya gelelim. Boşluklar dolar zamanla, en azından hava dolar, evrende boşluk kalmaz.

...

Rica etsem, kulağımın dibinde bağırarak konuşmasan.

Sen zaten benim sesimi hiç sevmedin.

Kirlileri çamaşır sepetine atsan.

Sen gene bana laf sokuyorsun, bana çok kirletiyorsun mu dedin?

Yaa her konuya atlama, biz başka bir şey konuşuyorduk, dinlemeden daldın mevzuya.

Peki, ben gidiyorum, siz bensiz rahat rahat konuşun.

Sap ile samanı neden karışıyor birbirine. Her yerde paylaşım yaparken neden bu kadar değersiz hissediyoruz.

Son sözler:

- Beyefendi, camiye ayakkabıyla giremezsiniz

- Ben gidiyorum, beni burada istemiyorlar!

Amca! İstenmeyen sen değilsin , girerken ayakkabını çıkarman yeterli, üstelik giderken alır gidersin kıymetlini...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.