Atatürk Türkiyesi'nden Dönmek Yok!

Atatürk Türkiyesi'nden Dönmek Yok!

"Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz ona yaklaştıkça, o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza kadar baki kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır."

"Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir.
Siz ona yaklaştıkça, o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza kadar baki kalır.
Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır."

Arriba Gazetesi, Portekiz
...
Ne diyor Kur'an'da “oku”!
Becerebilseler okuyacaklar ama hiçbir okuma düz değil ki!?
Enver Paşa, ahlaklıydı.
Saray’a damattı!

(İç güveysi!)
Dindardı!
Darbeci’ydi!
Alman severdi!
Hırsız değildi.
İttihat Terakki’nin başı’ydı!
Teşkilat-ı Mahsusa’nın zincirdeki iç halkasıydı!
İslam birliği peşindeydi!

Vb.
Demem o ki:
Enver “Paşa” aynı zamanda bir gecede “Paşa” olanlardandı!
Yani?!
Kademe yapmadan yükselmişti!
Kışla’dan anlamazdı!
Sarıkamış?!
Eğitimi, tecrübesi eksikti.

Askerden çok “politikacı” idi.
Maceraperestti!
Bab-ı Ali darbesi üzerinden yükselmişti.
Kendi devletinden çok Alman’a güvenirdi!

Alman’ın parasını yemedi ama kazığını çok iyi yedi!
Türkistan’da genç yaşında öldü gitti..
Demem şu ki:
Enver Paşa’nın Alman’larla yaptığı “gizli anlaşma”nın neticesi ortada!
Osmanlı parçalandı, dağıldı, yok oldu!
Binlerce vatan evladı öldü, öksüz ya da sakat kaldı.
Ne adına, Alman’ın enerji oyunu adına!
Ne var ki, geçmişi olmayan Çanakkale “Fatih”i Mustafa Kemal, o parçalanan imparatorluktan bir “laik ulus devlet” çıkarmayı başardı!
Gülen ve bu ihanet şebekesi ile perde arkasında iş tutan saz ortaklarına gelince…
Onlar da Mustafa Kemal’in kurduğu Laik Cumhuriyet’i yıkmak, parçalamak için “gizli anlaşma” yaptılar.
Kiminle?!
Cevap: ?!
Bu kapsamda Enver Paşa ile Neo Enver’ler arasında önemli bir “fark” var.
Enver Paşa, çalmadı doğru, Osmanlı’nın bütünlüğünü korumak için o günün koşullarında romantik gerekçeler ile de olsa “gizli anlaşma” yaptı, bu da doğru.
Ne var ki, Osmanlı’yı Almanlar’ın çıkarı adına büyük savaşa soktu, parçalattı!
Büyük satranç tahtasını doğru okuyamadı, duyguları üzerinden esir düştü, yenildi.
BOP’eşbaşları ise hırsız, komisyoncu, Atatürk Türkiyesi’ni yıkıp parçalamak, Neo Sevr’i hayata geçirmek isteyen güç merkezleri ile “enerji bazlı gizli anlaşmalar” yaptı.
Enver Paşa hata yapmış olsa da, niyet’i sağlamdı!
Neo Enver Paşalar’ın ise hem kafaları hem de niyet’leri sakat!
Türkiye Cumhuriyeti, 7 düvele karşı savaş verilerek, üç kıtaya yayılmış Türk topraklarından kurtarılabilen kadarı üzerinde kurulmuş bir Türk 'Cumhuriyet'idir.
Kurtuluş Savaşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulması ile sonlandı.
Yokluk içinde, silahsız ve dağıtılmış güçsüz bir ordu ile kazanılan Kurtuluş Savaşı ve devlet...
Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milleti'ne sadece bağımsız bir ülke vermedi.
Ezilen, kimliği yok edilen, aşağılanan, yoksul ve fakir bırakılan, vergiler altında inleyen Türk Milleti'ne hakkını geri verdi.

Geri vermekle kalmadı.
Kaybettiği özgüveni geri kazandırarak ayağa da kaldırdı.
Biz işte bu muhteşem insana yeterince sahip çıkamadık.
Emanetini koruyamadık.
Şehitlerimize layık olamadık.
Geleceğimize, çocuklarımıza, vatanımıza karşı sorumluluğumuzu tam yerine getiremedik.

Vatanı emanet ettiği gençlere bıraktığı "Gençliğe Hitabe" aslında bir vasiyetnamedir.
Ülkemizin düştüğü durum "Gençliğe Hitabe"de birebir anlatılmıştır.
Çıkış yolu da anlatılmıştır.
Bu çok kıymetli vasiyete sahip çıkmadıkça Atatürk'ün armağanı Bayramları kutlamaya hakkımız yoktur!
İki yüzlülüğe ve arsızlığa devam ederek kendimizi inkar ettiğimizi ne zaman anlayacağız?!
Kurtarıcısına sırt çeviren hiçbir kavim ayakta kalamadı.
Biz de emanete yeterince sadık kalamadık.
İpek Çalışlar'ın Latife'sinde, Atatürk'ün içince keyfi atamalar yaptığı, talimatlar verdiği vb yazıyor.
Allah'tanki Latife Hanım var, o bir alkolik'in aldığı kararları boşa çıkartabiliyor.
Devlet dersen, bir adam ile bir kadının iki dudağı arasında!
Bir sonraki sayfada ise Latife Hanım'ın, Atatürk'ün göreve getirdiği Halit Ziya'nın daha sonra intihar edecek oğluna, "Ben gidiyorsam, benden dolayı orada olduğuna göre sende bırak" mealindeki sözü yer alıyor.
Cumhurbaşkanı eşi olmak dışında, Latife Hanım'ın mesleği nedir, "sekreter"lik.
Boşandıktan sonra kitap çevirisi vb yaptığı anlatılıyor, "Bozkurt" vb.
O kadar sevdi ise neden o çeviri!?
II. Dünya Savaşı öncesinde, Atatürk'ü zorluyorlar, sıkıştırıyorlar vs.
Çalışlar'a bakacak olursanız, yeğeninin ifadesi üzerinden, Atatürk "aile içi yönetime izin vermediği" için Latife hanımı kıskanıyor.
Kitabın yazı dili zaten "Osmanlı'dan Uşakizade Devleti"ne havasında, Gazi'ye neden aradan çekilmedi diye öfke kusuluyor.
Aynı zamanda fakir, alkolik, tacizci, eşcinsel eğilimleri olan bir cumhurbaşkanı profili çiziliyor.
Garsonu zenne yapıp oynatıyor vb.
Bozkurt'a göre zampara, Rıza Nur'a göre vs vs.
Çalışlar'ın kitabında, Gazi aynı zamanda katil ya da suikastçi.
Fikriye hanım'ın ölümü, muhalif bir vekilin öldürülüşü, Topal Osman'ın öldürülüşü vb.

Öncesinde Topal Osman öldürecek diye kara çarşafa girip kaçıyor, bomba patlatıyorlar, Latife Hanım bombanın önüne atlayıp kurtarıyor, sonra tatile devam ediyorlar.
Yani aynı zamanda ödlek bir Mustafa Kemal anlatımı var kitapta.
Namusu için silahını çekiyor Gazi'ye karşı Latife Hanım, aynı zamanda ayakların bana kadar uzanıyor diyerek, evli bir kumandan eşini kocası ve herkesin gözü önünde Atatürk'le kırıştırmakla itham ediyor.
Kumandan silahını çekip namusunu koruyamıyor ama Latife hanım başka.
Genç, okumuş, dil bilen ama hasta, gel gitleri olan bir kadınla evlilik üzerinden Gazi'yi yormak kimin aklı!?
İstihbarat kabul etmediğiniz, satın almadığınız hiçbir operasyonu yükseltemez, korona da kandığınız için yükseldi, yasaklar vs de gerçeklik çerçevesi.
Atatürk'ün böyle biri olduğuna inanmak istiyorsunuz ki, içkisine bu kadar takıksınız.
Kazara ağzından Fikriye adı çıktı diye ortalığı ayağa kaldıran "aşırı Batılı" kadın mıdır, normal olan!
Hem de o kadın'ın yas'ı tutulacak kadar acı çok taze ise...
Çok sevdi ise arada da 19 yaş var ise o kadar eziyet eden hastadır, hatırayı yormamak lazım.
Yoranı çok ise bu işte Gülen'in, Barzan'ın vb ne çıkarı var, bakmak lazım.
Ki, Gazi'nin annesi ikinci evliliğini yapıyor, beş vakit namazında; Latife Hanım ise "ultra laik" ama Atatürk'ten ne önce ne de sonra eline bir başkasının eli değmiyor.
FETÖ'cülerin servis ettiği uyduruk evraklarla kitap yazıldı ise MİT'in işi nedir, safı nedir diye çok sorduk!
Sinek kitabından özet yapan alfa kalem, niçin bu kitaptaki yanlışların izini sürmez!
Murat Bardakçı'nın Latife'sinde ise "dedikodu yapmaktan hoşlanmadığını" iddia eden "araştırmacı yazar", Atatürk'ün manevi evladı ile arasındaki aşk dedikodusuna yer veriyor.
Kurnazlık bu ya, araştırma yapmasına izin verdiği için de kitabın girişinde Erdoğan'a teşekkür ediyor.
Kitap'ı basan da İş Bankası Kültür yayınları, İpek Çalışlar'ınki ise Alfa ile başlamış, Doğan derken, Yapı Kredi Yayınları ile zirve'yi yakalamış.

Sapık, eşcinsel, ensest vb ne varsa kitaplarda gırla gidiyor.
BOP psikolojik harekat üretmeye devam ederken, merkez medya'nın alfa kalemleri ne yapıyor!?
Orhan Pamuk'un Atatürk hakkındaki satırlarına kimler ne dedi ya da Sözcü, Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet vb ne varsa ortada!
Atatürk'ün hikayesine sahip çıkamayanlar mı emanet'ine sahip çıkacaklar!?
Sinan Meydan şu kitapları irdelesin bakalım, ne diyecek?!
II. Cumhuriyetçiler'in kucağına oturanlar, oturtulanlar mı Laik Türkiye'yi ayaklandıracak!?
Netice:
Alkol var ya da yok, mesaj'da bir sakatlık var mı, yok!
Türkiye'yi Atatürk'süzleştirme, Türk'süzleştirme ve/veya Laik Çağdaş Türkiye'yi tasfiye operasyonu devam ediyor.
Sadece ter akıtmak yetmez, neyi neden yaptığınızı her daim bilmek şarttır.
Algı illüzyonu yaşamamak için “Gördüklerinin yarısına duyduklarınızın hiçbirine”!
Hukuk nezdinde hiç kimse "layüs’el" yani "sorgulanamaz, soru sorulamaz" değildir.
Demem o ki:
Yanlış yapan hesap vermeli!
Değil mi?!
Final süreci:
"Hepimiz Askeriz" ama hangi Türkiye'nin Askeri?!
Cevap: Atatürk Türkiyesi'nin nefer'iyiz?!
Ezcümle:
Ölmek var, sürünmek var, "Atatürk Türkiyesi"nden dönmek yok!

Cüneyt Şaşmaz

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler